Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

İngiliz Alman Fransız


Türk'sün Dimi?
Fransız, İngiliz ve bir Türk bi uçak kazasında ölüp cehenneme gitmişler. bizimki içeriye bir göz atıp terlemeye başlayınca yeni gelenleri karşılayan zebaniye dönüp merakla:
- Abi sizin işinizde zor valla! Nasıl ısıtıyosunuz burayı!
Zebani bizimkinin yüzüne bakıp şöyle demiş:
- Türksün sen dimi?



Geç Kalmaca
bir gün 3 futbolcu (Alman, Ingiliz ve Temel) antrenörleri tarafindan bir aksam yemegine davet edilir.Üc futbolcuda o aksam gec kalir. ilk gelen ingiliz futbolcu antrenöründen özür diler:
-"Sorry, I'm late!"
Daha sonra fransiz futbolcu gelir ve der:
-"Sorry, I'm late, too!"
Son olarak Temel gelir ve derki:
-"Sorry, I'm late, three!"



Denizin Derinliği
bir İngiliz, bir Alman bir de Temel sahilde
Güneşleniyorlarmış. Alman birden
ayağa kalkıp, deniz kenarına gitmiş, şortunu indirip aletini denize
sokmuş.
biraz bekledikten sonra:
- Mm, suyun sıcaklığı 32 derece geliyor, demiş.
Diğer ikisi şaşırmışlar. Beş dakika sonra İngiliz ayağa kalkmış, deniz
kenarına gitmiş, o da şortunu indirip aletini denize sokmuş. biraz
bekleyip:
- Daha ayrıntılı konuşmak gerekirse suyun sıcaklığı tam olarak 32,3 derece geliyor, demiş ve gelip yerine oturmuş.
Temel altta kalır mı? Hemen o da ayağa kalkmış, deniz kenarına gitmiş, şortunu indirip aletini denize sokmuş.
Aradan beş dakika geçtik ten sonra geri gelip yerine oturmuş. Diğer ikisi sormuşlar:
- Ee ,sen ne ölçtün?
- Valla suyun sıcaklığını bilmem de, derinliği 70 cm!



Tünel İhalesi
Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak icin ihale açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:
- biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.
Amerikan firması:
- biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50 cm fark olur, der.
Japon firması ise:
- biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olocak, diye belirtir.
Sıra bizim Temel'e gelir. Temel:
- Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.



Vatan Sevgisi
bir alman bir fransız bide bizim temel gizli bi örgüt tarafından yakalanırlar.ve bunlara sorulur
-ÜLKENİMİ DAHA ÇOK SEVİYOSUN YOKSA KARINIMI?
İlk önce alman'a sormuşlar alman tabii ki
-ülkemi demiş.
-tamam demişler al şu silahı içerde karın var git öldür.
alman girmiş içeri 5 dakka sonra çıkmış ne oldu demişler
-vuramadım karımı daha çok seviyomuşum demiş.
fransıza sormuşlar
fransız
-ülkemi demiş tamam al şu silahı gir odada karın var öldür demişler.fransız da öldüremeden çıkmış
-karımı daha çok seviyomuşum demiş.
sıra temele gelmiş temelde
-ülkemi seviyorum demiş al şu silahı içerde karın var git öldür demişler temel içeri girmiş
15 dakka sonra içerden TAK-TUK-ÇAT-ÇUT sesler gelmiş temel dışarı çıktığında sormuşlar
-ne oldu bu kadar kaldın demişler
temelde
-ne olacak verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı bende sandalyeyle kafasını kırdım demiş.



Kendisi Hazırlardı
bir Amerikali, bir Italyan, bir de bizim Karadenizli Temel, hep birlikte bir insaatta calisiyormus.
Hergun yemek torbalarini aciyorlar; Amerikalininkinden Hamburger, Italyalininkinden spagetti, bizim Temelinkinden de hamsi cikiyormus.
bir gun, iki gun derken bunlar dayanamamis,yarin da ayni yemekler cikarsa hep birlikte intihar edelim diyerek,karar almislar.Ertesi gun torbalarini acmislar ki ne görsunler;
gene ayni yemekler.Hep birlikte intihar etmisler.Bunlarin hanimlari cenaze toreninde bir araya gelmis.Amerikalının esi;
-"Söyleseydi yemegi degistirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu" diyerek agliyormus. İtalyalinin esi de;
-"Bu kadar basit bir konu icin intihar mi edilir. Söylese degistirirdim" diyerek agliyormus. Temelin karisi ise;
-"Aaaah, aaahhh, hergun yemegini kendi hazirlardı..." diyerek agliyormus.




I'am Sorry
Temel, Amerika'da bir bar'a girip bira istemiş. O anda bir Alman gelip barmeni kenara çekip kafasına bir elma koymuş ve uzaklaşarak,nişan alıp silahıyla barmenin kafasındaki elmayı tam ortasından vurmuş ve...
-"I AM RED KID" demiş.
Temel hayran kalmış.biraz sonra aynı şeyi bir Fransız yaparak elmayı ok ile vurmuş ve...
- "I AM WILLIAM TELL" ,
bundan sonra cesaretlenen Temel dışarı çıkıp tekrar içeri girmiş ve aynı işlevi uygulayarak silahıyla ateş eden Temel barmeni alnının ortasından vurmuş adamın öldüğünü anlayan Temel,
-"I AM SORRY" demiş.



Faks
Temel birgün sokaktan geçerken 2 kisi görür. biri ingiliz ve biride amerikali. Ingiliz parmaklarini kulagina koyar ve konusmaya baslar. Ona
- neyapiyorsun diye sorarlar ve oda derki.
-benim elimde bir alici ve birde verici var böylece telefonda konusabiliyorum.
Amerikali ise hiç birsey yapmadan konusmaya baslar.
-Ne yapiyorsun sen diye sorarlar.
-benim kulagimda ve dislerimde alici ve verici var der. En sonunda bizim Temel bunları gördükten sonra şaşırır ve ne yapacağını bilemez. En sonunda
..zaaaart diye ossuruverir.
-sen ne yapiyorsun derler, ve Temel cevap verir.
-Türkiye'ye faks çekiyorum der.



Ben Görmedim
bir gün Fransız,bir alman ve temel vampir olmuşlar.Gök yüzündenlermiş. bunlar yarış yapmaya karar vermişler. En kısa zamanda en çok kan emen birinci olacakmış. Fransız gitmiş. 3 dakika sonra geri dönmüş ağzının kenarında kan varmış. Temel ile Alman sormuşlar:
-Yaaa ne yaptın?
-Şu kilisedeki kızın kanını emdim.
Sonra alman gitmiş bir dakika sonra dönmüş. Ağzının kenarında kan varmış.
-Ya sen ne yaptın?
-Şuradaki değirmencinin kızının kanını emdim.
Sıra temele gelmiş. Gitmesiyle gelmesi bir olmuş. Yüzünün her tarafı kanlıymış. Ne yaptın böyle, kimin kanını emdin? Temel:
-Şuradaki direği görüyor musunuz
-Eveeett.
-ama ben görmedim.



Öyle Görünüyor
Temel bir gemide seyahat ederken fırtına çıkıyor ve gemi batıyor.Kazadan sadece Temel,İngiliz bir adam ve güzeller güzeli sarışın bir afet kurtuluyor.Bu üçü bir adaya çıkıyorlar.Adada sadece yüksek bir palmiye ağacı ve bir pınardan başka bir şey yok.İngiliz,
-"Uzaktan geçen gemileri görebilmek icin sıra ile bu ağacın tepesinde nöbet tutalım" diye Temel'e bir teklif sunuyor. Temel
-Olur fakat ağaçtayken aşağıda kalan ve bu kadın birbirinden uzak yerlerde duracak ve kadına sarkıntılık etmek yok.
İngiliz
-Hiç olurmu öyle şey ben asil ve kibar bir ırktan geliyorum.Hiçbir kadına sarkıntılık etmem.
Temel
-Tamam sana inanıyorum.O halde ilk nöbeti ben tutarım. diyerek ağaca tırmanıyor.
İngiliz ve kadın anlaşma gereği birbirlerinden uzakta otururken Temel yukarıdan bağırıyor
-Terbiyesiz adam hani anlaşmıştık,in kadının üzerinden..
gibi laflarla bağırarak aşağıya iniyor.İngiliz..
-Yav vallahi ben birşey yapmadım,bak biz ayrı köşelerde duruyoruz,nasıl kadının üzerinde olabilirim
falan desede Temel
-Hayır efendim, ben yukarıdan baktığımda senin kadının üzerinde olduğunu gördüm.Sanamı inanayım gözlerime mi.?.
-Yahu sana nasıl anlatayım ben birşey yapmadım,O halde ağaca ben çıkayım sen aşağıda dur,fakat sende benim gibi kadından uzak duracaksın.
Temel
-"tamam" diyor.
Kadından epey uzağa gidiyor.İngiliz ağaca tırmanmaya başlayınca Temel hemen kadının yanına koşuyor ve kadını yatırıp üzerine çıkıyor. O esnada ağaca tırmanan İngiliz aşağı bir bakıyor Temel kadının üzerinde.
-Allah,Allah.. haklıymış.. diyor İngiliz,"demekki buradan öyle görünüyor".


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


İngiliz Alman Fransız,İngiliz Alman Fransız fıkralar,İngiliz Alman Fransız fıkra,İngiliz Alman Fransız,İngiliz Alman Fransız fıkraları,İngiliz Alman Fransız fıkraları oku,İngiliz Alman Fransız hikayesi,İngiliz Alman Fransız hikayeleri,İngiliz Alman Fransız fıkralarını oku,İngiliz Alman Fransız fıkralarına bak