Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Komik Yazılar


Bir Aceminin Azerbaycan Maceraları
Aşağıdaki yazıyı kimin yazdığı meçhul ama gayet ilginç...

Azerbaycan'ın adını işyerinde telaffuz etmeye başladığımızda yani 1992-1993 yıllarında, orası bizim icin kapalı bir kutuydu. Azerbaycan, çok çok eski olan Rus cihazlarından oluşan haberleşme ağını yenilemeye, köylerine, kasabalarına telefon hizmeti götürmeye çalışıyordu. Tabii dünyaya pencerelerini açtıktan sonra da ilk iş olarak; dil, kültür, din birliği olan kardeş ülke Türkiye'den yardım istemişlerdi. bizler de Türkiye'nin en önemli iki telekomünikasyon şirketinden biri olarak güzel projeler yapmak icin kolları sıvadık.

İlk defa Direktörümüzün Azerbaycan ile telefon konuşmasına şahit olduğumda şok oldum. Konuştuğu kişi dönemin Haberleşme Bakan Yardımcısı' ydı ve bizim patron, hiçbir samimiyeti olmamasına rağmen "sen" diye hitap ediyordu. Azerice'de "siz" kavramı yoktu. Görüştüğünüz kişi Bakan da olsa "sen" diye konuşabiliyordunuz. birinci dersimizi aldık.

Karşılıklı görüşmeler icin Bakü' ye gittik. Havaalanında dakika bir, gol bir hatamı yaptım. Üniformalı birini göstererek, Azerice'de benden daha tecrübeli bir arkadaşıma "bu adam subay mı?" diye sordum. Arkadaş: "sus, adamı peşimize mi takacaksın, burada subay bekar demek" dedi. bizdeki "subay" ne demek söylemedi.

bizi karşılayan Azeri arkadaş, arabaya binerken kendisinin dalda (arkada) gideceğini benim de kabaga (öne) oturmamı söyledi. Otelin önüne gelince şoför; "abla sen burada düş, ben arabayı saklayıp gelirim" dedi. Yani ben ineceğim, o da park edip gelecek. Sonra düşmenin inmek yerine her yerde kullanıldığını "merdiveni boşver, gel asansörle düşelim" dediklerinde daha iyi kavradım. ama bunu bilmeyen arkadaşlarımız Azerbaycan Havayolları ile yaptıkları bir uçuş sonunda, Bakü' ye beş dakika icinde düşecekleri anonsu ile hayatlarını film şeridi gibi bir-iki saniye izleme fırsatını bulmuşlar. bir diğerimiz de Bakü' ye telefon edip montaj ekibimizin varıp varmadığını öğrenmek istemiş, telefondaki Azeri: "uçak Bakü üzerinde fırlandı, fırlandı, Sumqayit' e düştü" demesiyle feryat figan ortalığı birbirine katmıştı. Anladık ki uçak Bakü' ye inememiş, bir iki tur atıp, başka bir şehre inmiş.

Azeriler çok misafirperver. Herhangi bir ikramı reddetmek çok ayıp. sizi ağırlamak icin paralanıyorlar. Altı saat boyunca yemek yenilebiliyor. bizi o dönemin gözde bir lokantasına götürdüler. Adı Gülistan. Ordan burdan konuşulurken, çok değerli bir şairlerinin başka bir ülkede rahmetli olduğunu ve sümüklerini Bakü'ye getirmeye çalıştıklarını söylediler. biz yine anlamsız anlamsız bakınca, sümüğün kemik anlamına geldiği ve Türkçe sümüğün karşılığının da "burun suyu" olduğu anlaşıldı. Sonra bana sümüklü et (pirzola) sipariş edildi. Şu anda Bakü'deki Migros yani ???????? Store'un camlarında "sümüklü et şu kadar, sümüksüz et bu kadar" ilanlarını görmek mümkün. Bu arada garson yanımıza yaklaştı ve yan masadaki adamların arkadaşımızı sefer Bey'e okşattıklarını söyledi. Tabii okşanmaya maruz kalmış arkadaş da kolay kolay okşanacak bir tip değil. Bıyıklı ve iri cüsseli olan arkadaşımız acayip bozulup, "kim okşatmış beni, bu da ne demek" şeklinde horozlandı. Okşatmanın - benzetmek olduğunu zar zor anlayarak rahatladık. Rus kızların dansları ve "Ada Vapuru Yandan Çarklı" şarkısı eşliğinde yemeğimizi bitirdik. Ertesi gün seherde bizi otelin kabağından aparacaklarını söylediler. Yani sabah, otelin önünden alınacaktık.

Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses acayip rağbet görüyordu. bir de o zamanlar Cuma akşamları TRT'de yayınlanan "bir Başka Gece" programı çok seviliyordu. Hatta Cuma gecelerine denk gelen düğünlere "bir Başka Gece" programı süresince ara veriliyor, düğün ahalisi TV salonuna geçerek hep birlikte programı seyrediyordu. Sonra düğüne bırakılan yerden devam ediliyordu. Daha da enteresanı önemli bir iş toplantısının ortasında üst-makamın ofisinin (genelde her ofiste irice bir TV var) kapısı tık tık çalınıyor, departmandaki sekreterler sessizce kenara diziliyor ve sabah saatlerinde verilen Brezilya dizisi hep birlikte seyrediliyordu. Tabii bizim toplantı devam ediyordu etmesine ama Azeri yöneticisinin gözleri de sık sık televizyona kayıyordu. En zevklisi Azerbaycan-Türkiye futbol maçını Azeri televizyonundan, Azeri spikerin anlatımıyla seyretmek: Türk Milli Yığma Komandoları. Türkiye Milli Takımı anlamında. "Türk kapıcısı (kaleci) topu gapı aralığından depti, yirmibirinci dakka olmasına rağmen maç heç heç (0-0) devam etmekte" gibi sevimli cümlelere rastlıyorsunuz. ya da bir Amerikan filmini Azeri dublaj ile seyretme şansını yakaladıysanız Robert Redford'un "men yahsiyem, istemirem. sen nicesin?" şeklinde konuşmasına gülmekten kırılıyorsunuz. (Bu arada Arap ülkelerinden birinde iş icin bulunan arkadaşım bir filmde: R. Hudson'a barmenin ne içeceğini sorduğunu ve onun da elhamdüllah oruçluyam dediğini söyledi. İnanamadım, yazmış da olabilir). Bu arada bizler de onları Türkiye'ye davet ettik. Hatta bir yöneticinin eşi rahatsızlandı ve doktora götürmek görevi bana düştü. Amerikan Hastanesi'nden randevu aldık. Kadın; "oynaklarım, sümüklerim, kıçım ağrıyor, derman yuttum geçmedi" dedi. Doktorda Hakan Şükür bakışları oluştu. Yani "eklemleri, kemikleri ve bacakları ağrıyor ve ilaç almasına rağmen geçmiyor" dedim. Neyse tahliler filan, derman bulundu.



Kadınları Anlamak Zor
Öperseniz beyefendi degilsinizdir,
Öpmezseniz adam degilsiniz.
Iltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz birakir gider.
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karsi çikarsaniz anlayissiz.
Çok yanina giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser.
iyi giyinirseniz çapkinsin der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kiskanirsiniz huyun kötü der
Kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
siz bir dakika geç kalin kiyamet kopar
kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur
O bulusur "bizim kizlar" olur.
siz baska kadina bakacak olsaniz gözleriniz oyulur
Baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
Konustugunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediginiz anda "Neden konus muyorsun?" der
Kisacasi...
Sade ama çok karisik.
Zayif gibi ama çok güçlü.
Akil karistiran ama hayranlik uyandiran.
Insani çildirtan ama mükemmel!
Bu arada tercümelerin de kadin gibi oldugunu belirtmek isterim...
Çok güzelse nadiren sadiktir.
Çok sadiksa da nadiren güzel.




Komik Sözler
Oglum mujde sana is buldum;nasil is? Bufede yedigun vereceksin
Temel ile Dursun Trabzonda kazi yapiyorlarmis.Kaz olmus
Guclu kollari ile beni koltuga oturttu.ustume abandi.eline aldigi kocaman aletini agzima soktu.cok canim yandi ve agzimdan kanlar akiyordu.ama curuk disimi sonunda cekmisti
Butun bisikletlere bindim, Bisan a binemedim
Dunyada ibnelik olmasaydi,dunya yuvarlak olmazdi
Doga'nin kanunu varsa Arif Sag'in sazi var
Iki uzayli benzin istasyonuna gitmisler.biri benzin pompasini tutmus dotune sokmus.Digeri ona saskin bir bakisla;bu yaptigin normal mi?demis.digeri ise:hayir kursunsuz.demis
Elleriyle beyaz vucudumu ellediler dudaklariyla emdiler,atesiyle yaktilar,bilmem ne istediler benim gibi sigaradan
Ogretmenin vurdugu yerde gul biter.Hic morarmis gul olurmu
Her gun agzina al! oksarcasina dudaklarinin arasinda gezdir!zevkin doruklarina ulastiginda dahada hizlan!ve sonraddeye gelince macunu tukur fircayi temizle dis sagligina dikkat et
Dereceye girmek icin cok calisti ama hasta oldu derece ona girdi
Gulu seven dikenine katlanir,kaktus sevenin vay haline
Daire kiralayamiyorsan,kare kirala



Matrix Gercegi
- Link bana en yakin çikisi bul
- En yakini arabayla 30dk uzakta, sana gelmez abi
- iyi bari birseyler atistirayim; Link bana en yakin kebapçiyi bul
- abi sende bokunu çikardin
- Tamam telefon numarasini ver yeter
- Link bana en yakin cikisi bul
- Abi sag tarafinda Sisli Etfal binasi var, goruyor musun?
- Evet?
- Iste o sana girsin oahahah
- Allah Link buradan bir cikayim! hele buradan bir cikayim!
- Link bana en yakin çikisi bul
- Sayin abim, ikinci köprüye girmisin sen. Yok artik bi çikis senin icin.
- Desene tutulucaz iki saat bu trafikte. eee Link anlat bakalim...
- Link beni ara konturum bitiyor
- Link bana en yakin cikisi bul!
- hocam en yakin cikis iki sokak otede ama sen Husrev Gerede'den git orada bir tekel bayii var, oradan iki kisa Camel da alirsan cok sevinirim abi.
- senin bulacagin cikisin damina koyyim Link
- aman abi uzatma iste.. soket olsa ben girer alirim biliyorsun..
- O zaman bana acilen para ustunu butun almak icin fazladan para verme programini yukle..
- sendedir abi
- Link bana en yakin çikisi bul
- Burasi Inönü burdan çikis yok
- Link bana en yakin cikisi bul!
- Yok ya Trinity'i alan sen, kahraman olan sen, sonra basin sikistimi Link gel beni kurtar
- Haydaa sirasi mi kardesim simdi bak Morpheus'u veriyorum.
- Alo Link bozuntusu kafayi yiyeceksin bak
- aman abi ozur dilerim
- Link bana en yakin cikisi bul
- Git kendin bul kaldirma beni yerimden
- Lan bana bak oraya gelir senin attigin mermileri tek el hareketiyle durdururum
- ben de senin fisini cekerim
- Ulan ulan...



Reha'dan İnciler
Italya muhabiri Muhtar'a bildiriyor:
-Italyanlar Fatih Terim'e kurtarici anlaminda 'Salvatore' diyorlar...
-Yani O'na kurtarici diyorlar, öyle mi?
-Evet. 'Salvatore' diyorlar...
..ve Muhtar, her zaman anlama zorlugu çeken biz izleyicilere olayi
açiklar:
-Gördügünüz gibi sayin seyirciler... Italyanlar Fatih Terim'e
kurtarici
anlaminda 'Matador' diyorlar...
---------------------------------------------
Muhtar, cinsel tacizle suçlanan okul müdürüne sunlari söyler:
-sen benim sözümü kestigine göre kimbilir daha neler yapmissindir!
---------------------------------------------
Harika Avci kürtaj yaptirir. Muhtar sorar:

-Peki simdi bebek nerde?
---------------------------------------------
Adam karisini bogarak öldürmüstür. Muhtar'in ilk sözü:
-Efenim basiniz sagolsun...
---------------------------------------------
Muhtar bazen anlamakta zorlanir:
-Dogustan kör oldugunuzu anladim da beyfendi, küçükken de gözleriniz
görmüyor muydu onu soruyorum?
---------------------------------------------
Muhtar cenaze haberi verir:
-Sali günü kilinacak Cuma namazindan sonra defnedilecek cenaze...
---------------------------------------------
Alparslan Türkes'in cenaze töreni. Muhtar anlatir:
- Cenaze töreninde sayilari onbinin üzerinde yedibin güvenlik görevlisi
vardi...
---------------------------------------------
Kiz tecavüze ugramistir. Muhtar kizin duygularini ögrenmek ister:
-Ne yaptilar? O an nasil hissettiniz?
---------------------------------------------
Dagcilar donmak üzereyken kurtarilmistir ve Muhtar oldukça kisa bir
soru sorar:
-Soguk muydu?
---------------------------------------------
Muhtar, mazluma akil verir:
-Peki siz sormadiniz mi sünnetçiye neden hepsini kestiniz diye?
---------------------------------------------
Kadin biçaklanmistir. Muhtar canli yayinda gerçeklerin pesindedir:
-sizi öldürebildi mi efenim?
---------------------------------------------
bir yüzücü 350 tonluk bir gemiyi çekmistir. Muhtar sorar:
- Nasil çekiyorsunuz gemiyi?
- Inanç meselesi. icinizde bunu hissetmeniz gerekir.
- Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?



Abzürd Şiirler
seni istiyorum..
senin bana arkadan vurmani,
benim canimi yakmani,
Geceleri zonklatmani..
Nerdesin dar ama guzel kosele
ayakkabilarim...
----------------------------------
Belini ellerimle kavrayinca,
Agzimi agzina dayayinca,
Icime sicak birsey akar.
Sevgili cay bardagim...


----------------------------------
Onun uzun sert bedenini avuclarinin arasina al
Simsiki tut..
Ucunu istekli dudaklarinin arasina al,
ve o essiz sivinin agzina akmasini bekle..
Hayatin tadi coca cola..
--------------------------------
Karanlikta gozleri isil isildi
Yavasca yaklastim
Bacaklarini araladim
Memelerini avucladim
Cok heyecanliydim
Cunku;.....
ilk defa inek sagiyordum.....
----------------------------------
Dun gece seni cok aradim
Soguk vucuduma dokunmani oyle istedim ki...
Yataga sensiz ve ciplak girmek zorunda kaldim
Nerdeydin benim canim pijamalarim?
----------------------------------
Boynuma surterek
Goguslerimin arasindan asagi
Kalcamin yanina kadar getirip
Yuvasina oturttum.
. Cikan slak sesi bana guven veriyordu..
(Emniyet kemerini sen de tak..)
-----------------------------
Sadece bir delige sokmak yetmiyordu onun icin onemli olan ayn anda ikisine birden vurmakti ince ayarini yapti once onundeki delige sonra da arkada ki delige sokmalidi kararini verdi cok heyacanliydi.Nefesini tuttu ve vurdu.Ohh iki delige de sokmustu.Arkadasina dondu ve "bilardoyu ogrende gel"...
------------------------------
Dayanlacak gibi degildi mutlaka biraz sarmaliydi,egildi bacaklarinin arasindan yavasca suzuldu iste oradaydi ,mis gibi kokuyordu mubarek parmaklaryla karanligi yokladi, bulmustu ve burnunu uzatti kokluyordu .Ohhh.Sicacik
> ama agzina alamiyordu
"Kahretsin her iftar oncesi annem su dolmalari masanin altina saklamasa olmazdi"
----------------------------
Elini uyuyan guzelin uzerinde gezdirirken ici bir tuhaf olmustu ne kadar estetik ne kadar duzgun bir kici vardi. Ismi de guzeldi "LEYLA" bir an kendini cirilciplak dusundu ustunde.. ustunde ve guneslenirken muhtesem yelkenlinin...
--------------------------------
Elinde aletini tutmus agzini acmasini soylediginde isteklerine karsi koyamamisti.. istemeden agzini acti.. biraz sonra hersey bitmisti. agzinda biriken sivi lavaboya bosaltirken dis doktorunun sesini duydu"gecmis olsun"
-------------------------------
yetti artik dedi doktor kocasina.. her aksam her sabah agzima verdigin yetmezmis gibi simdide kicima sokuyorsun biktim artk su ilaclardan..



Sorular Ve Cevaplar
* Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir? Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)

* Kimlere zekat verilmez? Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)

*Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır? Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)

* Mondros'u açıklayınız. Cevap: Mondros kimdir bilmiyom (Orhan/8)

*İneğin midesi kaç bölümdür? Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)

*Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir? Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)

*Üremeyi açıklayınız. Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gülşah/Lise 1)

*Canlıların ortak özellikleri nelerdir? Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.

*Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir? Cevap: Ellektirik kesintisi (Gülümser/6)

* Türkiye'nin geçitlerini yazınız. Cevap: Alt geçit, Üst geçit, Yaya geçidi (Serkan/7)

*Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır? Cevap: bir kadına yardım etmek icin (Berat/İlkokul)
* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır? Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)

*İzmir'i kim işgal etti? Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)

*Ailenin reisi kimdir? Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)

* Koşma nedir? Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)

*Canlıların en küçügüne ne ad verilir? Cevap: Bebek

*Kasabayı kim yönetir? Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)

* Mübarek geceler hangileridir, yazınız. Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul5)



Kızları Ne Zaman Bırakmalı ?
ay bu akşam değişik bir şeyler yapalım (Bırak)
ay şekerim saçlarım böylemi güzel şöylemi güzel (Bırak)
Bazı şeyler artık bana yetmiyor (Bırak)
Annem seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
Bu gün kendimi yorgun istiyorum (Bırak)
Uçur beni (Bırak)
Hadi yiğidim, aslanım kalem kaşlım (Hemennn)
Ya bu ayki telefon faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
Süreyya'nın erkek arkadaşının arabasını gördün mü? (Nee bırak tabi)
ben demi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
Sinamamı olmaz ya günümüzü sinemayla berbat etmeyelim ama sen bilirsin
(Bırak, bırakmakla kalma tokat at)
kendimi bu akşam ölecekmişim gibi hissediyorum (Bırak)
Evlenirsek ben ütü, çamaşır olayına girmem
(Bırak imkanın varsa kafa at yere düşerse tekmeyle devam et)
ay bu kıyafet sana hiç yakışmamışşş
(Suz ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye ba?la)
Sakaların batıyooooo (Uçan tekme at)
Diş etlerim de iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım
(Döner tekme at midesine)
Cep telefonunu çaldırıp kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
Hayatım ben makyajım? yapıp aşağıya ineceğim deyip 2 saat geçikiyorsa
(Saçlarını yol gözüne parmağını sok)
Burnumu biraz kaldırsam mı? (Kulağını ısır)
siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
Özür dilerim geciktim
(Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak icindeki hayvan bitirsin)
eski erkek arkadaşımla bir yemek yesam ne olur ki
hem bana önemli bir şey söyleyecekmiş çok merak ettim
(Son sözlerinmi mezar taşın icin biraz uzun oldu da )
Başkalarının hikayelerini dinleyipde siz erkekler çok hayvansınız derse
(Kafa göz dal suçu ben üzerime alırım)
Evlenince ben senin ayağına basacağım (Öyle bir tokat at ki anasını şaşırsın)
ben eski hayatımda bir diktatörmüşüm biliyormusun
(İstiklal Marşını söylet :) ama siz şeklini biliyorsunuz kankalar)
Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur hemde 800 metreden)
ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırları gırtlağına bas)
Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!!!!!!!!)
Ağızı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
ALO KOCACIM NABER (!!!!! Evlenmeden hele aman amannnnnn bırak, hatta bırakma kaç)



NidaCan
Istanbulda Üniversitede okuyan genc kiz Ankaradaki babasina telefon etmis:
-"Baba merhaba. ben Lale..."-
-"ooo, güzel kizim benim. Nabersin bakalim?"-
-"Hic sorma babacigim. Hic keyfim yok valla..."-
-"Hayirdir? bir sorun mu var?"-
Kiz aglamaya baslar babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir.
-"Murat evi terk etti, bosanmak istiyormus..."-
-"Ne evi kiz???Ne bosanmasi??? sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?"-
-Hani senin hic hoslanmadigin esrarkes cocuk vardi ya, iste onunla evlendim."-
-iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok, versin mahkemeye hemen bosanin..."-
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda cektigi ciplak fotograflarimi internetten herkese yollayacakmis..."-
-"Pühhh, Rezil... Ciplak fotograf cektirdin öylemi???"-
-"ama Babacigim o benim kocamdi, ne bilim böyle bir pustluk yapacagini?!"-
-"Peki, olan olmus artik, yarin havale ederim parayi...Öglenden sonra Bankaya gidip cekersin, sonrada alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."-
-"Sagol Baba...Eeee...sey...baba...bi de kürtaj icin 2 milyara ihtiyacim var..."-
Adam artik iyice fenalasir, boguk bir sesle konusur;
-"Kürtajmiii??? Bi de hamile mi kaldin o cocuktan sennn???"-
-"Aslinda ondan degil... Zemci bi cocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya..."-
Adam bayilmak üzeredir, nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inliyerek konusmakdadir;
-"biz seni oraya okumaya yaollamistik, sen ne haltlar cevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankaraya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."-
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim, ben gecen yil okuldan atildim cünkü..."-
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir;
-"Okuldanmi atildin??? Hani birlikte Avukatlik yapicaktik, zilli.!...Eh ulan? sen hele bi gel buraya...ben sana yapicagimi bilirim, evden disariya adim attirmiyacagim sana, ilk istiyenle de evlendirecegim seni..."-
-"O is zor be baba, biliyorsun moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar...Pek iyi bir rapor sunucagimi zannetmiyorum ben..."-
-"Allahim, cildiracagim...bir de cinsel hastaliklar haaa... Kesin o zencidendir..."-
-"Cok pis arkadaslari vardi, bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."-
Güm diye bir ses duyulur, adam kisa bir süre icin kendinden gecmistir, ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir;
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya, seni alip gelecek, adresini ver bakayim..."-
-"Mahmutpasa Karakolundayim... Gelirken kefalet iyin de biraz para getirsin yanina..."-
-"Karakolmu??? Bi de karakolami düstün layyynnn? Ne yaptin?"-
-"Dün kafam cok bozuktu, cok icmisim. Araba kiralayip dolasmaya ciktim, o kafayla Arnavutköyde kokorecci dükkanina girdim. ama neyse ki kimse ölmedi, dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina para vermek gerekir sanirim..."-
Adam iyice fenalasir, hatta fenalasmak ne kelime, adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar;
-"Babacigim, sakin üzülme, bütün bunlar bir sakaydi. ben sadece sinifta kaldigimi söylemek icin aramistim babacigim..."-
bunun üzerine adam sevincle ve mutlulukla haykirir;
-"Canin sag olsun be güzel kizim benim, bosveeerrrr. Okul da neymis? Hic mühim degil, tatlicanin sagolsun senin..."-



Bir Kara Fatmanın Günlüğünden
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. kendime bir
zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar
sonra.

biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik,
ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç
vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklarin
gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. bir süre
ortaligin sakinletmesini bekleyip, yiyecek toplamaya
basladim.

Bugün misafirler geldigi icin menü çok zengindi. Pasta
ve börek kirintilarina bayiliriz. Her neyse ben
nevaleyi toplarken birden mutfagin isigi yandi ve
"Aaaaaa! Karafatma" diye bir ses duydum.

Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti.
benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar.
Hadi beni karimla karistirdin diyelim. sen ne kadar
korkak bir adamsin. benim kaç katim büyüklügünde
olmana ragmen bu bagiris da ne böyle ? O korkunç sesin
kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona bir bok yapmisim
gibi beni kovalamaya basladi.

Inanin o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak
üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok
titiz. Bazen diyorum ki bu giciklarin misafiri
geldiginde git ortalarda dolas böylelikle utanilacak
duruma düssünler. ama yapamiyorum iste. Ne olursa
olsun, ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak
gerekir.

ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne
güzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem
beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik,
çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple evin
her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. Hatta Riza
amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde oldu.
Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi bilmem ama
o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin durumu pek
iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde rahmetli
karisininmis, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar
fazla seçenegimiz yoktu. ama daha mutlu ve
huzurluyduk. Riza amca bir gün görünmez kazaya kurban
gitti. Gerçi onun icin bütün kazalar görünmezdi.

Riza amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik.
Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini
asmisti. biz de bunu firsat bilip ceketin cebine
girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga
dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi
ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi.
Hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar. Evi
su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eve ayak
basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi öldürmeleri
bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz bedenleri kagida
sararak çöpe atti. Sanki kendisi çok temizmis gibi.
Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra ellerini
yikamadigina defalarca sahit oldum. Simdilerde kendine
üzerinde rahmetli kayinvalidemin resmi olan bir ilaç
almis, durmadan üzerimize sikip duruyor. Kayinvalidem
Sultan hanim gençliginde fotomodel oldugu icin bu tür
ilaçlarin üzerinde resmi bulunuyor.Hatta bir iki
reklam filminde de oynamisti. ama evlenince mecburen
birakti. Çünkü kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi.
Bugüne kadar rahmetli Riza amcanin anisina bu evde
oturduk, artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi.
Ese dosta haber saldik. kendimize göre bir ev bulur
bulmaz tasinacagiz buradan Belki de sizin evinize
yerlesiriz hayat bu belli mi olur ?

2000 yılının ağustos ayında "TUNÇ DEVRİ" başlığı altında GIRGIR dergisinde yayınlanmıştır. Yazan : Tunç ERDOĞAN


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Komik Yazılar,Komik Yazılar fıkralar,Komik Yazılar fıkra,Komik Yazılar,Komik Yazılar fıkraları,Komik Yazılar fıkraları oku,Komik Yazılar hikayesi,Komik Yazılar hikayeleri,Komik Yazılar fıkralarını oku,Komik Yazılar fıkralarına bak