Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Çeşitli Fıkralar


Byram
Sabah kahvaltısında kadin eşine "Emininm sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile" der. ...


Sabah kahvaltısında kadin eşine "Emininm sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile" der. "Tabi ki hatırlıyorum hayatım" diyen adam dışarı çıkar. Öğleye doğru evin kapısı çalınır. Çiçekçi çocuk, harika bir kırmızı gül bukaeti getirmiştir. bir süre sonra kapı tekrar çalınır. Bu defa gelen, köşedeki pastanenin çırağıdır. O da kocaman bir çikolata kutusunu bırakıp gider. Öğleden sonra gelen bir kutudan da olağanüstü güzellikte bir elbise çıkar. Kadın kocasının dönmesini zor bekler ve daha kapıda boynuna sarılır ve de ekler:

-Önce çiçekler, sonra çikolata ve en son da mükemmel elbise. Bu, hayatıdaki en güzel Cumhuriyet Bayramı...


Viyagra
Ufaklık, sokakta oynarken bir kutu Viagra bulur. bir zamane çocuğu olarak bunun ona neler kazand


Ufaklık, sokakta oynarken bir kutu Viagra bulur. bir zamane çocuğu olarak bunun ona neler kazandıracağını şıp diye anlar ve kutuyu cebine atar ! Akşam babasının yanına gider, "Bak sokakta ne buldum ! bir on milyonluk verirsen senin olur ne dersin ?" Şaşıran baba cevap verir, "Aslında fena teklif değil ama neyse ki benim onlara ihtiyacım yok. Git dedene bir sor belki o alır." Ufaklık derhal dedesine gider ve hapları 10 milyona satmayı teklif eder. Dedesi sorar, "Sağol oğlum ama bunların iş göreceğinden nasıl emin olacağım ?" "Öfff nerden bileyim dede ! ama televizyonda işe yaradığını söylüyorlardı." "Peki" der dedesi, "Bu gece bir deneyeyim. Eğer işe yararsa yarın paranı alırsın tamam mı ?" Ufaklık teklifi kabul eder ve ertesi sabah dedesini ziyaret eder. Gülümseyen dede torununun eline 50 milyon sıkıştırır. Çocuk şaşırır, "Dede ! seninle 10 milyona anlaştığımızı sanıyordum ?" "Tamamdır oğlum hepsi senin. 40 milyonu büyükannenden !"


100 Metre
Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar...Bush, Tayyip'e "bizde öyle bir teknol...

Tayyip'le Bush ilk bulusmalarinda birbirlerine hava atarlar...

Bush, Tayyip'e "bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.

Tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak "bizde öyle bir teknoloji var ki,
partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede kosmayi ögretiyoruz" der.

Türkiye'ye döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir. Danismanlarini çagirtir ve
attigi palavrayi anlatir. "haftaya Bush geliyor. Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?" diye sorar.

Danismanlarindan biri hemen yanitlar: "onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?" "Hayir sormadik" "O halde hiç korkmayin baskanim, alin Bush'u Anitkabir'e götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.

Diriltmezse o rezil olur. Yok eger diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!!!"

Fakirlik
Meşhur bir filozofa:- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?"di...

Meşhur bir filozofa:
- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?"
diye sorulduğunda:
- "Ona ulaşmak icin eğilmek lazım da ondan" demiş.


Ben Çekilirim
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün ç...

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.

İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün deðildir.

Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
- "ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der.

Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

- "ben çekilirim."

Yazı-Tura
Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı-tura atarak cevapları vermiş. İki saat so...


Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı-tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş. Temel ise hala yazı-tura atıyormuş. Sınav danışmanı, ne yaptığını anlamak icin Temel? in yanına gelmiş:

-Bütün sorular icin yazı-tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?

-Hocam, 1 saat önce bitirdim. Şimdi cevaplarımı kontrol ederim!...




Fare Misin?
Adamin biri kendini fare zannettigi icin akil hastenesine düsmüs.Tedavisi bittikten sonra doktor ...


Adamin biri kendini fare zannettigi icin akil hastenesine düsmüs.Tedavisi bittikten sonra doktor sormus.

-"Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi?"

-"Fare olur mu doktor bey ben bir insanim."

-"O zaman artik gidebilirsin iyilestin artik" demis.Deli kapidan çikmis ve imdaaaaaat diye bagirarak tekrar içeri girmis doktor ne oldu demis... Deli :

-"bir kedi gördüm de ondan korktum demis." Doktor :

-"sen hani sen artik kendini bir fare zannetmiyordun"demis.Delide:



-"ben fare olmadigimi biliyorum da kedi nerden bilsin demis..."


Külot
Iki zengin adam yaklaşan sevgililer gününde karılarına ne hediye alsak diye konşurlar ama adam...

Iki zengin adam yaklaşan sevgililer gününde karılarına ne hediye alsak diye konşurlar ama adamlar o kadar zenginki herşeyleri var ve alacak birşey kalmamış. Ellerinde de çiçekle gitmek istemiyorlar.

bunun üzerine yoldan geçen fakir bir adama :

-sevgililer gününde karılarımıza ne alalım sence?

diye sorarlar fakir adam : - ben külot alırım der.

bunun üzerine adamlar sorar : -neden?

fakir adam : -giyerken o sevinir çıkarınca da ben.

Hainsin
Günün birinde İstanbul?da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğu...

Günün birinde İstanbul?da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş.

Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.

Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman icin çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika'ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş.

Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış.

bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sağlıyor. ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş.

Kaptan,
"seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru".

Adisin!
İki deli hastanenin bahçesinde el feneri ile oynuyorlar,bi yakıp bi söndürüyorlarmış.Sonra d...

İki deli hastanenin bahçesinde el feneri ile oynuyorlar,bi yakıp bi söndürüyorlarmış.Sonra delinin biri diğerine:

-"ben ışığı yakim sende gökyüzüne doğru tırman."demiş.Diğer deli:



-"Ya,sen beni delimi sandın.tam ben tırmanırken ışığı söndürecen bende aşağıya düşecem demi,çok adi sin"..

Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Çeşitli Fıkralar,Çeşitli Fıkralar fıkralar,Çeşitli Fıkralar fıkra,Çeşitli Fıkralar,Çeşitli Fıkralar fıkraları,Çeşitli Fıkralar fıkraları oku,Çeşitli Fıkralar hikayesi,Çeşitli Fıkralar hikayeleri,Çeşitli Fıkralar fıkralarını oku,Çeşitli Fıkralar fıkralarına bak