Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Asker Fıkraları
|
|
|
|
Sayıpta Atla |
Parasutle atlamayi hatirlatan komutan ilk once kendinizi bosluga birakacaksiniz sonra 1, den 10, a kadar sayip, su ipi cekin parasutunuz acilir. Haydi göreyim deyip tek tek aşagı itekledigi askerlerinden birinin parasutu acilmadan yere cakilmisti.
Doctorlar, ambulanslar yetisti, askerin yuzu yere yapismis halde soyleniyor askeri ceviriyorlar asker soyle diyor, sesesesekiz, dodododokuz;
|
|
|
Biz Öldük |
Dedesi torununa katıldıgı savaşı anlatır;
Dede:
- Savaşın tam orta yerındeyız. Komutanımız ya gıder savaşır ölürünüz yada sizi burda teker teker beceririz dedi.
Torun:
- Eee sonra dede
Dede:
Sonra mı, işte sonra teker teker öldük.
|
|
|
Ananı |
Gariban bir genç galatasaray lisesine yazılır malum orada okuyan gençler hepsi zengin her hafta sonu tatilinde yaptıklarını kadınlarla yatıklarını anlatırlarmış bizim garibanda ses yok zaten tatilede çıkmıyormuş gençler bununla dalga geçip gülerler bir böyle iki böyle artık gencin sabrı taşmış demiş bu hafta bende çıkacagım bende kadınlarla yatacagım gençler gülmüş ama yaptıklarını anlatacağın demişler hafta sonu gelmiş gariban kendi kendine söz vermiş okulun kapısından çıktıktan sonra ilk kadına teklif yapacak ve hafta sonu genç dışarı çıkmış ve karşıdan gelen bir bayana teklif yapmış bayan oğlum ben senin anan yaşındayım ayıp değilmi, olmaz sözüm var bayan oğlum sen nerde okuyorsun galatasaray lisesinde bak benim oğlumda orda okuyor belkide en samimi arkadaşın ayıp olmazmı olmaz demiş genç zaten ben bu yola onların yüzünden geldim demiş bayan bakmış olmuyor genç kararlı demiş oğlum bu hafta ben hastayım haftaya söz seninle yatacagım demiş genç hemen okula geri dönmüş pazar akşamı bütün arkadaşları gencin başına üşüşüp anlat anlat ne oldu, valla arkadaşlar bu hafta kadını tavladım hastaymış haftaya birinizin anasını sikeceğim ama hanginizin bilmiyorum demiş
|
|
|
İndirim |
İki dilenci yakın aralıkla kaldırıma oturmuş dileniyorlardı. Hayırseverin biri dilencilerden birine bir sikke verecekti ki öteki dayanamadı: - Beyim, sadakayı bana verirseniz, indirim yaparım!
|
|
|
Amerikalı Subay |
Çin'de görevli Amerikalı bir subay bir gün Pekin'de bir lokantaya girdi. Garsonun getirdiği Çince mönüye garip garip baktı. Gelen mönüden birşey anlamasa da bozuntuya vermedi ve parmağını Çince bir yazının üzerine basarak garsona gösterip, ne geleceğini merakla beklemeye başladı. bir müddet sonra garson bir tabak meyve getirdi. Amerikalı subay garsona meyveyi kenara koymasını işaret ederek parmağıyla listedeki başka bir yeri gösterdi. Bu kez, bir dilim pasta geldi. Subayın karnı çok acıkmıştı. Parmak yöntemiyle güzel bir yemek seçemeyeceğini de anlamış bulunuyordu. Çevresindeki masalara baktı. Karşı masada bir Çinli et yemeği yiyordu. Subay, karşı masadaki adamın yediği yemeği gösterdi ve garsona o yemekten getirmesini işaret etti. Yemek geldi. Subay büyük bir iştahla eti yemeye başladı. birkaç lokma sonra, şimdiye dek bu tatta bir et yemeği yemediğini fark etti. Pekin ördeklerinin ününü duymuştu. Bu acaba onun eti miydi? Garsonu çağırdı, eti gösterdi ve kollarını kanat gibi yaparak, "Vak, vak?!" dedi. Çinli garson soruyu anlamıştı. "Hayır" anlamında başını salladıktan sonra, doğru yanıtı verdi: "Hav, hav, hav!"
|
|
|
Ne Yaparsın |
Güney Amerikalı bir subayla bir er konuşuyorlar. -Savaşta bir düşmana rastlarsan ne yaparsın? -Vururum. -Doğru, peki bir düşman bölüğüne rastlarsan ne yaparsın? -Vururum. -Olmadı. Koşup karargaha haber verirsin.Peki savaş meydanında bir inek görürsen ne yaparsın? -Vururum. Olmadı. Koşup karargaha haber veririm. -Yine olmadı. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklersin. Şimdi beni görürsen ne yapacağını söyle. -Vururum. -Olur mu canım. ben senin komutanınım. -Döner karargaha haber veririm. -Yahu ben düşman bölüğü değilim ki. -Hah tamam. Boynuzlarından tutup karargaha sürüklerim.
|
|
|
Biz De Onlara Yaklaşıyoruz |
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla : "300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor" der. Alparslan önemsemeyerek şöyle der : "biz de onlara yaklaşıyoruz.”
|
|
|
Sigara Öldürür |
Albay askerlerin sigara içmelerine engel olmak icin kantinin duvarına bir yazı asmıştır.Yazıda : -Sigara öldürür, diye yazıyormuş. Ertesi gün oradan geçen albay yazının altındaki cevabı görmüş : -Türk askeri ölümden korkmaz!
|
|
|
Kaçmaya Çalışıyorsun |
İkinci Dünya Savaşı sırasında bir İngiliz,
Almanya üzerinde düşürülür. Almanlar bunu esir alırlar, fakat İngiliz'in bir bacağı ve iki kolu kangren olmuştur. Almanlar ilk önce bacağı keserler ve İngiliz, Almanlardan bu bacağı ana
vatanı olan İngiltere'ye atmalarını ister.
Almanlar da İngiliz'in isteğini yerine getirir.
Sonra İngiliz'in kolu kesilir, İngiliz yine aynı dilekte bulunur ve Almanlar da yerine getirir. Bu sefer de Almanlar öteki kolu keserler. İngiliz her zamanki gibi Almanlardan kolu anavatanına atmalarını ister, fakat Almanlar " olmaz!" derler,
İngiliz nedenini sorunca şöyle cevaplarlar:
"sen Galiba Kaçmaya Çalışıyorsun!"
|
|
|
Teftiş Fırçası |
Askeri birlikte teftiş icin hazırlık yapılıyormuş..Bu arada bütün erlere birer diş fırçası dağıtılmış.Er Mehmet'te fırçayı göğüs cebine yerleştirmiş.Kıtayı denetleyen komutan sıra Mehmet'e gelince,cepteki fırçayı göstererek sormuş; -"Bu ne bu?.. -"Teftiş fırçası komutanım...
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|