Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Diğer


BEKTAŞİ VE EŞŞEK
Dostlarinin baskisina dayanamayan Baba Erenler, camiye gitmis hocanin vaazini dinliyordu. Hoca ickinin kotulugunu anlatmak icinaklina ne geliyosa soyluyomus. Bi ara soyle dedi;

-bir essegin onune bi kova su bi kova sarap koysan hangisini icer ? Elbette suyu icer. Peki essek neden sarabi icmez ?

Bektasi dayanamayip seslendi:

- Neden olcak essekliginden...



Siz De Atin
Hoca,camide ickinin kötülügünden bahsediyormus.Cemaat arasinda bulunan Bektasi,nin fena halde cani sikilmis.Gitmek üzere kalkayim derken,koynundaki sarap sisesi düsüp kirilmis.Ortaligi sarap kokusu sarinca Baba bozuntuya vermeden:

-iste kör olasicayi kaldirip attim,sizde varsa,tam zamani,sizde atin!



İbne
MANTIK NEDİR?
yeni bir kitaplık yaptıran Abdülrezzakiye tanıdığı bir Kitapçıya gider ve şöyle renkli afilli, simli bir kitap almak ister arar tarar bir de bakar ki kırmızı yanları simli kalın bir kitap görür ve kitapçıya:
- Ule babo been şuu galin etrafi guzel olan girmizi kitabi istiyom...
- O kitap sana yaramaz Abdül!
- Niye babo biz gıromuyuz gi anlamayak? O nedir gi ağam?
- MANTIK'dır :)
- Ule MANTIĞ ne ola ki babo!
Kitapçı düşünmüş ,,,ulen bu kıroya gel de şimdi MANTIK'ı anlat anlatmadan da kolay kolay gitmez,,, diye düşünmüş, sonunda MANTIK'ı abdülrezzakiye'ye anlatmanın yolunu bulmuş ve başlamış anlatmaya:
- Abdül senin evde akvaryumun var mı?
- Vuuaarrr!
- Demek ki sen balığı ve suyu seviyorsun...
- Heeee...!
- O zaman sen denizi de seversin?
- heeee..!
- Eeee denizde; kum ve güneş olur?
- he babo olurrr...!
- sen bunları da seversin?
- Heeeee...!
- O kumların üzerinde yatan kadınlara da ilgi duyarsın?
- Ohhhh babooooo heeeeee eee...!
- O zaman sen homoseksüel değilsin.
- O da ne ola gi babo
- ! Hani inbe var ya o işte.
- haaaaaaaa.
- İşte bak abdül gördün mü senin erkek olduğunu MANTIK yoluyla gösterdim işte MANTIK bu anladın mı?
- heeee yaaaa MANTIĞ guzel şeymiş babo yaov
der ve abdül MANTIK kitabını alır evine gider kitaplığın şöyle göze çarpan ve herkesin görebileceği yere koyar ardından arkadaşı abuzittine telefon eder:
- Abuzittin oğlim bizim eve kitapliğ var ya heee oğlim işte ondan ... geh de bir bah hele..
Der ve telefonu kapatır abuzittin gelir kitaplığa bakar ve MANTIK kitabını görür döner Abdülrezzakiye'ye:
- Ule abdül bu ne ola ööleee gocaman fistanlı...!
- MANTIĞ oğlim :)
- Ule MANTIĞ da ne ole gi ..?
Der ve Abdülrezzakiye'yi alır bir sevinç ,,, işte fırsat bi hava atiim bizim abuzittine,,, diye düşünmüş ve dönmüş abuzittin'e: - Babo seenin evde Egveryum var midir?
- Yuhturrr...!
- .... haaaa (!)
- O zaman sen İNBE'SİN be oğlim ...



Eşek Kafası
Köylünün biri bir gün istanbul gelir ve bir kuyumcuya girer. Kuyumcuya:
- Kardeş sen burda ne satıyon, der.
Kuyumcu da adamla dalga geçmek icin:
- Eşek kafası satıyoruz, der.
Köylü de:
- Vayy bayağı iyi iş yapıyon baksana dükkan da seninkinden başka eşek kafası kalmamış...



İş Aramak
Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye girmis. Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun degil. ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!!
"Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar.
"Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!"
"Peki, satis sorumlusu olur musunuz?"
"Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim."
"Finans isleriyle ilgilenseniz?"
"Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer.
"Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim."
"Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?"
"Siktir git."




Kürek Yarısı
Türk ve Japon sirketleri arasinda bir kurek yarisi duzenlenmesine karar verildi. Her iki takimda performanslarinin en ust duzeyine varabilmek icin uzun ve zorlu bir hazirlik doneminden gecti. Buyuk gun geldi ve iki takimda kendini hazir hissediyordu..
Japonlar yarisi bir kilometre farkla kazandilar....
Yaris sonrasi Turk takimi cok sarsilmisti.Turk sirket yonetimi yarisin acik farkla kaybedilmesinin nedeninin bulunmasina karar verdi. Yapilan arastirmalar,analizler ve uzun calismalar sonucu hata bulundu ve cozum onerisi getirildi.
Japonlarin takiminda 8 kisi kurek cekiyor,1 kisi dumencilik yapiyordu. Turk Takiminda ise 1 kisi kurek
cekiyor,8 kisi dumeni kullaniyordu.
9 kisilik Turk takimi Japonlarla bir yaris yapmak uzere yeniden yapilandi. yeni yapilanma sekli soyleydi;;
- 4 dumen muduru,
- 3 bolgesel dumen muduru
- kurek cekmekle gorevli kisinin performansindan sorumlu bir Dumen yoneticisi,
- ve kurek cekme elemani.
Ikinci yarisi Japonlar iki kilometre arayla kazandilar. Tepesi atan Turk sirketi yonetim kurulu hemen harekete gecti; Yarisin kaybedilmesinden sorumlu tutulan kurekci kovuldu ve mudurlere sorunun cozumune olan katkilarindan dolayi ikramiye verildi.



Kibar Adanalı
bir kadın Adana'dan otobüse binmiş İstanbul'a gidiyormuş. Çok susayınca muavini çağırıp su istemiş. Muavin hemen getirmiş. 15-20 dakika sonra kadın tekrar susamış ve muavini çağırıp tekrar su istemiş. Muavin yine hemen getirmiş. Aradan yarım saat geçtikten sonra kadın tekrar susamış ve muavini çağırıp mahçup mahçup;
- Şey çok af edersiniz ama ben yine susadım, size zahmet olmazsa bana bir bardak daha su getirebilir misiniz?
Deyince muavin hemen;
- Zahmetine sokarım apla ne zahmeti görevimiz tabi getiririm. Demiş bunu duyan şöför arkaya doğru seslenmiş;
- Lan *ötünü *iktiğimin muavini kibar konuşsana bağyanla...



Tek Kollu Aşçı
Adam bir lokantaya gitmiş ve kuru köfte siparişi vermiş. Garson yemeği getirip masaya bırakmış. Müşteri bir lokma alınca köftenin icinden siyah bir kıl çıkmış. Adam hemen sinirli bir şekilde garsonu çağırmış ve kılı göstererek hesap sormuş. Garson:
- Efendim kusura bakmayın. bizim aşçımız tek kolludur, kıymayı tek eli ile yoğurur daha sonra eli ile göğsüne bastırıp şekil verir ve pişirir. Köftenizden çıkan kıl onun göğüs kılı olacak, hemen size yenisini getireyim.
Deyince müşteri daha yüksek sesle bağırmaya başlamış. Gürültüyü duyan lokanta sahibi adamın yanına gelip:
- Beyefendi amma büyüttünüz, alt tarafı küçücük bir kıl.
Deyince adam yine bağırarak:
- ben kıl icin bağırmıyorumki, geçen gün buraya gelip kabak dolması yedim. Aşçının kabakları nasıl oyduğunu düşündüm ona bağırıyorum!...



İyileşemez
Adamın biri işyerindeki kantinde arkadaşıyla yemek yerken:
-"Kolumun ağrısından ölüyorum,doktora gitsem iyi olacak" diye arkadaşına dert yanmış.Arkadaşı da
-"Yahu ne lüzum var,
-"İleride köşedeki marketin çıkışında yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular. Üç dolara bir jeton alıyorsun kasadan, atıyorsun, yanında getirdigin idrar örneğini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi icin yapman gerekenleri öğreniyorsun" demiş. "Gördüğün gibi ucuz ve çabuk" diye eklemiş.
Adam hemen bir kaba idrarını doldurup arkadaşının dediğini yapmış ve bilgisayar 10 saniye sonra yazılı olarak cevap vermiş:
-"Kolunuzda bir cins eklem ağrısı olan Teniselbo oluşmuş.Sıcak suya koyun, ağır işlerden kaçının, iki hafta sonra düzelecektir"
Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan bilgisayarın dediğini uygularken bir yandan da muzurca fikirlere kapılıp bu akıllı cihazı nasıl aldatılabileceğini düşünmeye başlamış.Ertesi gün olunca bir miktar çeşme suyuna köpeğinden alınmış bir kılı koymuş, üstüne bir şekilde elde ettiği karısının ve kızının idrar örneklerini eklemiş. Tüm bu karışımın üzerine bir de mastürbasyon yapıp doğru cihazın yanına varmış.Jetonu atıp kabı makinaya vermiş, on saniye sonra cihazdan yazılı yanıt gelmiş:
1. Çesme suyunuz çok kireçli. bir filtre cihazi almayı düşünün
2. Köpeğinizde kene var. Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı. bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler. sizden değil. İyi bir avukat bulun.
5. kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez.




Sizin Değil
Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. Adam acı, tatlı,
tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir
kaşıntı hariç, doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam malesef o biçimmiş, kaşınması da bu yüzden
- Ee nolucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, zittirin gitsin !




Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Diğer,Diğer fıkralar,Diğer fıkra,Diğer,Diğer fıkraları,Diğer fıkraları oku,Diğer hikayesi,Diğer hikayeleri,Diğer fıkralarını oku,Diğer fıkralarına bak