Kayserili
|
|
|
|
ONLARDA SENİN |
Geyik Ali Ağa koyu bir CHP muhalifi, karısı da koyu bir CHP’li. 27 Mayıs ihtilalinin CHP’lilerin kışkırtmaları sonucu meydana geldiğine inandığından olacak 27 Mayıs sabahı
elinde tespih evin icinde bir ileri bir geri öfkeli öfkeli yürüyor. bir yandan da ihtilali yapanlara, CHP’lilere ana avrat küfrediyormuş. Kocasının küfürlerine dayanamayan eşi aynı öfkeyle Ali Ağaya diklenmiş:
-onlarda senin evradını
|
|
|
AHİRETTE GÖRENLER |
Adamın ödünç ve borç aldığı şeyleri geri vermemek gibi bir huyu
varmış. Borç taktığı bir dükkan komşusu alacağını istemiş tahsil edemeyince:
-ayıp ayıp boyundan posundan utan. Ahirette alacakları peşine düşse, görenler bu hangi peygamber diye şaşırır kalırlar, demiş.
|
|
|
GÜL ÇAVUŞ MEHMET AĞA |
Köyünden kalkıp alışveriş icin şehre gelmişti. Hacı efendi
çarşısında bir manifaturacının önüne heybesini bırakıp selam verdi.
Dükkancı:
-Hoş geldin ağa. Adın ne senin bakalım?
-Gül Çavuş Mehmet Ağa...
-Bak arkadaş, gül mevsimi geçti. Çavuşluk askerde kaldı. Ağa ananın uydurması. sen şuna doğruca Mehmet de...
|
|
|
OĞLAN DOĞURACAK KIZI |
Nevşehirli Mal Müdürü Süleyman bey Kayseri’den evlenmiş. Peş
peşe beş kızı olmuş. bir gün sohbet esnasında yakın dostu Cıngıllıoğlu Salih Efendiye bu durumdan şikayetçi olunca,
Salih Efendi:
-Kayserili oğlan doğuracak kızı sana hiç verir mi? Demiş.
|
|
|
PİDENİ YERİM PİDENİ |
Zeki Yahyabeyoğlu İstasyon lokalinden çıkarak bir taksiye biner.
aylardan Ramazan vakit iftara yakın. Taksi biraz hızlıca gitmekte iken Arif Molu’nun apartmanının önünden bir genç kız ellerinin üzerinde iki pideyle karşıya geçmek üzere yola atlar.
Otomobil büyük bir cayırtı ile durduysa da kızcağız hiç istifini bozmadan yolu geçiyor. Şoför çılgına döner ama küfredemez. Hem ramazan hem iftar vakti. Ön kapıyı açarak bir ayağını yere basıp öfkeyle kızın arkasından seslenir:
-Pideni yerim pideni.
|
|
|
DEFTERDE YER OLURSA |
Yakın bir arkadaşı rahmetli Taki Cebeci’ye sorar:
-Şu şu haltları, şu şu kusurları işledim. Acep Allah günah yazar mı?
Arkadaşını iyi tanıyan Taki bey cevap verir:
-Yazmasına yazar da defterinde yer bulursa...
|
|
|
BİR GECE ONDASIN BİR GECE BENDE |
İki katlı bir evde mutlu bir yaşantıları varmış. Hatice Hanım büyük bir şanssızlık eseri felç olmuş. Yatalak hale gelmiş. Evine, eşine, işine bakamadığı gibi kendisi bakıma muhtaç bir duruma düşmüş. Eşi Mustafa Ağanın çok zorda kaldığını gözleyen yakınları onu evermeye karar vermişler. amaçları eve, aşa, bu arada yatalak hastaya bakacak biri olsun. Münasip bir aday bulmuşlar.
Baş göz etmeyi başarmışlar. Evin üst katı eski hanımı alt katı yeni hanıma tahsis edilmiş. Gerekli düzenlemeler yapılmış. Mustafa Ağa gerdeğe girecek arkadaşları kapıdan içeri itmişler. Karanlıkta ayağına bir şey dolaşmış. Felçli karısı sürünerek aşağı kadar inmiş kocasını bekliyormuş. Yalvaran bir sesle kocasına:
- Bak sonra hakkımı helal etmem. İki elim yakanda, bir gece ondasın bir gece bende.
|
|
|
BİR NAMIK KEMALİN BABASI OLABİLİRİM |
Kayseri Halkevinde vatan şairi Namık Kemal’i anma toplantısı yapılıyordu. Bilindiği gibi Namık Kemal’in babasının adı Asım’dır. Ön sıralarda oturan halkevi başkanı Kazım Yedekçioğlu bloknotundan kopardığı kağıda bir şeyler yazarak arka sırada oturan Asım Yahyabeyoğlu’na uzattı.
Kağıtta “Bak Asımcığım bir Namık Kemal olamadın” yazılı idi. Yahyabeyoğlu oracıkta aynı kağıdın arka yüzüne yazdığı notu Kazım beye uzattı: “Namık Kemal olamadım ama belli olmaz. bir Namık Kemal’in babası olabilirim.”
|
|
|
İÇİNDEN DEVE ÇIKACAK DEĞİLDİ YA! |
Valilerimizden rahmetli Nazmi TOKER denetim ve gezi amacıyla Erkilet bucağına gitmiş.Bucak halkı vali beyi karşılayıp gereken hürmeti göstermişler. Mevsim yaz köy kahvehanesinin önünde sohbet başlamış. Vali beye Türk kahvesi ikram edilmiş.
Aksilik buya kahveden bir sinek çıkmasın mı? Vali bey öfkelenmiş ve başlamış söylenmeye ileri gelen yaşlılardan:
- biri ne kızıyon Vali Bey 100 paralık kahveden deve çıkacak değil ya.
|
|
|
İRTİFA KAÇ? |
Kayseri Hava İkmal Merkezinin Havagücü Spor Kulübü vardı. Mahalli ligde birinci olunca maç yapmak üzere Adana’ya gitmesi gündeme gelmiş. Hava İkmal Merkezi Genel Müdürü ve Komutanı Pilot Tuğgeneral Mehmet Ali PEKMAN, Beden Terbiyesi Bölge Müdürü İbrahim BAMYACIOĞLU ve Beden Terbiyesi Bölge Saymanı Zeki YAHYABEYOĞLU birlikte takımla Adana’ya gitmişler.
Maçı Havagücü kazanmış. Keyifli bir şekilde Kayseri’ye dönmekte iken İncesuyu geçtikten sonra Paşa’nın otomobili yeni sürülmüş herk bir tarlaya uçmuş. Bereket 4 tekerliğinin üstüne düşmüş. Bu nedenle de toprağa gömülmüş kapıları açılmaz olmuş. Mehmet Ali Paşa ön koltukta uyuyormuş. İbrahim ve Zeki beyler telaşla Paşa’ya:
-Paşam uçtuk uçtuk uyanın, diye seslenmişler.
Paşa kayıtsız bir şekilde sormuş.
-İrtifa kaç?
|
|
|
|