Nasreddin Hoca
|
|
|
|
Kibir Yok |
Nasreddin Hoca'ya yapılan şakalar tükenip bitmezdi. Akşehir'liler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar.
- Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi oldugun söylenir. Aslı var mıdır?
Hocanın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar :
- Herhalde öyle olmalı.
Bunu duyan bir kisi hemen söylenmeye baslar :
- Böyle kisiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hocam madem kabullendin, göster bir mucize görelim. Hoca :
- Pekala size şimdi bir numara yapalım, der. Karsisinda duran ulu çınara :
- Ey ulu çınar çabuk yanima gel, der
Tabii ne gelen agaç var ne de giden... Hoca yürümeye baslar ve agacin yanına varır. Aksehir'liler ne oldu hocam agacı getiremedin kendin yanina gittin diyerek gülünce Hoca :
- bizde kibir yoktur. Dag yürümezse Abdal yürür, der.
|
|
|
Al Abdestini Ver Pabucumu |
bir gün Nasrettin Hoca dere kenarında abdest alırken pabucu suya düşer. Su pabucu alıp gider. Hoca bir kenara çekilip abdestini bozacak bir harekette bulunur ve sonra dereye dönerek ;
-"Al abdestini ver pabucumu" der.
|
|
|
İnşallah |
Nasrettin Hoca bir akşam karısına "Yarın hava yağmurlu olursa ormana, açık olursa çift sürmeye gideceğim." demiş. "İnşallah de Efendi" demiş karısı. Hoca karısını dinlememiş bile.
Ertesi gün hava yağmurlu olmuş. O'da ormana gitmek icin erkenden çıkmış.bir süre sonra bir sıpahiye rastlamış.
Sipahi sormuş: "Filan köye nasıl gidilir?". "Bilmem" deyip orman yolunu tutmak istemiş Hoca. Sipahi, kamçıyla vurarak: "Çabuk önüme düş!. beni o köye götüreceksin" diye emretmiş. Hoca istemeye istemeye yolunu değiştirip adamı epey uzaktaki köye götürmüş. Evine de ancak akşam dönebilmiş.Kapıyı çalıpta karısı "kim o?" diye seslenince
Hoca: "Aç hanım aç.İnşallah ben geldim." demiş...
|
|
|
Allah'ın Rahmeti |
Nasrettin hoca birgün camdan yağan yağmuru seyrediyormuş. Yağmurdan kaçan bir adama gözü takılmış. Camı açmış adama bağırarak ;
- Neden Allah'ın rahmetinden kaçıyorsun demiş. Adam hocaya cevap vermeden kaçışına devam etmiş.Ertesi gün adam camdan yağmuru seyrederken Hoca dışarda yağmurdan kaçıyormuş. Bunu gören adam Hocaya ;
- Hocam Allah'ın rahmetinden kaçılır mı? Neden kaçıyorsun?
Hoca cevap vermiş ;
- Allah'ın rahmetine basmamak icin kaçıyorum.
|
|
|
Nezleyimde... |
Timurlenk, Akşehir'de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş :
- Karargahımı nasıl buldunuz?
Beylerden biri cevap vermiş :
- Çok güzel ama fena bir koku var!
Timur fena halde kızmış, yanındakilere " Alın şu adamı, boynunu vurun" demiş ve öteki beye dönmüş :
- Koku var mı?
Adam korkusundan :
- Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış :
- Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun!
Sonra aynı soruyu Hoca'ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını :
- Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor.
|
|
|
Tam İki Arşın |
Hoca bir gün Timur'un huzurundaymış. Aralarında tam iki arşın uzaklık varmış. Timur sormuş birden :
- Söyle bakalım Hoca, eşekle senin aranda ne fark var?
Hoca lafı yapıştırmış :
- tam iki arşın efendimiz..
|
|
|
Neresinden Gitmeli? |
Cenazenin Neresinden
Yine bir gün komşudan
biri vefat etmişti
Herkes işi bırakıp
Cenazeye gitmişti..
O sırada bir adam
Yaklaşmış Nasreddin'e
Demiş : Sorum olacak
Ey Hocam sana yine
Acımız fazla büyük
Elbette sabretmeli!
Cenaze götürürken,
Neresinden gitmeli?
Hoca demiş : Elbette,
Sonu budur her kulun.
Tabutta bulunma da
Nerde istersen bulun!
|
|
|
Aydınlık |
Nasreddin Hoca kapisinin önünde bir seyler araniyormus. Komsulari :
- Hayrola Hoca efendi, demisler, birsey mi kayip ettin?
- Mühürüm düstü de...
- Nerede düsürdün? Söyle, biz de bakiverelim...
- Içeride düsürdüm, avluda...
- Avluda kayip olan sey sokakta aranir mi be Hoca?
- Avlu karanlik. Burasi daha aydinlik da onun icin burada ariyorum...
|
|
|
Nerelere Kadar |
Nasreddin Hoca, kirda sesinin yettigince bagirarak ezan okuyor ve olanca
hiziyla kosuyormus.
Bu durumu gören birkaç kisi, Hoca ya birsey oldugunu düsünerek yanina
yaklasip sormuslar :
- Ne oldu sana, Hoca efendi? Bu ne istir?
Hoca, kosmasini sürdürerek :
- Sesimin nerelere kadar gittigini merak ettim de... demis. Onun icin
arkasindan kosuyorum...
|
|
|
Elalemin Ağzı Torba Değilki Büzesin |
Nasrettin Hoca oğlunu okulundan alırken eşekle gelmiş.Oğuluyla eşeğin üzerinde evin yolunu tutmuşlar.Aradan zaman geçmiş.bir
grup insan önlerine çıkmış.bir insan;
"Hoca ayıp değil mi? eşeğe o kadar yükü nasıl taşısın?"
Hoca da oğulunu eşekden indirip yanından yoluna devam etmiş.Aradan zaman geçmiş bir insan;
"ayıp ulan ayıp. Küçücük çocuk yürütülürmü?"
Hoca çocğu eşeğe oturtmuş. kendi yoluna devam etmiş.Aradan yine zaman geçmiş birisi;
Bu zamane çocukları böyle işte , ihtiyar babaları yürür kendileri eşeğe biner. Bu söz çocuğun ağrına gider ve eşekten iner ikiside yayan giderler. Ordan gevezenin birisi :
Enayilere bakın eşek önde gidiyor bunlar yayan
bunun üzerine Nasreddin Hoca :
Gürüyorsun ya oğlum elalemin ağzı torba değilki büzesin
|
|
|
|