Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Fıkra ve Eğlence Blog'u
|
|
|
|
|
Acı Gerçek
|
Günün birinde üç kadın ormanda yürürlerken karsılarına büyük ve vahşi bir nehir çıktı. ama nehrin karşi kıyısına mutlaka geçmeleri
gerekiyordu.
Peki bunu nasıl başaracaklardı?
birinci kadın, dizlerinin üstüne çöktü ve Tanrıya dua etti: "Tanrim, lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem icin bana güç ver!"
Pppppfffffuuuuuffffff....
Tanrı ona uzun kollar ve güçlü bacaklar verdi. Böylece nehrin karşı
kıyısına geçebildi. ancak bunun icin 2 saat boyunca dalgalarla boğuştu ve neredeyse 3-4 kez boğulma
tehlikesi geçirdi. ama, başarmıştı!!!!
Bunu gören ikinci kadın da Tanrıya dua etti:Tanrim lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem icin bana güç ve gerekli
aracı ver!"
Pppppfffffuuuufffff.......
Tanrı ona bir tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi
başardı, ancak birkaç kez teknenin alabora olma
tehlikesiyle karşilaştı..
Tüm bu olan bitenleri izleyen üçüncü kadın, dizlerinin üstüne çöktü ve Tanrıya yalvardı: "Tanrım,lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem icin bana güç, araç ve zekayı ver!"
Ppppppfffffuuuuffff.....
Tanrı kadını bir erkeğe dönüştürdü... erkek haritaya baktı.... Nehrin biraz yukarısına doğru yürüdü ve köprüden karşıya
geçti....
|
Esirler
|
Naziler üç kişi; İngiliz, Fransız ve Laz'ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezasına çarptırmışlar. ve askerler soruyor: - Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mı? Kurşuna dizilerek mi?
İlk önce Fransız yanıt verdi: - benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar.tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Çünkü bu durumda Fransız kurtuldu. İngiliz: - Arkadaşlar, asılarak ölmek çok kötü benide giyotinle öldürün. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. ama olay aynı sekilde cereyan ediyor. Sonuçta İngilizde kurtuluyor. Sıra bizim laza geliyor. bizim Temel de uyanık: - Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi beni kurşuna dizin.
|
Eşeklerin Duası
|
Esekler köydeki semerciden çok sikayetçilermis.
Semerci hiç iyi semer yapamiyormus. Eseklerin sirtlari kanli yaralarla
doluymus. Esekler toplanip yeni bir semercinin gelmesi icin dua etmisler.
Hikaye bu ya dualari da kabul olunmus ve gerçekten köye yeni bir semerci gelmis.
Ne var ki bu semerci de esekleri rahatlatacak semerler yapamiyormus,
yaralar azalacakken artmaya baslamis.
Esekler yine toplanip, köye yeni bir semerci gelmesi icin dua etmisler.
ve gerçekten mevcut semerci köyden ayrilmis, yerine baska bir semerci
gelmis. Esekler her semerci degisikliginde oldugu gibi yine çok
sevinmisler.
ama çok zaman geçmeden yeni semercinin de çok farkli olmadigini, semerlerin gittikçe daha da kalitesizlestigini,
yaralarinin ise kötülestigini görmüsler.
Semerci gitmis, semerci gelmis. Her seferinde esekler yeni semerci
gelmesi icin dua etmisler.
Bu hikaye kaç semerci degisene kadar böyle devam etmis bilmiyorum.
Nihayet bir gün esekler toplanip, eski semerciden kurtulmak icin degil de eseklikten kurtulmak icin dua etmeye baslamislar.
Hani seçim dönemi yaklasiyor da...
|
Bu Ne
|
bir ana okulunda öğretmen çocuklara paraları öğretmek istiyordu.Cebinden bir 25 kuruş çıkarıp gösterdi : -Bilin bakalım bu ne? Ön sırada oturan küçük bir çocuk çabucak cevap verdi : -Tura!...
|
Sayısını Hatırlasam
|
Sarhoşun biri geç saat loş bir caddede park halindeki araçların camlarını teker teker kırarak ilerliyor.çevredeki evlerden inenler yakalıyorlar adamı bakmışlar ki komşuları.
Komşular :
-Be kardeşim neden kırıyorsun camları demişler.
Sarhoş:
-Plakayı çıkartamadım ,yeni aldığım arabadan aldıktan sonra öğrendim çok kazıklanmışım akşam icince ilk şişede iyice kazıklanmama içerledim ikinci şişede gidip parçalamaya karar verdim üçüncü şişede ne rengini ne markasını ne plakasını hatırlıyordum diğer şişeye başlamadan işimi bitireyim dedim yoksa sokağı karıştırıcam.
Komşular :
-Eh be kardeşim bizim arabalarıda parçalamışsın.
-Sarhoş :
-Ne yapayım kaç araba aldığımı hatırlasam.
|
CikCik
|
Adamın tek bir papağanı varmış ve evde tek dostu oymuş ama papağanın bir kusuru varmış; papağan 'c'leri 's' 's'leri 'c' olarak anlıyormuş ve söylüyormuş. Papağan çok akıllıymış. Adam işe gittiğinde papağan sıkılıyormuş. ve adama söylemiş adamda bi kuş almış yanına koymuş ve işe gitmiş adam eve geldiğinde bakmış ki aldığı kuş ölü. Papağana sormuş "Ne oldu bu kuşa? " Papağann cevaplamış " Cik dedi ciktim cik dedi ciktim cik dedi ciktim öldüü !!
|
Güle Güle Baba
|
Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor.
-Tanrımın anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
bir anlam verememiş bu duaya...ancak ertesi gün acı haber gelmiş.Anneenne sizlere ömür...
Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada :
-Tanrım anneme babama uzun ömür ver.Gülegüle büyük baba...Ertesi gün büyük baba vefat eder...
bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada :
-Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmış.Tetkikler, tahliller, kalp
elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasağlam.
Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağluyor.
-Ne oldu hanım.
-bizim postacı, demiş hanım.Ne iyi adamdı.Bugün haber aldım.Ölmüş!!!!
|
Önce Kaçanlar
|
Akıl hastanesinden iki deliyi bırakıcaklarmış.
Doktorlar kendi aralarında konuşuyorlarmış:
-Bunlara son bir test yapalım da öyle görelim akılları başlarına gelmiş mi gelmemiş mi?
bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar.
Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin bir kavanoz dolusu da canlı hamam böceği dökmüşler.doktor:
Buyrun yiyiniz demiş.
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış.ötekisi:
Dur önce kaçanları yiyelim,öbürleri nasıl olsa duruyor.
|
Kaldurmayın
|
Doktor Temele hastası soruyor: -Ne zaman kolumu havaya kaldırsam çok büyük ağrılar başlıyor.Ne yapmam lazım. -Kolunuzu havaya kaldurmayın
|
Come Here!
|
Temel ve arkadaslari cay bahcesinde oturuyorlar. Tesadufen orda iki amerikali Turist cay iciyolarmis. Arkadaslari Temele Lan Temel hani sen iyi ingilizce bilurdun, ispat et bakayim. Cagir onlari gelusnler bureya, saa bi meyva suyu ismarlayacaguk Temel bildigi bir kac kelimeyle, Hey, come here der. ve Turistler gelir. Arkadaslari Tamam temel inandik senin ingilizce bildigine, soylede yerlerine gidip otursunlar Temel kafayi kasir, bisii soyleyecek gibi olur, icinden cikamaz, kalkar Turistlerin oturdugu masaya gider ve Hey, come here!
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|