Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

İngiliz Alman Fransız


Yolculuk
Almanya'dan kalkan bir uçakta yolcuların hepsi Alman,biri Türkmüş..Uçak normal seyrinde giderken birden sallanmış..Tabiki herkes korkmuş..
Pilot"
-Sayın yolcularımız.Korkulacak bir şey yok..sadece yükseklik kaybediyoruz.Herkes yanındaki eşyaları atarsa sorun giderilir''demiş..
Herkes neyi var neyi yok atmış.Uçak tekrar yükselmiş.bir süre sonra uçak tekrar irtifa kaybetmeye başlamış.
Pilot anonsla...
-Sayın yolcularımız..tekrar irtifa kaybediyoruz..Herkes lütfen oturduğu koltuğu dışarı atsın.'' demiş...
Can tatlı..Herkes ayakta da gideriz diyerek koltukları dışarıya atmış.Uçak tekrar yükselmiş..bir süre sonra gene aynı sorun ortaya çıkmış.
Pilot''
-Sayın yolcular..İstanbul'a çok yaklaştık..ama uçağın altını boşandırmazsak düşeceğiz.Herkes yukarıdan tutsun,uçağın altını boşandıracağız''demiş.
Herkes iki eliyle tutmuş yukarıdan.tam istanbul'a yaklaşırken gene aynı sorun..
Pilot''
-Çok az kaldı.ama kurtulmamız icin tek bir kişinin atlaması gerekiyor''demiş.
Tabiki kimse atlayıp da ölmek ister mi?
bizim Türk dayanamamış:''
-Türkiye'ye girdik.hepiniz misafirsiniz.ben atlarım. demiş.
Herkes sevincinden Türk'ü alkışlamaya başlamışlar...
Tabiki hepsi cup aşağıya..



Tüm Ülke İşsiz
Uluslararasi Cerrahlar Konferansı bittikten sonra bir Amerikalı, bir İngiliz, bir de Türk cerrah birlikte bir şeyler içmeye giderler.
İngiliz başlar anlatmaya; "Geçen gün bir iş kazası geçirmiş birini getirdiler. Adam presin icine sıkışmıştı. Sadece sol küçük parmağı vardı. bizim elemanlarımız öyle iyi çalıştılar ki, önce parmağa bir el, sonra kol, sonra da vücut yaptılar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir işçi oldu ki onun yüzünden 5 işçi, işsiz kaldı." Amerıkalı söz alır; "Bana ise geçen gün saç getirdiler. Adam nükleer reaktörün icinde kalmış. Sadece saçı vardı. Oldukça iyi bir çalışma ile önce saça bir baş, sonra vücut vs yaptık. Adam taburcu olduğunda o kadar verimli oldu ki, onun yüzünden 20 kişi işsiz kaldı. Türk söz alır; "Geçen yolda gidiyordum. bir de baktım, yerde bir tik vardı ve kendi kendine atıyordu. Hemen yerden alıp çantama koydum. Laboratuvara gidip önce o tike uygun bir göz, sonra o göze uygun da bir baş, o başa uygunda bir vücut yaptık. Ortaya bir adam çıktı. O kadar verimli oldu, o kadar verimli oldu ki, bütün ülke onun yüzünden şimdi işşiz...



Iraklı
bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli barda oturmus içki içiyorlarmis.

Amerikali içkisini bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis:

"bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demis.

Ingiliz de bunun üzerine içkisini bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parçalamis:

"bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam icin o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere içki içmeyiz" demis.

bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde içkisini bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini çekip Amerikali ve Ingilizi vurup öldürmüs:

"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar çok var ki, biz ayni adamlarla iki kere içki içmeyiz"



Hepsi O.ç
bir İngiliz,bir Fransız,bir de Temel bir uçakta oturuyorlarmıştı.İngiliz bir ah çekmiş ve...
-'benim anam orospuydu'demiş.Uçaktan atlamış.Fransız bir ah çekmiş
ve'
-benim anam dahil hepsi orospuydu'demiş.Uçaktan atlamış.
Temel de bir ah çekmiş ve uçaktan atlamış.Temel'i hastanede gören uçaktakiler sormuş
-'abi sen niye atladın?'Temel de...
-'o kadar orospu çocuğunun arasında duramazdım'demiş.



Rest
İngiliz, fransız ve alman olan bu üç kumarbaz bir gün arap çöllerinde kalırlar. ve karşılarına sarışın bir hatun çıkar. Malum bizim kumarbazlar hatunu becermek istemektedirler. Sarışın hatun sa prazervatif'siz olmayacağını hepsini söyler. bunun üzerine üç kumarbaz bir eczane armaya başlarlar. Eczaneyi bulurlar işeri giren üç kumarbaz dilleri yabancı oldukları icin dertlerini hareketlerle anlatmaya başlarlar. İngiliz malı çıkarıp tezgaha koyar yanına parasını aynı şekilde alman ve fransızda yapar. Arap eczacıda şaşkınlıkla bakındıkdan sonra kiminkisi büyük ise parayı o alır diye arap da malı çıkarıp tezgeha koyar ve derki
-''REST '' der paraları toplar.



Halbuki
bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmuş bir yandan içip, bir yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış. Alman demiş ki:
- benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk var diye marketten 300 Mark'lik et almış, halbuki bir buzdolabımız bile yok!
İngiliz gülmüş:
- O da birşey mi? demis,
- benim karım Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen hafta kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı bilmez.
Laz atlamış.
- Ula uşaklar, siz ne diyorsunuz. demiş,
- benim karım Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık tatile gidiyor. Dün bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif almış, halbuki çükü bile yok!



Asd
birgün arabaların hız ve frenleri hakkında yarısma başlatılır ve yarışmaya Almanyadan mercedes-benz le bi Alman katılır, Fransadan renoult la Fransız ve Türkiyeden Nam-ı Kemal katılır. Altında Murat 124. Hakem yarışmanın kurallarını okur. Kurallar çıkabildiğiniz kadar yüksek hıza çıkıp karşıdaki duvara en yakın duran kazanıcak der... ve yarısma başlar... Önce Alman basar basar duvara 10 cm kala durur. sonra Fransız basar basar frene bir basar araba 12 cm kala durur. Bu arada Alman ve Fransız aralarında konuşur fren sistemin ne? Alman benim abs der Fransız falan filan diye cevaplar. onlar konuşurken bizim Nam-ı Kemal gazı kökler 1. vites 2 . vites 3 4 derken duvarı deler geçer. Fransızla Almanda konuşurlarken bu olayı görür ve N.Kemal'e de sorarlar senin fren sistemin ne diye... Nam-ı Kemal'de ASD der. Alman sorar asd ne oluyor diye... anasını *iksen durmaz der...



Ben Yokken
bir Fransız, bir Amerikalı, bir Alman ve bir Türk, deniz kazası sonucunda ıssız bir adaya düşmüşlerdi. bir hafta sonra Fransız konuştu:
- ben yokken şimdi sevgilim kaç kez evime gelmiş, beni çok merak etmiştir.
Amerikalı atıldı:
- ben yokken bütün medya gelmiş, beni arıyordur mutlaka.
Alman:
- ben yokken patronum, yeni projeler icin beni aramıştır mutlaka
ve Türk:
- ben yokken kimbilir ne zamlar, ne vergiler gelmiştir!



Nerde O İbne?
bir gün çok zengin bir adam bir yarışma düzenlemiş ve bir havuza bütün tehlikeli deniz yaratıklarından koymuş .
Bu yarışmaya da Türkiye'den Temel,bir fransız bir ingiliz gitmiş.Bu zengin adam demiş ki bu havuzun bir tarafından diğer tarafına yüzene 1.000.000$ vereceyim.
Hiç kimse kabul etmemiş bu sefer adam yat vereceyim, kat vereceyim,ev vereceyim ,kadın vereceyim falan ama yinede hiç kimse kabul etmemiş
bunun üzerine adam İbne vereceyim demiş, o anda Temel atlamış havuza yüzmüş karşı taraftan çıkmış herkez şaşırmış ama Temel çıkar çıkmaz nerde o ibne diye bağırmış.bunun üzerine ev sahibi Beyefendi ne kadar sabırsızsınız deyince Temel cevabı yapıştırmış.
-"sizin vereceğiniz İbneyi değil beni suya iten İbneyi arıyorum"



Fareler
İngiliz, Fransız ve Türk 3 fare barda oturup sidik yarıştırıyorlarmış.

İngiliz bir bardak viski istemiş bir dikişte yutmuş ve demiş ki
- bir fare kapanı gördüğümde altına yatıp ayağımın ucu ile basıyorum. Kapanın bari gelince 20 tane bench press yapıp sonra peyniri alıp gidiyorum.

Fransız 2 kadeh burbon istemiş, hepsini bir dikişte bitirdikten sonra demiş ki:
- Fare zehri gördüğüm zaman mümkün olduğunca topluyorum evde ezip onu toz haline getirip sabah kahvemin icine atıyorum ki kafa yapsın diye.

Bunlar Türk fareye dönmüşler birasını bitirdikten sonra Türk fare demiş ki:
- sizlerle uğraşamayacağım şimdi eve gidip kediyi sikmem lazım.


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


İngiliz Alman Fransız,İngiliz Alman Fransız fıkralar,İngiliz Alman Fransız fıkra,İngiliz Alman Fransız,İngiliz Alman Fransız fıkraları,İngiliz Alman Fransız fıkraları oku,İngiliz Alman Fransız hikayesi,İngiliz Alman Fransız hikayeleri,İngiliz Alman Fransız fıkralarını oku,İngiliz Alman Fransız fıkralarına bak