Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Komik Olaylar


Minübüsçü
bir gün tombul bir hatun alış verişini yapar ve sonrasında da elinde poşetlerle yürüyemeyeceğini anlar. Poşetler elinden bırakmış bir şekilde minübüsçülerin geçtiği bir durakta beklerken, bir minübüs geçiyormuş dur işareti yapan hanfendi, minübüsçü hemen hanfendiye karşı avucunu kapatıp açmış hanfendi de hemen kolunu uzatmış baş parmanı işaret parmağı ile orta parmak arasına alarak işrati yapmış. Minübüsçü hemen sinirlenip fren sıkıp durmuş ve hızlı hızlı yürümüş minübüsçü;
- Napıyon sen ya demiş....
hanfendi hemen;
- sen ne yapıyorsun demiş...
münübüsçü ben size içerisinin dolu olduğunu el işaretiyle belirttim; demiş
Hanfendi;
- bende size beni araya sıkıştır, diye el işareti yaptım demiş....



Borç Takma
Adamın biri bir internet kafeye borç takar ve adam yüklü miktarda taktığı borcu ödememek icin uzun bir zaman aralığı internet kafeye uğramaz. Son zamanlara doğru sadece kafenin önünden geçer... ve bir gün bakar içerde arkadaşları var pasta kola var... bakmış olacak gibi değil düşünmüş " lan burda bir doğum günü kutluyorlar benim borç aklına bile gelmez... diyerek" dalar içeri
ve "Obaaa neyi kutluyoruz laan"
İnternet kafenin sahibide..
"senin yıllık borcunu kutluyoruz demiş"
Herkez altına etmiş...



Tiyatro
İki İsveçli bir gün tiyatro salonu açmaya karar verirler.
Tiyatroya kimse gelmez ve birisinin aklına bir şey gelir,bu fikri diğeride onaylar.
Gösteriyi bu gece bedava yapacaklardır.
Tiyatro salonu tıklım tıklım dolar.
Gösteri bitmiştir ve herkes kapıya doğru ilerler ama kapı kapalıdır. Kapının üzerinde çıkış 10 Sterlin yazıyordur.



Dilek
bir gun alman,ingiliz ve turk yuzmeye gider.yuzmede baya bir yuzdukten sonra, bakarlarki karsilarinda bir melek duruyor,ve onlara diyor ki
- suya hoplamadan önce bir dilek dileyin der.
alman hoplar ve
-kola der.havuz,kolaya döner bol bol icer.
ingiliz hoplar ve
-icki der,havuz ickiyle dolar ve bol bol icer.
turke gelince tam hoplayacaginda aya kayar ve
-shitt der.havuz *okla dolar.



Profesyonel Terimler Sözlüğü
bir şirkete kozalanmak
(Koza: Tırtılın kelebek
oluncaya kadar misafir kaldığı korunaklı yuva.)
yeni mezun elemanın; askerliğini beklerken, daha iyi
bir iş ararken veya yurt dışında bir master kazanana
kadar düşük profilli ve sıkıcı bir başlangıç
pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi. Kelebek olur
olmaz da arkasına bile bakmadan o şirketten uçması...

Leblebi Profesörü
Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb
demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, ikinci
kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin
bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici.

Bariyer Plânlaması
Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride
kendisine rakip olabilecek zehir gibi ve eğitimli genç
elemanını, "Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin.
Kariyerin icin faydalı olur." ayaklarıyla kandırıp
başka bir bölüme postalaması. Koltuğunu elinden almak
amacıyla gelecekte yapılabilecek olası hamlelere karşı
engel yaratması.

Hız Tümseği
En basit görevlerde bile bin bir zorluk çıkartarak
işlerinizin akışını yavaşlatan kıl meslektaş.

Iş Ingilizcesi
Türkçe cümlelerin icine Ingilizce kelimeler
serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek,
"Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın
birlikte review edelim mi?" Gerçek Ingilizce ile
ilgisi olmadığı icin, bu lisan yabancılarla iletişimde
pek işe yaramaz. Az önce Amerikan aksanıyla Türkçe
konuşan kişinin, böyle bir durumda aniden nutku
tutulur. Kekelemelere gelir...

Pijama Yakalı
Mavi veya beyaz yakalıyken, işini kaybedip evde
oturmak zorunda kalan kimse.

Menopozisyon
Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir
şirkette çalıştığı icin işten çıkarılamayan sadık
çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı,
yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon.

Kalite Çemberi
Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile
bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek
hedefiyle bir araya getirilen insanların, bir dolu
mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan
sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları
noktaya geri dönmeleri.

Kartvizit Bebeği
Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği icin işe
alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde
istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi
yaptığı vasıfsız kimse.

Masa saati
Bütün gün ceketini çıkarmadan masasında oturan, mesai
saati bittikten sonra ofiste bir saniye bile durmayan,
suya-sabuna ve zor işlere dokunmayan kişi. saatinizi,
hareketlerine göre ayarlayabileceğiniz dakik insan...

Ego Müzesi
Üst düzey yöneticinin odasında; diplomalarını, dandik
golf kupalarını ve önemli kişilerle çekilmiş
resimlerini sergilediği bölüm.

Ritm Saz tamiratı
Bilgisayar, printer, fotokopi makinesi gibi elektronik
ofis ıvır zıvırından hiç çakmayan tiplerin, arıza
anında bir bileni çağırmak yerine alete vurarak tamir
etmeye çalışmaları.

Geyik Fırtınası
Ofis insanlarının bir odaya tıkılıp, saatler boyunca
akıllarına gelen her şeyi konuştukları, hazırlık
yapılmadan gelindiği icin de hiçbir sonuç veya karar
alınamadan biten, litrelerce çay ve kahvenin
tüketildiği plânsız, programsız toplantılar. Iş
hayatının yüzde altmışını oluşturan akla ziyan
seanslar.

Estrojenerasyon
(Estrojen: Kadınlık hormonu)
Eğitimli, vasıflı ve ekonomik özgürlüğe sahip
kadınlardan oluşan profesyonel nesil. Sağlıklı bir
gelişme; kahvehaneleri andıran klâsik iş
ortamlarımızın panzehiri.




Dağcılar
Iki dagci varmis. birisi kekeme imis. Agri Dagi nin tepesinde kamp kurmaya karar vermişler.
Arabayi asagida birakip esyalari yüklenip dağa tırmanmaya baslamislar.
Yarı yola gelince kekeme olan :
- Ça..., ça..., ça...
- sen simdi söyleyemezsin, yukari çikalim söyle!
Yukari çiktiklarinda kekeme :
- Ça..., ça..., ça..., çadirlari asagida unuttuk...
- Çabuk inip alalim!..
- Sa..., sa..., sa...
- Zamanimiz yok asagida söylersin!..
Asagi inmisler, kekeme :
- Sa..., sa..., saka yaptim!..




İletişim Dediğin Böyle Olmalı (mı) ?
Bilinen bir fıkra ama ben iletişemediğim (!) zaman bunu örnek olarak anlatırım. Tavsiye ederim....:)
Neyi neden istediğini açıkça söylemeli insan.

İzmir'den trene binen yaşlı teyze, kondüktöre Ege şivesiyle:

- "Menimen'e gelence beni haber et yavrııım, unutma"

der.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Menemen'i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen'de ineceği kondüktörün aklına gelir hemen makiniste gidip haber verir. Makinist de:

- "Gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremiyeceğimize göre geri geri gideceğiz soran olursa "tren makas değiştiriyor deriz"

diyor.

bir yarım saat geri geri giderek Menemen'e geliniyor ve Kondüktör, teyzeye gidip haber veriyor:

" Hadi teyze Menemen'e geldik."

Teyzem:

- "sağol yavrııım...",deyip çantasndan hapını cıkarıp iciyor.:)
.




Bırak Teyze Bırak
bir gün ayazağa'dan arkadaşımla beraber minibüse bindik minibüs doldu hareket etti şöför tam İstanbul şöförü, artist .... bir kaç km. gittikten sonra yaşlı bir teyze:
- Müsait bir yerde inebilir miyim?
dedi. Şöför:
- Tabi teyze
dedi. Teyze kapının kolunu zorluyor zorluyor açılmıyor, şöför üfleyip püfleyip duruyor, teyze kapının koluyla uğraşıyor halen.. Şöför en sonunda arkaya dönerek
- Bırak teyze bırak ...na koydun kapının......



Güzel Sorular
a şık oldum, b şık olmadım c hiçbiri
adım gibi bildiğim birşey daha var oda soyadım
şu araba benim olsun 5 milyon borcum olsun satınca öderim



Onbirinci
İki at yarışı tutkunu aralarında konuşuyorlarmış biri:
yahu benim bugün evliliğimin onbirnci günü, onbirinci oğlum oldu,bir oğlum onbiryaşına girdi,yarışta onbir at var.bende bütün paramı onbirnci ata yatırdım.ötekide derki:yapma be nekadar kazandın.Ne kazanması birader at onbirici oldu.


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Komik Olaylar,Komik Olaylar fıkralar,Komik Olaylar fıkra,Komik Olaylar,Komik Olaylar fıkraları,Komik Olaylar fıkraları oku,Komik Olaylar hikayesi,Komik Olaylar hikayeleri,Komik Olaylar fıkralarını oku,Komik Olaylar fıkralarına bak