Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Nasreddin Hoca


Nasrettin Hoca Ve Eşşeği

nasrettin hoca bir gun esegini alip sehire iner... sehirde dolasirken esegini kaybeder... arar arar bir turlu bulamaz en sonunda pes edip bir otele gider oda kiralar..... odanin kapisini acar ve yatagin duzgunn kirisiksiz oldugunu gorur ve bozmaya kiyamaz yatagin altina uzanir,,, tam o sirada yeni evli cift gerdek gecesi icin bir oda ister... ordada acemi bir calisan olur ve derki,,, ''gelin bos oda varsa oraya girin der..... tam nasrettin hocani odasinin kapisini acarlar ve bakarlar oda bos (cunku nasrettin hoca yatagin altinda yatiyo)... tam cift hazirlanir ve yataga girerler ki adam karisina sevgilim gozlerinde butun sehiri goruyorum der,, ve bunu duyan nasrettin hoca kafasini uaztip benimde esegi goruyormusun der






Nasrettin Hoca

Nasrettin hoca bırgun hayat kadınının yanına gider ve sevişir sonra ben bir hata yaptım dıyerek bir sokagın basına geçer ve allahım ne olur beni affet şeytana uydum der 1. böyle geçer ikincisinde ise aynısını yapar ve bir sokagın basına geçer allahım ne olur beni affet şeytana uydum der.üçüncüsünde bi daha yapar ve bi sokagın basına geçip allahım ne olur benı affet şeytana uydum der ve şeytan ordam çıkıp derki her becerdıgınde benı neden katıyosun




Lamba

bir gün Nasrettin hoca yolda yürürken lambaya çarpmış. lambanın icinden bir cin çıkmış ve şöyle demiş dile benden ne dilersen demiş Nasrettin hoca özür dilerim demiş.





Kuyruklu Yalan

birgün, Nasrettin Hoca, camide bir vaaz veriyordu. Cemaatten bir kısmının esnediğini ve bir kısmının uyukladığını farketti. bunun üzerine şöyle konuşmaya başladı:

-bir sabah, Akşehir`den dışarı çıkmıştım. Çayın kenarında dört ayaklı ördekler su içiyorlardı...

Dört ayaklı ördek sözünü işiten cemaat, gözlerini açarak Nasrettin Hoca`yı dikkatle dinlemeye başladı. bunun üzerine Nasrettin Hoca:

-Yahu!... siz nasıl adamlarsınız. Deminden beri size vaaz ediyorum, uyukluyorsunuz da, kuyruklu bir yalan uydurunca hepinizin gözleri açıldı...





Kurtlar Vadisi

Nasrettin Hoca bir gün eşeğine binmiş kasabaya gidiyormuş. Yolda bir köylüye rastlamış. Selamlaşıp tanışmışlar. Köylü onun hiç sevmediği Nasrettin Hoca olduğunu anlayınca, kasaba o yanda değil bu yanda deyip, Hoca’yı bataklığa yönlendirmiş. Hoca olayı hemen anlamış. Köylü Akşehir’e gidiyorum deyince, Akşehir bu tarafta deyip, köylünün kurtlar vadisine gitmesini sağlamış.




Işığı Gören Fırlıyor

Karısı doğururken,Hoca da mum tutuyormuş.İlk doğanlar ikizmiş.İkizlerin arkasından bir çocuk daha baş gösterince Hoca mumu söndürmüş.Ebe,
-aman hoca,ne yaptın?deyince,Hoca da
-Ne yapayım,demiş,baksana,ışığı gören fırlıyor...





Horoz Dövüşü

Nasrettin Hoca’nın horoz dövüşlerine yeni merak sarmış bir arkadaşı varmış. birlikte gidip pazardan dövüşken bir horoz aramaya başlamışlar. Derken, arkadaşı bir horoz beğenmiş. Satıcıya adı ne bunun diye sormuş. Satıcı adı yiğit demiş. Arkadaşı horozu almış. Daha sonra yiğit hangi dövüşe girse dönüp kaçmış. Tabii ki rakibi de peşinde. Yiğit kaç dövüşe girdiyse hiç yakalanmamış. Arkadaşı, Hoca’ya: “ Hoca ne iştir? benim yiğit neden dövüşe girmeyip kaçıyor?” demiş. Hoca: “ Bilmez misin Selami, yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır. Ne yapsaydı yani dövüşe girip de yara - bere icinde mi kalsaydı? Bak şuna hiçbir yerinde çizik bile yok. Hey maşallah! “ demiş.






Hazırlopçu

Nasrettin Hoca bir gün balık avına gitmiş. Dere kenarında bir ağacın altına oturmuş. Oltasını çıkarmış. Kancanın ucuna yanında getirdiği küçük beyaz kurtçuklardan birini takmış, suya fırlatmış. Başlamış beklemeye…
İki üç dakika geçmiş geçmemiş, büyükçe bir balık oltanın önünde peydah olmuş. Balık oltanın etrafında birkaç tur atmış ve yemi kancasından çıkarıp yemiş. Nasrettin Hoca bu işe çok şaşmış.
Kancanın ucuna bir kurtçuk daha takmış. Balık aynı şekilde kurtçuğu yemiş, kancaya tutulmamış. Nasrettin Hoca balığa oyun oynamaya karar vermiş. Oltanın ucundaki kancanın ucuna biraz daha küçük bir kanca takmış, suya fırlatmış. Az sonra balık alışkın hareketlerle gelmiş, küçük kancayı kurtçuk zannedip ısırmış ve oltaya yakalanmış. Başlamış çırpınmaya…Nasrettin Hoca hemen oltayı sudan çıkarmış ve balığı tutmuş:
“ seni köftehor, bütün yemleri yedin bitirdin. İyi alışmıştın hazırlopçuluğa. ben buraya doyunmaya gelmiştim, doyurmaya değil ” demiş ve balığı pişirip, afiyetle yemiş.




Hazır Para

Nasreddin Hoca parasini geri istemek icin defalarca kapisini calan alacaklisina kapiyi acmis.
-Yakinda, demis, yakinda parani odeyecegim.
-Ne zaman?
-Dinle bak...bizim duvar kenarina yol boyunca cali tohumu ektim.
-ve?
-ve tohum ilkbaharda yeserecek ve cok calimiz olacak...
-Evet, suphesiz! Sonra?
-Bu caddeden cok koyun surusu gecer. Gecerken, gecen
koyunlarin yunleri calilara takilacak. ben de yunleri toplayacagim. bizim hanim bunlari egirip ip yapacak. Sonra gerisi kolay! ben de pazara goturup satacagim ve parani geri odeyecegim.
Adam bu sacma plan uzerine kahkahayi basar. O zaman Hoca, demiski;
-Parayi avucunda hazir hissedince nasil da gulersin, degilmi, seni koftehor seni!




Evliyim Anlamı

Hocaya sormuşlar; "Evliliğin anlamı nedir?" diye...
Şu cevabı vermiş Hoca;
"Gündüzleri çifte hırlama, geceleri çifte horlama."




Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Nasreddin Hoca,Nasreddin Hoca fıkralar,Nasreddin Hoca fıkra,Nasreddin Hoca,Nasreddin Hoca fıkraları,Nasreddin Hoca fıkraları oku,Nasreddin Hoca hikayesi,Nasreddin Hoca hikayeleri,Nasreddin Hoca fıkralarını oku,Nasreddin Hoca fıkralarına bak