Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Diğer


Çekiliş
Adamın birine bir çekilişten bir haftalık bir tatil çıkmış.Bu bir hafta boyunca adamın her istediği olacakmış.Emirlerini bekleyen bir adam,yiyecek içecek dilediği kadar,deniz,kum,fıstık gibi kızlar istediği zaman beraber olabilecek,vs.Adamın tabi en hoşuna giden dilediği kızla birlikte olbileceği imiş.Adam birinci gün gitmiş kumsala uzanmış.Bakmış afet gibi bir sarışın ona gülümsüyor hemen adama onunla birlikte olmak istediğini söylemiş.Adam bir işaret vermiş kız gelmiş ve adamla birlikte olmuş.
biraz dolaşayım demiş adam ve yürümeye başlamış.birden gaz sıkıştırmış ve adam ossurmuş.Yanındaki adam da" buranın birkuralı var sana söylemediler mi burada ossuranı düzerler demiş ve adamı orada becermiş.Adam hemen oradan ayrılmak istediğini söylemiş.nedenini sorunca:"benim şey kırkyılın başı bir kalkar ama bu göt günde 5 kez ossurur" demiş.



Tren Bekliyorum Desem
Kadın yatak odasına bir dolap ısmarlamış. Dolabı kadının yatak odasına monte edip gitmişler. Evin yanından tren yolu geçiyormuş.
Mobilya şirketinin adamları gittikten bir süre sonra, bir tren geçmiş ve dolap en küçük parçalarına kadar dağılmış. Kadın çok şaşırmış, mobilya şirketine telefon etmiş ve durumu anlatmış. Hemen birilerini göndermişler ve dolabı tekrar monte etmişler.
Adamlar gittikten bir sure sonra tekrar bir tren geçmiş ve dolap yine dağılmış.
Kadın bu sefer çok kızmış ve genel müdürle konuşmak istediğini söylemiş telefonda. Genel Müdür kadını dinledikten sonra,
"Hanımefendi bu inanılmaz bir şey, durumu incelemek icin bizzat ben geliyorum" demiş.
Genel müdür kadının evine vardığında durumu incelemiş, kendi elleriyle dolabı tekrar monte etmiş ve "Bu sefer bir trenin geçmesini bekleyeceğim hanımefendi, üstelik dolabın icine girip öyle bekleyeceğim. Sorunun ne olduğunu kendi gözlerimle görmek istiyorum" demiş ve dolabın içerisine girip beklemeye başlamış. Genel müdür dolabın icinde beklerken, kapı açılmış ve kadının kocası eve gelmiş. Adam zaten çok sinirliymiş, yatak odasına girip dolabı
görünce daha da sinirlenmiş.
Karısına, "Bu dolap ta nerden çıktı" diye bağırarak dolabın kapısını açmış.
Genel müdürü görünce daha da sinirlenmiş ve kızgınlıkla "sen de kimsin" diye bağırmış. Genel mudur, iri yari adama şöyle bir bakmış ve
"Simdi, tren bekliyorum deseeem... inanmazsın"



Sinekler
bir çocuk ve annesi masada oturup sohbet ediyorlarmış.birden çocuğun avucuna üst üste binmiş iki sinek konmuş.Çocuk sineklere bakıp annesine şunu sormuş:"Anne,sineklerin erkeği dişisi olur mu?"Kadın kızarmış bozarmış:"Olur mu öyle şey hepsi erkektir onların" diye kızmış.Çocuk diğer elini sineklerin üstüne vurarark şunu demiş:"vay ibneler vay!"



Büyük Şef
Kabile reisi büyük şef'in başı çok ağrıyormuş. ne yaptıysa geçirememiş. artık çıldıracak gibi olunca ingilizce bilen birini yanına alıp şehre inmeye karar vermiş ve doğruca bir eczaneye gitmişler. şef birşeyler mırıldanmış yanındaki eczacıya büyük şef en kuvvetlisinden bir kutu ağrı kesici ve bir kutuda prezervatif istiyor demiş. eczacı ulan yerliler bile prezervatif kullanıyor diye düşünürken büyük şef bir tane prezervatifin icine 3 tane ağrı kesiciyi atıp ağzına almış ve yutmuş. eczacı çok şaşırmış ve şefin adamına niye böyle birşey yaptığını sormuş. şef yine birşeyler mırıldanmış.. ve adam tercüme etmiş...
BÜYÜK ŞEF BAŞAĞRISININ A.. KODU ....!!!



Orkit
Vampirlerin takıldığı bir bar varmış,neyse bir gün bir vampir bara gelmiş ve barmen bana bir bardak sıcak kan demiş, barmen vermiş ikinci gün yine bir vampir gelmiş oda bir bardak sıcak kan istemiş barmen vermiş vampirde afiyetle içmiş, üçüncü gün başka bir vampir bara gelmiş ve barmen bana bir bardak sıcak su demiş, barmen şaşırmış ve merak edip sormuş;
-Diğer vampirler sıcak kan isterlerken sen neden sıcak su istedin
demiş vampir çantasından kanlı orkidi çıkararak:
-ben her zaman poşet çay içerim demiş...



Cüzdan-bavul
Sünnetçinin biri yıllarca sünnet ettiği çocukların derilerini biriktirmiş. Yıllar sonra emekliliği yaklaştığında, bu derileri bir güzel toparlamış ve terziye gitmiş. Terziyle konuşmaya başlamış:
- "Bak kardeşim, sen de sanatkarsın, ben de! Bu deriler benim 20 senelik emeğim. Bana öyle bir şey yap ki, bundan ben hayatımın en güzel 20 yıllını hiç unutmayayım!"
Terzi:
- "Tamam abi, sen merak etme bir hafta sonra gel!" demiş.
bir hafta geçmiş bizim sünnetçi gitmiş terziye;
- "Ne yaptın hallettin mi?" dıye sorar sormaz, terzi bir cüzdan çıkartmış. Tabii sünnetçi siniırle;
- "Ne bu 20 yıllık emek, bir cüzdan mı oldu! Ne yaptın sen?"
Terzide hemen;
- "Abi, öyle deme! Okşayınca bavul oluyor!"





İki Yahudi (2)
Yakışıklı bir genç ve yaşlı bir Yahudi uzun bir tren
yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar
biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt
almaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç
konuşmazlar.

Ertesi sabah, varış¸ istasyonuna gelmeden önce,
ihtiyar "Şimdi saat 8.30 oldu!" der. Genç, şaşkınlıkla
"Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?" diye sorar.

"Bakınız, genç adam: size dün akşam saati söylemiş
olsaydım, sohbete baslayacaktık. Bana muhtemelen,
benim de gittiğim kente yolculuk ettiginizi ve belki
de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. ben de,
iyi bir insan olduğum icin, sizi evime davet
edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel
bir kız olduğu icin, onu kesinlikle beğenecektiniz.
Eh, siz de çirkin sayılmazsınız - o da, sizi
beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe
kadar gidecekti. ben de düşündüm:

saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne
işim var.



İki Yahudi
Iki Yahudi arkadas, piyasayi arastirmislar ve o sene
haki renkteki kumasin moda olacagini ögrenmislerdi.
Bütün varliklarini paraya çevirdiler.Piyasadaki
bütün haki kumaslari satin aldilar.
Depolari bu renkteki kumaslarla doldu ancak kimsenin
bu kumaslara talip olmadigi görüldü. Iki kafadar
artik iflasin esigine gelmislerdi. Moiz ve Aron
dertli dertli oturuyorlardi. Artik biçagin kemige
dayandigi bir gün kapi çalindi ve içeriye bir albay
girdi:
"siz de dedi haki renkte kumas var mi?" Kulaklarina
inanamadilar. Hemen atildilar: "Evet albayim var,
gösterelim" dediler.
Albay, dikkatle kumaslari inceledi. "Çok begendim",
dedi. "Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000
adet haki renkte elbise yaptiracagiz.
ancak tabii ki benim tek basima begenmem yetmez.
Generalimin de oluru lazim. Bana bir parça numune
verin. Yarin öglen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal
ederim. Eger telgraf gelmezse kumaslari kesip imalata
baslayabilirsiniz."
O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi
zaman "ya iptal olursa" diye düsündüler. Ertesi gün
saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile
postaciyi beklediler. Gelmesin diye dua ederek.
12'ye 5 kala postaci sokagin kösesinden gözüktü.
"Belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler.
ancak postaci gelip kapilarini çaldi. Moiz,büyük bir
kederle koltuga çöktü. Aron da çaresiz kapiyi açti.
Postacinin elinde bir telgraf vardi. Aron titreyen
elleri ile telgrafi açti, okudu ve sevinçle seslendi:
"Müjde Moiz, baban ölmüs!.."
(Yahudi'lerin kafaları ticarete iyi çalışır mantığı ile yazılmış bir fıkradır.)



Bıkık
Yaşlı amca artık eşine yanaşamaz duruma gelince kendisini üroloji doktoruna muayene ettirmeye karar vermiş, Ürolog, amca nedir derdin anlat bakalım demiş, yaşlı amca ah oğul evvelden bu meret çok iyi çalışırdı son zamanlarda artık iş görmez oldu şuna bir bakıver bakalım bu meret çıkık mı kırık mı nedir?
- Doktor, peki amca çıkart bakalım donunu demiş, amca çıkartmış, doktor uzaktan söyle bir bakmış bakmış, amca bu ne çıkık ne kırık bu bıkık bıkık demiş,



Tabut
bir adam, ilk cinsel tecrübesini elli yaşında yaşar. Heyecana kapılıp vefat eder. Yüzündeki gülümseme üç günde geçer, tabutu kapatmaları'da bir hafta sürer.


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Diğer,Diğer fıkralar,Diğer fıkra,Diğer,Diğer fıkraları,Diğer fıkraları oku,Diğer hikayesi,Diğer hikayeleri,Diğer fıkralarını oku,Diğer fıkralarına bak