Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Göçmen Fıkraları


Pastanede
1989 yılında Bulgaristandan yeni göç eden bir ablamız pastanenin birinin vitrininde Bulgaristanda tseluvki olarak bildiğimiz tatlıyı görür.Canı çeker kadıncağızın,atar hemen kendini pastanenin icine..
   Pastaneci: Buyurun abla ne verelim?..

   Kadın:(kendinden emin ve nazik bir sesle)  5 taane öpücük istiyorum..
   Pastaneci:  Öpücük mü,verelim anam verelim..

*tseluvka= beze tatlısı

10 Leva
Küçük aylin’e teyzesi on leva vermişti.
Küçük kız bir şey demeden parayı cebine attı. bunun üzerine annesi söze karıştı.

–aylin, teyzene ne demen lazım?

aylin cevap vermedi.
Anne bunun üzerine yardım etmek istedi.
–Baban bana para verdiği zaman ben ne diyorum?
birden gözleri parlayan
aylin:
–Hepsi bu kadar mı?
diye atıldı.

Rus İşadamı
 Burgas'ta şu an bir Rus işadamının sahip olduğu 'Neftozavod'ta bir çalışma haftası bitmiş ve işçiler tren vasıtasıyla köylerine döne-ceklermiş. bir kompartımana Türklerden 5 kişi binmişler. Bunlar Nef-tozavod'da beraber çalışan yakın  arkadaşlarmış. 

İşçilerden birisi-nin hafta icinde Burgas'a işi düşmüş ve gelirken de evine götürmek üzere muz almış. Kompartımandaki  işçiler de bu muzları görmüşler ve başlamışlar bu muzlar hakkında  1001  türlü soru sormaya. Mu-habbet ilerledikçe ilerlemiş fakat işçilerden biri muhabbete çok ya-bancı kalmış.  Çünkü hayatında daha önce hiç  muz  yememiş. Muz nasıl bir şey, tadı nasıldır hiç bilmiyormuş.  Adam  'sen madem hiç muz yemedin al sana benden bir ikram' diyerek adama muzlardan  1 tane vermiş. Adam çok sevinmiş,ilk defa muz yiyecekmiş. Muz'u itinayla soymuş. Muz'a bir sure baktıktan sonra ağzına atmış. Çiğ-nemiş çiğnemiş tam yutarken  tünele girmişler. aydınlatma  da  ol-madığı icin ortalık zifiri karanlığa bürünmüş. Adam birden şok geçi-rerek başlamış etraftakilere bağırmaya:

      - Ulan yedirdiniz bu muzu bana,kör ettiniz beni be!

Müdürümü Düzerdim
Yine bizim muhacirlerden bir kadın bir okulda hademe olarak işe başlamış. Okulda da kutlamalar varmış. Müdür konuşma yapacakmış. Kadın da müdürün yanında iken müdürün  bir  konuşma yapacağını öğrenmiş.Müdürüne de yaranmak istiyor ya, demiş ki:

    -Müdür bey,siz madem bir konuşma yapacaksınız, ben sizi konuşma öncesinde bir DüZEYiM.
    Müdür şaşırarak 'ne diyorsun sen' diye sormuş. Kadın da :
   -E ne var bunda?ben Bulgaristan'dayken de müdürümü düzerdim.
   Müdür iyice şoka girerek 'nasıl yani' diye sormuş. Kadın da:
   -Eee Bulgaristan'daki düğünlerde gelinleri de düzerler.
   Müdür iyice şaşırmış ve demiş ki:
   -Yok, Sevcan hanım. siz beni düzmeye kalkmayın. Bu yaştan sonra... Tövbe töbeeeeee...

Türkçe Tıbbi Terimler
İlk geldiğimiz zamanlarda oluyor bu olay. Kadının biri İstanbul'da bir devlet hastanesinde çalışmaya başlar. fakat Türkçe tıbbi terimlere çok yabancıdır.  Hemşiredir kendisi ve yoğun bakım departmanında çalış-maktadır. bir  gün  bir  hasta  ameliyattan çıkarılmış ve yoğun bakıma alınmıştır. Olay anında da bu kadıncağız nöbettedir

     Hastanenin en alt katında bulunan  ameliyathaneden  bir doktor telefonla arayarak kadına 'hemşire hanım,  hastanın  nabzını bulur musunuz' demiş. Kadın 'nabız' ne demek anlayamamış. Çünkü bilmi-yormuş. Başlamış çekmeceleri aramaya, dolaplara bakmış, masanın üstüne bakmış,yok.Çünkü kadın 'hastanın nabzı' denilen şeyin has-taya ait olabilecek bir eşya olabileceğini düşünmüş.

     5 dakika sonra doktor tekrar arayıp 'hastanın nabzını buldunuz  mu?' diye sormuş. kadın da 'hastanın nabzı yok' diyerek aynen ce-vaplamış. Doktor  hemen  telefonu kapamış. Kadın asansöre doğru baktığında, asansörün en alt kattan  (ameliyathanenin  bulunduğu kattan) yukarıya doğru geldiği fark etmiş.Doktor bütün ekibini top-layıp yoğun bakım  odasına gelmiş. tam da elektroşok yapmaya ha-zırlanıyorlarmış fakat öteki hemşirelerden biri nabzının attığını, üstelik de normal durumda olduğunun farkına varmış da işi kurtarmış.

Hindi Çiftliğinde
Bayan muhacirlerimizden biri hindi çiftliğinde çalışmaya başla mış. Gel  zaman git zaman yılbaşı arifesine gelmişler. Patronu,ka dına bir hindi vermiş yılbaşı icin,ertesi gün de başka bir hindi vermiş temiz-leyip hazır etmeleri icin.

Patron demiş ki:
     - Hatice hanım, şunu da benim icin temizleyip hazırlayabilecek misin?
     Kadın gayet doğal bir şekilde:
     - ben zaten dün akşam PiPi'yi yoldum, şimdi sizin PiPi'nizi de yolarım siz merak etmeyin, demiş

Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Göçmen Fıkraları,Göçmen Fıkraları fıkralar,Göçmen Fıkraları fıkra,Göçmen Fıkraları,Göçmen Fıkraları fıkraları,Göçmen Fıkraları fıkraları oku,Göçmen Fıkraları hikayesi,Göçmen Fıkraları hikayeleri,Göçmen Fıkraları fıkralarını oku,Göçmen Fıkraları fıkralarına bak