Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Çeşitli Fıkralar
|
|
|
|
Tanrıyla Konuşan Adam |
Adamın biri Tanrıyla konuşma şansına erişmiş. Sormuş: "Tanrım bir yüzyıl senin icin bir dakika gibidir değil mi?"
"Evet" demiş Tanrı "Öyledir"
"Öyleyse 1 milyon dolar da senin icin bir cent gibidir değil mi?"
"Evet"
"Madem öyle" demiş adam "Bana bir centcik verebilir misin?
Tanrı cevaplamış: "Tamam, bir dakika bekle" Kaynak: http://www.haber.gen.tr/forum/forum_baslik_cevaplar.asp?message_id=48256
|
|
|
Fazla Iyi Niyetli Kadın |
Hirsizin biri, bir evin Catisina cikmis ve anten kablosunu kesmis.Evin reisi de tam TV'ye dalmisken yayin kesilince
televizyonunu biraz kurcalamis, Bozuldu herhalde"diyerek yatmis.Ertesi gun adam ise gittikten sonra hirsiz kapiyi acip adamin karisina,Yenge, beni abi gonderdi,televizyon bozuk, alin da bir bakin dedi" demis.Saf kadincagiz da televizyonu vermis. Aksam adam eve gelip
de televizyonu gorememis ve karisindan olayi ogrenince dumura ugramis tabii. O hafta sonu balkonda keyif yaparlarken bizim hirsiz asagidan islik çala çala onlara bakarak sokaktan gecmis. Kadin hirsizi tanimis ve Bak bey! Televizyonu calan adam iste buydu!!" demis.Adam bunu duyunca pijamalarla adami kovalamaya baslamis. 5 dakika sonra diger hirsiz adamin evine gelip, karisina Yenge,ben
polisim, abi hirsizi yakaladi. Simdi karakoldalar.Pantolonuyla, cuzdanini istiyor." demis ve kadin da vermis normal olarak. Adam hirsizi uzun bir saat kovaladiktan sonra kan ter icinde eve dönmüs.. veEE yine dumur!
Artik adam karisini ne yapmis bilinmiyor ?...
|
|
|
İnat Ettim |
bir gun uc arkadas birbirlerine ne
kadar inatci olduklarin ispatlamaya
calisiyorlarmis ve herkes en cok inat ettigi ani anlatiyormus. birincisi anlatmaya baslamis:
"ben birgun evi aradim benim hanim alo
demedi bende cevap vermedim, telefon sabaha kadar acik kaldi" demis.
2.inatci "O da bir seymi? ben bir gun
eve geldim kapiyi caldim hanim kimsin, demedi bende kim oldugumu soylemedim sabaha kadar kapinin onunde yattim"
3.inatci "O da bir seymi? biz
evlendigimizde karim bana dokunmadi diye bende ona dokunmadim ve hala daha dokunmuyorum" demis. Iki inatci birden "Olurmu yahu" demis, "sizin iki tane cocugunuz var".
3.inatci ovunerek cevap vermis:
Inat ettim onlari da sormadim...
|
|
|
Seyis Haklı |
Profesor konferans salonuna gelmis. on sirada oturan bir seyis disinda baska kimse yokmus. Sunusunu aktarma konusunda bocalamis ve seyise sormus:
-Buradaki tek kisi sizsiniz. size gore konusmali mi, yoksa konusmamali miyim?"
Seyis cevap vermis:
-"Hocam ben basit bir insanim, bu konulardan cok fazla anlamam.
fakat ahira gelseydim ve butun atlarin kacip bir tanesinin kaldigini gorseydim, yine de onu beslerdim."
Bu sozlerden pek etkilenen Profesor konferansa baslamis. iki saatin uzerinde konusmus durmus. Konferanstan sonra kendini mutlu hissetmis.
Dinleyicisinin de konferansin çok iyi olduğunu onaylayacagini dusunerek:
-"Konusmayi nasil buldun?" diye sormus.
Seyis cevap vermis: "Hocam sana daha once basit bir adam oldugumu ve bu konulardan pek anlamadigimi soylemistim. Gene de eger ahira gelip biri disinda tum atlarin kactigini gorseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tum yemi ona verip hayvani catlatmazdim."
|
|
|
Ramazan Fıkrası Top Patladı |
Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalında asili bir geyik budu
görür.
Açtır ama şüphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak.
Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır.
Epeyce uzağa gider ve başını kollarının üzerine koyarak yatar, biraz
sonra
kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi... Tilkiye sorar "ne
yapıyorsun dostum"
Tilki cevap verir "hiç... yatıyorum" -Burada bir but var
-Evet var
-Neden yemedin
Tilki sakince cevap verir ;
"BU GÜN ORUCUM"
Kurt kendinden emin ;
"ben yiyeyim o zaman"
Tilki "Buyur afiyet olsun" der.
Kurt but 'a uzanır uzanmaz bir patlama ortalık toz duman kurt yaralı
hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken tilki sakince budu
yemeye
baslar.
Bunu gören kurt ;
"LAN SEREFsiz HANI ORUCTUN"
Tilki pişkin pişkin ;
"biraz önce top
patladı duymadın mı ?" der....
HERKESE NEŞELİ , SAĞLIKLI, HayIRLI RamaZANLAR
|
|
|
Tanrı Nerede |
Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"
|
|
|
Gelincik |
Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan
hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak
bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir
an bile ayrılmaz.
Her ne kadar evcil bir hayvan olmasada, oldukça uysallaşır. bir kaç ay
sonra kadının çocuğu doğar. tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve
yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç
dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır.
Gelincik ile bebek evde yanlız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer
ve anne eve gelir. Eve geldiğinde gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne
çıldırmışcasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. tam o sırada
içerideki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir ve odada
beşiği, beşiğin icindeki bebeği ve bebeğin yanında parçalanmış olan yılanı
görür.
Einsteinin bir sözü vardır:
"insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan daha zor "
|
|
|
Bir Şeyi Tam Bilmek |
Japonya'da bir çocuk 10 yaslarindayken bir
trafik kazasi
geçirmis ve sol kolunu kaybetmis. Oysa çocugun
büyük bir ideali
varmis . Büyüyünce iyi bir judo ustasi olmak
istiyormus. Sol kolunu
kaybetmekle birlikte, bu hayali de yikilan
çocugunun büyük bir
depresyona girdigini gören babasi, Japonya'nin
ünlü bir Judo
ustasina gidip yapilacak bir seyin olup olmadigini
sormus..
Hoca:
-Getir çocugu ..bir bakalim, demis.
Ertesi gün baba-ogul varmislar hocanin yanina..
Hoca çocugu süzmüs ve
-Tamam demis..yarin esyalarini getir,
çalismalara basliyoruz.
Ertesi gün çocuk geldiginde hocasi ona bir
hareketgöstermis ve
bu
hareketi çalis demis.
Çocuk bir hafta ayni hareketi çalismis..
Sonrahocasinin yanina
gitmis. "Bu hareketi ögrendim baska hareket
göstermeyecek misiniz?"
diye
sormus.Hocanin cevabi:
Çalismaya devam et olmus...
2 ay,3 ay,6 ay derken çocuk okuldaki bir
yilinidoldurmus..
Çocuk
bu bir yil boyunca hep o ayni hareketi tekrarlamis.
.Hocanin yanina
tekrar
gitmis:
-Hocam bir yildir ayni hareketi yapiyorum bana
baska hareket
göstermeyecek misiniz?
-sen ayni hareketi çalis oglum . Zamani gelince
yeni harekete
geçeriz..
2 yil ,3 yil, 5 yil derken çocuk judodaki 10.yilini doldurmus.
.bir gün hocasi yanina gelip. .."Hazir ol ! "
demis.. "seni
büyük
turnuvaya yazdirdim. Yarin maça
çikacaksin!"..Delikanli sok olmus..
Hem
sol kolu yok hem de judo da bildigi tek hareket var.
..Ünlü
judocularin
katildigi turnuvada hiçbir sansinin olmayacagi
düsünmüs ; ama
hocasina
saygisindan ses çikarmamis. ..
Turnuvanin ilk günü delikanli ilk müsabakasina
çikmis. Rakibine
bildigi tek hareketi yapmis ve kazanmis.
Derken.. ikinci
üçüncü
maç....çeyrek, yari final ve final...Finalde
delikanlinin karsisina
ülkenin son on yilin yenilmeyen sampiyonu çikmis.
.tam bir üstat
delikanli
dayanamayip hocasini yanina kosmus..
-Hocam hasbelkader buraya kadar geldik ama
rakibime bir bakin
hele.. bende ise bir kol eksik ve bildigim tekbir
hareket var..bu
kadar
bana yeter.. bari çikip ta rezil olmayayim izin
verin turnuvadan
çekileyim..
-Olmaz demis hocasi. kendine güven,çik dövüs.
yenilirsen de
namusunla yenil.
Çaresiz çikmis müsabakaya. Maç
baslamis.Delikanli yine bildigi
o
tek hareketi yapmis ve tak.!Yenmis rakibini sampiyon
olmus. Kupayi
aldiktan sonra hocasinin yanina kosmus:
-Hocam nasil oldu bu is? benim bir kolum yok ve
bildigim tek
bir hareket var. Nasil oldu da ben kazandim.?
-Bak oglum 10 yildir o hareketi çalisiyordun. O
kadar çok
çalistin ki , artik yeryüzünde o hareketi senden
daha iyi yapan hiç
kimse yok.
Bu bir, ikincisi de o hareketin tek bir karsi
hareketi vardir.
Onun icin de rakibinin senin sol kolundan tutmasi
gerekir.!
Bunu anlatan dostumuz bir de sunu ekledi:
İnsanlarin eksiklikleri bazen , ayni zamanda en
güçlü
taraflari olabilir: ama yeter ki bu eksiklik
kafalarinda
olmasin..
|
|
|
Yüz Duvar |
Iki deli yüz duvari olan hastahaneden kaçmaya karar vermisler 99 duvari asmislar.biri sormus :
-Yoruldun mu?
Öteki :
-Evet, demis.
99 duvari asip geri hastahaneye dönmüsler.
|
|
|
Savurgan Hükümet |
Iki deli, yagmurdan sonra kumasi yirtik pasli bir semsiyeyi açmislar yolda gidiyorlardi.
birincisi, gökkusagini gösterdi;
- Bak bak ...ne guzeel..!
Obur deli bakti ve birden sinirlendi;
- Hükümet te böyle seyler icin para harciyor da ,
bizim gibi deliler icin dogru dürüst bir hastane yaptirmiyor !cik cik cik
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|