Ana Menü
|
|
|
|
Kategoriler
|
|
|
|
Dost Siteler
|
|
Fıkra ve Eğlence Blog'u
|
|
|
|
|
Metresim
|
Kari koca yemek yiyorlarmis..O sirada masaya yaklasan heykel gibi güzel bir esmer hatun, adami selamlayip geçiyor.Adamin karisi soruyor: - Kim bu afet? Adam: - Eger mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim Kadin: - bir de bu kadar pervasizca söylüyorsun. Bosaniyorum senden! Adam: - Yani Etilerdeki apartmani, Kandillideki yaliyi, Göçekteki tekneyi ve Nicedeki saleyi birakiyorsun. Uzun bir sessizlik olur.Çift yemegini çatallarken kadin birden sorar: - Su arkada oturan Fuat degil mi?Yanindaki kadin kim? Adam: - Fuatin metresi. Kadin:
- ayy bizimki çok daha güzel!
|
Bitmişti Hayat Başlamıştı Ölüm
|
Bu sabah uyandığımda ev sessizdi. Salona geçtim saate baktım saat on iki'ye geliyordu. Amma'da uyumuşum. Kimse bu sabah beni uyandırmamış. Masanın üstünde bügünün gazetesi vardı, tam baş sayfada bir ölüm haberi, yine bir genç basılmıştı. Tüylerim diken diken oldu ürperdim bir anda. üstümü giydim ve dısarı çıktım. Adım adım yürüyordum, köyün icinde. Bütün evlerin kapıları kapalıydı insanlar yok olmuş gibiydi. Sankide terk edilmiş bir köydü. Yürüdükçe içime bir sıkıntı doğuyordu. Sonra sokağın sonuna geldim ve mezarlığın tarafında bir kalabalık gördüm. Telaşla koşmaya başladım. Koşuyordum ama sanki nefes almıyordum nefesim hiç tükenmiyordu ve ben hiç yorulmuyordum. Mezarlığa varınca annemi gördüm, ağlıyordu. ama garip olan benim adımı haykırıyordu. Sesi gökyüzünü inletiyordu. Bütün ailem perişan bir haldeydi, kimi ağlıyor kimiyse sadece adımı sayıklıyordu. Anneme seslendim 'anne ben burdayım, niye ağlıyorsun?' diye sordum. Sesimi duymadı beni gormemiş gibi devam etti ağlamaya. tek tek herkese dokundum coğuna ilk defa sarıldım ama kimse duymadı, hissetmedi. 'Ağlamayın, ağlamayın, ağlamayın... ben ölmedim' diye haykırdım defalarca ama kimse duymadı.
O anda anlamıştım neler olduğunu hepsini tekrar yaşıyormuş gibi hatırladım. ben ölmüştüm dün o bir türlü gelemeyen ambulans hiç gelmemişti ve bu cenaze benim cenazemdi, benim icin bitmişmişti hayat başlamıştı ölüm. Dün hergün olduğu gibi yine evden çıkmıştım kimseyle vedalaşmadan. tam eve dönecekken otostop çekmeyi beklerken meğersem ecelimi bekliyormuşum. Çünkü karşıdan hızla gelen bir araç benide aldı bereberinde ve hayatımda biriken acılarla beni sürükledi yerde. Çok canım acımıştı ama şimdiyse hiçbirşey hissetmiyorum. Dün evden çıkarken hiç geri dönemeyeceğim diye bir his yoktu içimde. vedalaşmamıştım kimseyle. onları aslında ne kadar sevdiğimi soyleyememiştim. Belkide ilk kez ama son kez sarılamamıştım.
Üc gün mevlit okundu bizim evde. Annem hep ağlıyordu. Ne çok sevenim varmış meğer. Görememişim hayattayken. benim icin ne kadar insan ağlıyor ne kadar insan üzülüyordu. ama herşey bitmişti. Ölümmüş son nokta. Yaşadıklarım, yaşayamadıklarım, hepside geride kalmıştı. Neden? diye sordum Allaha. Bana bir şans daha vermesi icin yalvardım söz veriyorum daha dikkatli olacağım her saniyenin değerini bileceğim diye isyan ettim.
Günlerce yalvardım Allaha bana bir şans daha ver diye. ama vermedi bana tekrar bir şans vermedi. Dokunuyordum ama beni kimse hissetmiyordu, ben ordaydım ama beni kimse görmüyordu, ben artık bir hiçtim...bir ölüydüm sadece. benim icin bitmişti hayat başlamıştı ölüm. Geriye kalan gözü yaşlı bir anne ve baba vardı bana sarılamadıkları icin sevdiklerini söyleyemedikleri icin pişmanlık duyan bir anne ve baba. Kardeşlerim, ailem, arkadaşlarım ve o sabah ölüm haberimi gazetede okuyup bana acıyan insanlar. Insan her kapıdan çıkışında dönüp'de bakmalı bir arkasına düşünmeli geri dönebilecekmiyim diye yada ardımda bıraktıklarımı bir daha görebilecekmiyim diye. ben düşünemedim. Aklıma hiç gelmemişti ölüm daha çok gençtim ve yapacak daha çok şeyim vardı hayatta. Hayattayken sonsuza dek yaşayacakmışsın gibi gelir insana. ama hayat oyle garipki bir saniye varsın bir saniye yoksun. ileride pişman olmamak icin insan sevgisini göstermeli, kimseyi kırmamalı, insan hayattayken yaşamanın değerini bilmeli. Kaç gün geçti aradan artık ölümü kabüllendim ve Allah beni affetmeyecek bana yaşamam icin bir şans daha vermeyecek. Vaktim doldu ben gidiyorum...
hoşcakal anne
hoşcakal baba
hoşcakal köyüm, hoscakal dünya
hakkınızı helal edin
ben sizinle hep olacağım ben ölmedim ruhum yaşıyor biz ölmedik ruhumuz yaşıyor. siz beni görmesenizde, duymasanızda, hissetmesenizde. siz bizi görmesenizde, duymasanızda, hissetmesenizde. ben yaşıyorum. BİZ YAŞIYORUZ ve HEP BURDayIZ...
|
Aldatıyorsam Sebebi Var
|
Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
"..Şöyle aciklayabilirim..." der..
"Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım.
Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'
|
Temel Ve Cemiş Bont
|
temel bir gün ingiltereye gider ve cemis boontla karşılaşır ve şöyle tanışırlar boont cemis boont mel temel
|
Sadık Mıdır?
|
bir adam diğerine sorar: - "Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?" - "Hem de fazlasıyla sadık. size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim." - "Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?" - "Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi."
|
Papazın Papaganları
|
Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki tane papagani varmis. Papaganlar da papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. Sabah aksam kafeslerinde oturup incil okuyup dua ederlermis.
Papazin cemaatinden bir kadinin da 2 tane disi papagani varmis. Papazin erkek papaganlari ne kadar ahlakliysa, kadinin disi papaganlari da o kadar ahlaksizmis. Eve gelen misafirlerin onunde 'erkek istiyozzz!' diye bagirirlarmis. Kadin sonunda dayanamamis ve papaza akil danismaya gitmis. Papaz da:
-sen getir onlari bana benim papaganlarin kafesine koyalim da ahlak ogrensinler biraz, demis.
Kadin da almis papaganlari getirmis papazin evine. Daha kafese girer girmez disi papaganlaradan birisi:
-Hey yakisikli, iki tane ucuz *ahişe ister misiniz kafesinizde, diye sormus.
Erkek papaganlardan biri otekine donup soyle demis:
-Oğlum bütün dualarimiz kabul oldu lan sonunda...
|
Balık Severmisin?
|
Kaldırıldığı acil serviste günlerdir ağzına adam gibi bir şey koyamayan adamcağızı dokto...
Kaldırıldığı acil serviste günlerdir ağzına adam gibi bir şey koyamayan adamcağızı doktor tetkik etmeye gelir, sorar: -"Kaç gündür perhizdesin?" -"On günü geçti doktor bey..." -"Canın ne yemekler çekmiştir kimbilir, söyle bakalım balık sever misin?" Adamın gözleri parlar: -"Sevmem mi doktor bey!" -"İyi o zaman, bunu seveceksin. Hemşire hanım! Bu beye perhiz yemeklerinden sonra bir kaşık da balık yağı verilecek!"
|
Satın Alma
|
Büyük bir şirketin satınalma müdürü 3 aylığına iş seyahatine gitmiş..Her hafta karısın...
Büyük bir şirketin satınalma müdürü 3 aylığına iş seyahatine gitmiş..
Her hafta karısına telgraf çekip "Eve gelemiyorum satınalmalar devam ediyor.." diye haber gönderiyormuş..
Kadıncağız bir müddet bekleyip, dördüncü ay kocasının dönüş icin bir harekette bulunmayacağını anlayınca, o bir telgraf göndermiş:
"sen en iyisi bir an önce evine dön, senin habire para verip satın aldığın şeyi biz burada elaleme bedava verecek duruma geldik!.."
|
Ahrette De...
|
Bektasi, vaaz dinlemeye gitmis. Hoca vaazinda icki icmenin bütün kötülüklerini, zararlarini sayip dökmüs, hatta icki icenlerin sirat köprüsünden boyunlarinda dünyada ictikleri bütün icki siseleri asili oldugu halde gececeklerini anlatmis. Bektasi sormus: "Hocam, boyna asilan siseler bos mu olacak dolumu?" Hooca, incecik köprüden dolu siselerle gecilirken dengenin kolay saglanamiyacagini düsünerek: "Elbette ki dolu olacak" diye yanıt vermis. "Hay agzini öpeyim Hocam, desene ahrette de yasadik!" demis.
|
Tesbih
|
bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
"Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
"Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih cekiyor!" demis.
Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
"Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!"
|
|
En Yeniler
|
|
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|