Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Kayserili


Ölüm Döşeği

Adamın biri ölüm döşeğindedir adam sorar
karım nazife burdamıdır
kadın-burdadır.der
adam-büyük oğlum temel burdamıdır
temel-burdayım babacuğum
adam-güzel kızım fadime burdamıdr
kız-burdadır babacığım
adam-küçük oğlum burdamıdır
çovuk -burdayım babacuğumder
adam _ ulan allah belanızı versin hepiniz burdasınız peki dükkana kim bakacak?




Kayserili Yahudi

Gezgin bir yahudi'nin yolu kayseriye düşer yahudi her gittigi şehirde bir şekilde ticaret yapar ve para kazanır yoluna devam edermiş,burdada bir iş yapmak istemiş,yürürken düşünüyormuş ne yapabilirim derken bir bakmış dilenci kaldırımda oturmuş dileniyor önündeki tas'ı görmüş tas antika kafayı takmış ona ileriden dönmüş adamla laflamaya başlamış derken yahudi ben hayvanları çok severim bana bu tastan süt içen kediyi satarmısın demiş adamda neden olmasın satarım demiş yahudi sormuş kaç lira istiyorsun demiş, dilenci 500 lira istiyorum demiş yahudi yuh demiş bu kedi okadar etmezki demiş işine gelirse demiş dilenci,yahudi düşünmüş hesap yapmış ben butası 500 liraya alırım 750 liraya satarım der ve tekrar dilencinin yanına giderek ver bakalım kediyi der 500 lirayı sayar verir ve kediyi alır gider 1 gün sonra tekrar gelir bakar dilenci orada oturuyor,kediyle yanına giderek arkadaşım bu kedi dünden bu yana hiç bir şey yemedi herhalde alıştı bu kaptan süt içmeye,dilenci derki ne yapabilirim,yahudi şu önündeki tas'ı versene bana demiş dilenci neden demiş,yahudi kedi bir şey yemiyor alışmış verde yemegini onda yesin ,dilenci 500 lira ver vereyim demiş,yahudi ya bu tas o kadar etmezki demiş düşünmüş tas 750 lira ikisinin toplamı 1000 lira demiş sonra al ozman kedini ver paramı demiş,dilenci veremem demiş ,yahudi neden diye sormuş,dilenci ben tas'ın sayesinde günde 10 tane kedi satıyorum demiş,yahudi bir daha kayserinin yakınından bile geçmemiş.




Kayserili Aklı

Kayserili baba oğul evin bahçesinde otururken çocuk birden babasına döner ve baba bana 5 milyon verirmisin kız arkadaşımla buluşcam demiş.
baba: neee 4 milyon mu napcan 3 milyonu oğlum 2 milyon neyine yetmiyo al şu 1 milyonun 500 bin lirasını geri getir..
çocuk babasına dönerek ehehehe nasıl kandırdım ama seni bana zaten 500 bin lazımdı vermiyeceğini biliyodum.
Babası way kerata verdiğim 500 sahte olmasa beni kandıracaktın değil mi?




Kayserilinin Duası

Kayserili ve temel bir gün camide dua ederler temel: allahım bana hanlar hamamlar cok para nasip et diye dua etmektedir yan tarafta dua eden kayserili: allahım temele cok para ver diyerek ellerini açarak göz yasları icinde dua etmektedir bu sırada yanlarında duran biri kayseriliye sorar :neden kendin icin istemiyorsun arkadasını bu kadar çok mu seviyosun kayserili cevap verir: temelin duası kabul olur allah temele versin ki ben o parayı altından girer üstünden çıkar bir sekilde alırım.




Dilek Cini

birgün kör,çirkin (henüz evlenememiş),fakir bir Kayseri`li kadının karşısına bir cin çıkar.Cin, kadına kendisinden sadece bir istekte bulunmasını ister.Kadın biraz düşünür, cin ona yardımda bulunmak ister ve kadına şunları söyler :
-İstersen zengin olmayı,istersen uzun yaşamayı, istersen evlenmiş olmayı, istersen de gözlerinin görmesini dileyebilirsin der.
kadın ona şu yanıtı verir:
-Torunumun bana altın tas icinde su getirdiğini görmek istiyorum.




2x2
kayserili birisine sormuşlar iki kere iki kaç eder diye;
o da:
-alacaklımıyım vereceklimi?
demiş.



Samet Avcu
yahudi ailecek göc etmis kendine göre yerlesecekbir sehir ariyormus ama kendi kendine de düsünür dururmus gittigimyerde is yapayim ticaret yapayim kese kese altin kazanayim da köseyi döneyim diye icindede geciriyormus oraya gitmis buraya gitmis kendine göre bir yer bulamamis demis aradigim yeri bulana kadar gezecegim aradan aylar gecmis kayseriye yolu düsmüs amanin ne güzel yer diye icinden gecirmis burasi hosuma gittide gitmesine burada ticaret yapip parakazanirmiyim demis hemen aklina yahudi kurnazligi gelmis oglu abrama bagirmis abram yanima gel oglu gelmis ilerideki sehri görüyon degilmi demis abramda evet görüyorum baba demis ah simdi oraya bizim esekle beraber gideceksin 1 akcayida al yanina demis ilk gördügün esnefa benimde karnim cok ac esegiminde cok ac diyeceksin esnaftan yiyicek satmasini isteyeceksin abram baba bu para beni zor doyurur esege yiyecek nasil alayim demis yuhudi sen he´le git dedigimi yap demis abraham cikmis yola varmis kayseriye sehrin icine girmis hemen orada ilk gördügü esnafa yanasmis amca günlerdir yoldayiz benimde essegiminde karni cok ac bu 1 akcaya bizi doyururmusun demis kayserili esnaf gülerekten ver hele 1 akcayi demis abraham vermis kayserili dükkanin icine girmis ve elinde bir karpuzla gelmis al oglum icini sen ye kabugunlada esegini doyur demis abraham karpuzu almis kendisi icini kabugunuda essegi yemis ve yola babasinin yanina düsmüs yola babasinin yanina vardiginda babasi ne oldu abraham ne oldu karniniz doymadi degilmi demis oglu abraham baba hic sorma karnim patliyacak ilk esnafi gördüm 1akcaya hem beni hem esegimi doyur dedim demis karpuz getirdi icini sen yekabugunuda essegin yesin dedi bunu duyan yahudi ben böyle esnafin oldugu yerde nasil altin kazanirim demis cikmis yeni den yollara



Nalları Dikmiş
Padişah bir gün atıyla kır gezintisi yaparken seyislerine demiş ki:
-Bu atı çok sevdiğimi bilirsiniz. Bu atın ölüm haberini bana getiren seyisin kellesini vururum, atıma çok iyi bakacaksınız. Aradan birkaç yıl geçmiş, seyisler bakmışlar ki padişahın atı ahırda ölmüş. Seyislerden biri padişahın sözünü hatırlamış, telaşlanmışlar, ne yapacaklarını bilememişler. birinin aklına İncili Çavuş gelmiş, bu işi ona danışalım demişler. İncili'ye varmışlar, durumu anlatmışlar. İncili demiş ki
-ben bu işi çözerim, siz işinize gücünüze bakın. İncili, padişahın huzuruna varmış.
-Padişahım, senin bir küheylan vardı ya...
-Evet...
-Ahırda gördüm. Yanına yaklaştım. Su verdim içmedi, yem verdim yemedi, nalları da havaya dikmiş öylece duruyor.
-Yahu sen şuna öldü desene!
-Padişahım ben demedim, sen söyledin öldüğünü. bir ceza vereceksen kendine ver




Topum Tüfeğimi Geri Ver
Çanakkale Muharebesinde Kayseri`li bir nefer topunun başına nöbete gelmiş. Muharebenin şiddetli bir zamanı değilmiş, şurada bir abdest tazeleyim demiş. Tüfeğini de topun üzerine bırakmış.
-Topum, tüfeğimin emaneti sana, diyerek ilerideki çukura gitmiş. Bu sırada komutan gelmiş, bakmış ki topun başında kimse yok, bir de nefer tüfeğini topun namlusuna asmış. Çok hiddetlenmiş, şu tüfeğini alayım da hesabını versin bakalım diye kızıp köpürmüş ama tüfeği de topun namlusundan bir türlü sökemiyormuş. Komutan:
-Ulan uyanık Kayseri`li bu tüfeğe ne yaptı da sökülmüyor böyle diye düşünürken Kayseri`li de çıkagelmiş. Komutan açmış ağzını yummuş gözünü, demediğini bırakmamış.
-Şu tüfeği de nasıl yapıştırdıysan sök yerinden demiş. Nefer:
-Yapıştırmadım komutanım demiş. Topa yaklaşmış:
-Topum tüfeğimi geri ver demiş ve komutanın şaşkın bakışları arasında tüfeği almış. Komutanın gözleri yaşarmış, askeri kucaklamış ve onunla helalleşip yanından ayrılmış.




Sonra Da Onu Yeriz
Trenle İstanbula yolculuk eden Kayseri`li tanıştığı arkadaşıyla biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden arkadaşına da ikram eder. Arkadaşı,
-Sağol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla :
-olsun onuda biraz sonra yeriz demiş


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Kayserili,Kayserili fıkralar,Kayserili fıkra,Kayserili,Kayserili fıkraları,Kayserili fıkraları oku,Kayserili hikayesi,Kayserili hikayeleri,Kayserili fıkralarını oku,Kayserili fıkralarına bak