Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Komik Olaylar


Sapik Yunus Kadinlara Saldirdi!
Ingiltere'nin Dorset limanina gectigimiz nisan ayinda gelen ve George adi verilen bir erkek yunus baligi, biranda ada halkinin sevgilisi oldu. Herkesle oyunlar oynayan George ciftlesme doneminde birden degisti.

Kadinlara karsi cinsel istek

ancak Georg'un sorunu ciftlesme doneminin gelmesi degil, ciftlesmek icin insanlara saldirmaya baslamasi. onceki gun bir kez daha kiyiya gelen yunus, kadinlara yaklasarak sarkintilik etmeye baslayinca ortalik karisti.

Duyanlara 'Olur mu canim oyle sey' dedirten olay Ingiltere'nin Weymouth kentinde meydana geldi. Kentin Dorset limanina gectigimiz nisan ayinda gelen ve George adi verilen bir erkek sise burun cinsi yunus, insanlarin sevgilisi oldu. fakat herkesle oyunlar oynayan George son donemde birden degisti cunku ciftlesme donemi geldi. ancak Georg'un sorunu ciftlesme doneminin gelmesi degil, ciftlesmek icin insanlara saldirmaya baslamasi. 10 yasindaki 180 kiloluk yunus, israrla kiyiya geliyor ve insanlara yaklasiyor. Yunus uzmani Ric O'Barry, "George'un insanlara duydugu cinsel istek tehlike olusturuyor. bircok kez yuzenlerle ciftlesmeye calisti" diye konustu. O'Barry, ozellikle bayan yuzuculeri uyardi: George bayan yuzuculeri etraflarinda daireler cizerek kiyidan uzaklastiriyor sonra da saldirip ciftlesmeye calisiyor. Bogulmaniza neden olabilir. Dikkatli yuzun, denizde size sarkintilik yapabilecek bir yunus var uyarisinda bulundu.
InternetHaber.Com - 05.06.2002



Türkçe
Olay Odtu'de geçiyor. Disarıda bahar
havasi; amfide kalkülüs
dersi, hem
de
ıngilizce. İnsanlar seçimlerini doğru
yönde kullanmis
olacaklar ki,
100
kisilik
siniftan anca 15-20 kisi var içerde.
onlar da kağıt falan
oynuyolar.
bir
tek
en önde bi kızcağız dersi dinliyor...
Aklina bisey takiliyor,
hocaya
ingilizce
soruyor.
-Şurdaki nevaleyi tekrar anlatir
misiniz diye... Hoca
eyvallah diyor,
dönüyor...
Basliyor bütün konuyu yeniden, ama bu
sefer türkçe
anlatmaya.
Bitiriyor...
Kıza
dönüp;" simdi anladin mi?" diye soruyor.
Kizdan gelen cevap
yarim
yamalak bi türkçeyle ;"ama hocam siz
türkçe anlatiyor ben
anlamadi."
Hoca
durur, amfi yerlerde...



Seyit Abi
Arkadaşlarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu..
bir süre sonra kalabalık bir grup halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş almak üzere bekleyen garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu. İste o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum. Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen
saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum icin,"Geçti bitanem. ben yanındayım, yok bir şey" deyiverdim!
Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

6 yaşındayken komşu ablaya izlediğim çizgi filmi anlatıyordum. Babası da yanımızda oturuyordu. Çocuk salaklığıyla, gorilleri anlatırken,"Böyle
böyle göğüslerine vuruyorlardı abla. Hem de göğüsleri seninkilerden daha büyüktü" demiştim! Yıllar sonra bizi ziyarete geldiklerinde adam bunu
hatırlattı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Dünyanın parasını verip aldığım yırtık model jean pantolonumu giymiş sevgilimle dolaşıyorduk. Babamla karşılaştık. Bacaklarıma doğru
aşağılayıcı bir şekilde bakıp,"Hayrola, mahallenin köpekleri kovaladı galiba?"demişti! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Üniversite yıllarım... Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında rahat olmam icin benimle sohbete başladı. "Ögrenci misin?""Evet." "Hangi üniversite?" "Uludağ" "ben de oradan mezun
oldum. "Hangi bölümde okuyorsun?" "İşletme" dedim ve bombayı patlattım: "siz hangi bölümden mezun oldunuz?" "sence?" İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde poğaça vardı.
Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu birden poğaçaya soktum! Gören oldu mu diye kafamı çevirince de müdürümle göz göze geldim. Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde "ısınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, "Örneğin pirinç "deyince atladım: "Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtinca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor." Hoca, "Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç "deyince bütün sınıf
gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Yirmili yaşlarım. Çok romantik bir sahneydi. Sevgilim kucağıma başını koymuş, ben de saçlarını okşuyordum. birden başını kaldırdı, "Pantolonunun yıkanma zamanı gelmiş" dedi! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...

Eve gitmek üzere Bakirköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, "bir Monte Carlo" dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, "Abi bu Bakirköy'e gider" diye cevap verdi! İste o an benim ve şoförün bittiği andır Seyit Abi...




Türk Basınının Gerçekleri
Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti.. Gazetesine,iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto
muhabiri çemberleri aşamayınca "Yol verin.. Yol verin.. ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmağa başladı. Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı.Arabanın önünde bir eşek yatıyordu. :-))))



Doğum Günü
Çiçekçiye giren adamın kolunda sıyrıklar, sol gözünde bir morluk vardı.
- bir düzine kırmızı gül istiyorum, dedi ve hemen ekledi. Karımın doğum günü icin, tazesinden rica ediyorum.
Çiçekçi:
- Başüstüne, dedi. Hangi gün icin?
Adam koluyla gözünü işaret etti:
- Dündü



Müslim
Yine bir gün televizyonda müslüm baba bir kaç parçadan sonra şöyle dedi evet sayın izleyicilerim şimdi biraz coşuyoruz.
ŞU DAĞLARDA KAR OLSayDIM.



Profesör
Adamın biri balona binmiş ve uçarken yolunu kaybedip bilmediği bir yerde bir çayıra doğru sürüklenmiş. Balonun aşağıda çok yaklaştığı bir sırada aşağıda birini görmüş ve sormuş:
- Kayboldum, nerede olduğu söyleyebilir misiniz?
- bir çayırın üzerinde uçmakta olan bir balonun icinde şu kadar yüksektesin!
Balondaki şahıs bu cevap üzerine:
- siz profesör olmalısınız.
- Evet, nereden anladınız?
- Söylediğiniz her şey %100 doğru fakat verdiğiniz bilgiler hiç bir işe yaramıyor.
bunun üzerine aşağıdaki adam, yukarıya seslenir:
- siz de işadamı olmalısınız.
- Evet, siz bunu nereden anladınız?
- birincisi, kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi, nereye gitmek istediğinizi, amacınızı bilmiyorum ve tamamen kaybolmuş durumdasınız, buna rağmen size yardımcı olmamı bekliyorsunuz. İkinci olarak da, benimle karşılaşmadan önce hangi durum ve pozisyonda idiyseniz şimdi de aynı yerdesiniz buna rağmen beni suçluyorsunuz.



Terazi
Nam-ı Kemal ile bir Fransız bir gün Palandökene geziye çıkar. Şanslarına çığ düşer ve en yakın mağaraya girerler. Çığ mağaranın girişini kapatmıştır artık.
1 gün 2 gün bunlar açlıktan ölecek hale gelirler ve kurnaz Nam-ı Kemal akıllı bir fikir atar ortaya:
-Böyle olmaz aclıktan ölürüz böyle giderse gel sen benim ağzıma et bende senin der. herkes eşit miktarda... Fransızda okey der. Önce fransız eder 200 gr sıra Nam-ı Kemal'e gelmiştir. N.Kemal ağzına ederken Fransız da bunun pipisi ile oynar ve Nam-ı Kemal 2kg sıçar.
Fransız itiraz eder sen neden fazla ettin diye Nam-ı Kemal'de söz mü yok:
- "kardeşim sende teraziyle oynamasaydın"



Şebeke Arıyor
Cep Telefonunun ilk çıktığı zamanlar. Kahveci Mustafa yeni bir panasonic cep telefonu almış. Hava atmak icin o akşam bara içmeye gitmiş. Gecenin ilerleyen saatlerinde gözü cep telefonuna takılır cep telefonunda (cep telefonunun çekmediği yerlerde telefonun ekranında yazan) ŞEBEKE ARIYOR yazısını görür. Barda fazla gürültü olduğundan telefonu alır ve dışarıya çıkar. Dışarı çıktığında telefondaki şebeke arıyor yazısı haliyle silinir. Kahveci Mustafa şaşırır. İçeri girer Şebeke arıyor, dışarı çıkar birşey yok. Kim Lan Bu Şebeke ikide birde beni arıyor der.



Teknoloji
bir Türk, Japon arkadaşının daveti üzerine Japonyaya gidiyor.
birkaç gün gezdikten sonra arkadaşı onu çalıştığı fabrikaya gütürüyor.
teknoloji muazzam. japon;
- ''Bak, burada robot yapıyoruz. Şu robotlar üç öğün yemeğini hazırlar ve getirir. Şunlar bebek bakar. Şunlar araba bile kullanır''.
bizim Türk vatandaşı hayretler icinde kalır.
Dolaştıkça gözleri fal taşı gibi açılır. Japonyadan ayrılırken
arkadaşı Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istedigini söyler ve o gün gelir. fakat bizim Türk nereyi gezdireceğini bir türlü bilemez. Düşünür ne göstermelide altında kalmamalı Japonyada gördüklerinin. Aklına hamam gelir.
Japon ne anlar Türk Hamamından, alır götürür. Japona ilginç gelir;
- ''Ne oluyor burada?''.
- ''biz burada insan yapıyoruz''.
- ''Sahi'mi?'' der Japon. bir odanın kapısını açarlar. İçeride tellak
bir adamın kolunu ovmaktadır.
- ''Bak, burada kollar monte ediliyor''.
bir başka odada bacak ovulmaktadır.
- ''Buradada bacaklar takılıyor''.
Japon bu sefer hayrette. Diğer odanın kapısını açarlar. İçeride iki adam altlı üstlü iş üstündeler. Japon sorar;
- ''Peki burada ne oluyor''.
- ''Burada montaj bitmiş delikler deliniyor''.


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Komik Olaylar,Komik Olaylar fıkralar,Komik Olaylar fıkra,Komik Olaylar,Komik Olaylar fıkraları,Komik Olaylar fıkraları oku,Komik Olaylar hikayesi,Komik Olaylar hikayeleri,Komik Olaylar fıkralarını oku,Komik Olaylar fıkralarına bak