Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Çeşitli Fıkralar
|
|
|
|
Camel |
Kadinin biri gunde 4 paket Camel iciyormus. Neyse bu kadin yazin tatil icin Turkiye gelmis. En buyuk derdi de yuzerken sigara icememekmis, hatta o yuzden cogu zaman yuzmuyormus bile. fakat bu arada bir adam dikkatini cekmis kadinin.Adam denize giriyor, yuzuyor yuzuyor ilerideki bir kayaligin uzerine cikiyor mayosundan bir sigara ve cakmagini cikarip keyifli keyifli sigarasini icip tekrar yuzerek geri geliyormus.bir, iki, uc artik kadin dayanamamis gidip adama bu isi nasil basardigini sormaya karar vermis ve sormus da. Megerse adam sigarasini ve cakmagini bir prezervatifin icine koyuyormus ve prezervatifi dugumleyip mayosunun icine koyarak bu isi basariyormus.bizim kadin bunu duyar duymaz hemen solugu bir eczanede almis. Eczaci ne istedigini sormus o da -"I want abox of preservative please" demis. Eczaci bir kutu preservatif cikartmis.Kadin cok sigara koymayi planliyor ya bakmis bakmis gozune biraz kucuk gelmis, -"No, No bigger than this" demis.Neyse adam bir boy buyugunden bir paket daha cikarmis kadin bakmis bakmis yine gozune kestirememis, -"No, No bigger than this" demis,adam bir boy daha buyugunun cikarmis kadin onu da begenmemis neyse en buyuk boyu cikarmis onuda begenmemis,eczaci artik dayamamis -"Sorry is it for your horse?" diye sormus. Kadin da bu soru uzerine
"No, no it is for my Camel" demis.
|
|
|
Büyük Adam |
Atatürkün öldüğü 1938 yılının 10 Kasım günü, İstanbul Üniversitesinde ders okutan bir Alman profesörü, derse girdiğinde öğrencilerinin üzgün halini görünce, yüreği paramparça olmuş bir halde, üniversite rektörüne telefon ederek: -Bugün ders vermeyeceğim, ne yapayım dersiniz? -sizin memleketinizde büyük bir adam ölünce ne yapılırsa onu yapın. Rektörün bu sözlerine karşılık profesörün cevabı şu olur: -Almanyada hiç bu kadar büyük bir adam ölmedi...
|
|
|
Buyrun |
Tiyatroda, ünlü oyuncu rolü gereği uşaklarına bağırır: -"Atımı getirin!" O sırada münasebetsiz bir seyirci -"Eşek olsa olmaz mı?" diye seslenir.Oyuncu hiç istifini bozmaz:
-"Hay hay! Buyrun beyefendi!.."
|
|
|
Bu Kadar |
Duyguya teyzesi 1 milyon lira verir. Küçük kız hiçbir şey demeden parayı cebine atar. bunun üzerine annesi müdahele eder: -"Duygucum, teyzene ne demelisin?" Duygu cevap vermez.Anne bunun üzerine ipucu vermek ister: -"Baban bana para verdiği zaman ben ona ne diyorum Duygucum?" Duygunun birden gözleri parlar ve teyzesine döner:
-"Hepsi bu kadar mı?"
|
|
|
Boşuna |
Memleketin bir köyüne doktor 6 ayda bir gider, birkaç gün kalir ve baska yere gidermis. Derken; ayni köye doktor geldigi gün dügün bitmis ve gelin bi krizle bayilmis. Olayi çakmayan köylüler gelin öldü diye feryadi figan ediyorlarmis. O gün köye gelen doktor " bir de ben göreyim" diyerek ölüm olayina el koymak üzere olay yerine gitmis.Bakmis bebek gibi güzel olan gelin ölmemis bayilmis. Doktor -"Gelini su odaya alin müdahale edecegim" der. Odada gelini ayiltir ve bi güzel *iker.Bu sirada bi köylü anahtar deliginden içeriyi dikizlemektedir.Dirilen gelini gören köylüyü bi sevinç alir.Baslarlar duaya -"Allah razi olsun dohtur bey" falan.Doktorun isi biter ve gider. Aradan 6 ay geçer ve ayni doktor yine ayni köye görevlendirilir. Bakar köylü yine agliyor. -"Vay muhtarimiz seni nasil kaybettik" derken doktorun geldigine sevinen köylü. -"aman doktor muhtarimiz öldü. Suna bi bakiver" Doktor bakar ki; muhtar öleli bir hafta olmus. Mosmor olmus. Doktor köylülere -"Ya kardesim neden bi doktora götürmediniz adam öleli uzun zaman olmus." Bu sirada köylülerden biri
-"Ulaa desene biz bir haftadir muhtari bosuna *ikiyorduk.Tüh bee.."
|
|
|
2 Rekat |
Fakir cobanin surusune hastalik girmis,oyunlar, kuzular telef oluyor, kosmus, nefesi kuvvetli bir hocaya.Hocaefendi, -"Her koyun oldukten sonra iki rekat namaz kil!" demis.Coban namaza baslamis ama, nafile, koyunlar, kuzular sapir sapir gidiyor.Elde son bir kuzu kalinca, coban namazi kesmis, kara kara dusunuyor,kuzu da oynasirken yogurt bakracini devirmesin mi? -"Bana bak!" demis:
-"Simdi iki rekat da sana kilar, gonderirim ha! Otur oturdugun yerde!"
|
|
|
Bizi De |
Adam otele gelip resepsiyona kaydını yaptırırken memur sorar: -Sabah kaçta kalkmak istersiniz efendim? Adam başını sallayarak: -Hiç gereği yok. ben her sabah saat beşte kendim zaten uyanırım. Bunu duyan resepsiyon memurunun yüzü güler: -aman ne iyi. Uyandığınız zaman, bizi de uyandırabilir misiniz efendim?
|
|
|
Bisiklet |
Meksikalinin biri bisikletle Amerikadan ülkesine dönüyormus.Elinde bir torba, agir agir sinir kapisina gelmis. Kapidaki görevli, Meksikalinin elindeki torbadan suphelenmis ve aramak istemis.Torbayi acinca kum dolu oldugunu gormus.Arastirmis karistirmis ama kumdan baska bir seye rastlayamamis ve Meksikalinin gecmesine izin vermek zorunda kalmis.Aradan iki hafta gecmeden ayni Meksikali yine bisikletle ve elinde bir torbayla, ayni sinir kapisindan gecmek istemis.ayni gorevli yine torbadan suphelenip aramis ve yine kumdan baska bir sey bulamamis. 3 böyle 5 böyle...Her seferinde ayni sekilde gecen bu adamda hic bir sey bulamamak görevliyi cildirtiyormus ama yapabilecegi bir sey de yokmus. 1 yil sonra görevli bir barda icki icerken, sinirda arayip durdugu Meksikalinin da ayni barda oldugunu görmus. Hemen yanina gitmis ve -"Artik sana bir sey yapamam. Cok iyi biliyorum ki sen sinirdan bir sey kaciriyordun. 1 yildir icim icimi yiyor,lütfen bana ne kacirdigini söyle"demis. Meksikali hafifce kafasini cevirip umarsizca mirildanmis:
-"Bisiklet"
|
|
|
Bir Kaza |
Kasabanın oduncusu papazın evine odun götürmüş.Odunları kömürlüğe boşaltırken, nasıl olduysa olmuş,bir tanesi gitmiş alt kattaki pencerenin camını kırmış.Oduncu çok telaşlanmış ve özür dilemek icin papazı aramış ama bulamamış.aynı telaş içerisinde evine dönmüş ve kapıda kiliseye derse giden oğluyla karşılaşmış.Çekmiş oğlunu kenara olanları anlatmış ve -"Bak oğlum papaz efendi sorarsa babam boşaltırken bir kaza olmuş ve çok özür diliyor dersin" demiş.Çocuk da telaşlanmış ama yapacak bir şey yok kilisenin yolunu tutmuş.Papaz o gün yaratılış hakkında konuşuyormuş.ve oduncunun oğluna -"Söyle bakalım sen dünyaya nasıl geldin?" diye sormuş.Oduncunun oğlu da kekeleyerek:
-"Babam çok özür diliyor, boşaltırken bir kaza olmuş!"
|
|
|
Bilim |
bir matematikci, bir biyolog, ve bir fizikci sokak kahvesinde oturmuslar yolun karsi tarafinda ki binaya girip cikanlari gozluyorlarmis. Once binaya iki kisinin girdigini gormusler. bir sure gecmis uc kisinin binadan ciktigini gormusler. Fizikci : " Olcme hassas degildi" Biyolog : " Uremislerdir" Matematikci: "Simdi iceri bir kisi daha girerse bina tam olarak bos olacaktir."
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|