Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Nasreddin Hoca
|
|
|
|
Kaybettin |
Nasreddin Hoca, bir gün esegiyle odun getirir. Hava da cok sicak oldugundan hem kendisi hem esegi kan ter icinde kalirlar. Hoca odunlari indirir, yerlestirir. Karisina: - Hatun, esek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir. Karisida o gün yorgun oldugundan: - Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der. Hoca sicaktan iyice bunalmis vaziyette kendini minderin üzerine atar. - Olmaz! Hic halim yok, veremem, sen ver der. Esegin yemini sen vereceksin ben verecegim derken is kizisir. Epeyce tartisirlar. En sonunda Hoca: - Pekala! Öyleyse aramizda bahse tutusalim. Kim önce konusursa esege o yem versin. Anlastik mi? der. Karisi teklifi kabul eder. Ikisi de birer köseye cekilirler. Az sonra kadin, el isini alarak komsuya gider. Hoca birsey diyemez. Aradan biraz zaman gecer. Eve bir hirsiz girer. Hocayi görünce kacacak olur. ama Hocadan hic ses ve tepki gelmedigini anlayinca kacmaktan vazgecer. Ortalikta ne var ne yoksa koca bir cuvala doldurur. Hocanin gözleri önünde cuvali yüklenerek evden cikar. Karisi epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Esyalarin yerinde yeller esmektedir. Telasla: - Bu ne hal? Efendi! diye ciglik atar. Hoca yattigi yerden dogrularak: - Haydi bakalim Hatun, bahsi kaybettin. Esegin yemini sen vereceksin! der.
|
|
|
Karanlık |
Hoca, birgün yüzüğünü kaybetmiş.Aramış, aramış bulamamış.Canı sıkılmış, sokağa çıkmış.Oradada sağa sola bakınmaya başlamış.Yoladan geçen komşusu dudrp sormuş.- Ne arıyorsun Hocam.- Evde yüzüğümü kaybettim de.- İlahi hoca, öyleyse neden burda arıyorsun?!- Eee!! içersi pek karanlıkta.
|
|
|
Kara Kaplı |
bir keresinde, Hoca Aksehirde ki mahkemeye kadi tayin edilir. bir gun bir adam kosarak mahkemeye gelir ve Hocaya: -Farzedelim iki inek mera da dovustu ve biri oldu, Hoca Efendi. Oldurenin sahibi sorumlu tutulacakmidir? Adamin hilekar gozlerini farkeden Hoca dikkatliydi. -Yerine gore, der, hukum vermeden. -Karar vermene yardimci olabilir, Hoca Efendi. senin inek benimkini oldurdu!. -Bu halde, genel olarak bilindigi gibi inekler hayvandir. Hayvanlara sebep baglanmadigindan dolayi, kesinlikle sorumsuzlardir. Bu yuzden de, sahibi sorumlu tutulamaz! -Ozur dilerim, Hoca Efendi, dilim surctu. benim inek seninkini oldurdu demek istemistim! Bu haber uzerine, Hocanin kani beynine sicrar. Sakalini ceker, kalkar ve yeniden oturur. -Bu ilk dusundugumden daha karmasik bir durum, der. Memurlugunun tum agirbasliligiyla katibine doner ve ekler "yaninda ki rafta duran kara kaplı kitabi ver bakayim!"
|
|
|
Kanmamak Gerek |
Nasrettin Hoca oglunu okulundan alirken esekle gelmis.Oguluyla esegin üzerinde evin yolunu tutmuslar.Aradan zaman geçmis.bir grup insan önlerine çikmis.bir insan; -Hoca ayip degil mi?esege o kadar yükü nasil tasisin? Hoca da ogulunu esekden indirip yanindan yoluna devam etmis.aradan zaman geçmis bir insan; -ayip ulan ayip. Küçücük çocuk yürütülürmü? Hoca çocgu esege oturtmus. kendi yoluna devam etmis.Aradan yine zaman geçmis birisi; -Hoca salakmisin?Çocugu oturtuyon kendin yürüyon. Sonra hocayla oglu esegi tasimaya baslamislar.Hocayla oglu tam köye gelince önüne birisi geçmis -Hoca salaksin herhalde.Esek seni tasiyicagina sen onu tasiyorsun Hoca da icinden beddua etmis.
|
|
|
İyi Karı |
Hocanın eşeği ölmüş. Kapının eşiğine oturmuş, hüngür hüngür ağlıyormuş. bir komşusu yaklaşarak: -A Hoca! Geçende karın öldü, ağlamadın. bir eşek icin ağlamak sana yakışır mı? -Nasıl ağlamam! Karım ölünceeş, dost hepiniz etrafımı aldınız, üzülme biz sana daha iyisini buluruz dediniz. ama biri çıkıp da; Hoca ağlama, sana daha iyi bir eşek alırız demedi!!!
|
|
|
İnecektim |
Hoca eşeğine binmiş.Alımlı, çalımlı dolaşıyormuş.tam bir köylüsünün yanından geçiyormuş ki.Dengesini kaybedip düşmüş.Adam başlamış gülmeye.Çalımı bozulan Hoca fena öfkelenmiş.Ne gülersin be adam diye bağırmış.Düşmesem de inecektim zaten.
|
|
|
İkram Kürke |
Hoca, bir zengin konağına yemeğe davetliymiş.Kapıda bir uşak, herkesi saygı ile karşılıyormuş.Sıra Hocaya gelince, giyisilerini beğenmeyip içeri almamış.Buna fena içerleyen Hoca, evine koşup kürkünü giymiş.Döndüğünde, sofranın en güzel yerine kurulup, oturmuş.Herkesin şaşkın bakışları altında, kürkünü yemeklere sokup:"- Ye kürküm ye!", demiş."- Hoca, ne yapıyorsun!?", diye sormuşlar. Yanıt vermiş:- Eee! İkram bana değil kürke
|
|
|
İçinde Ben Olsaydım |
Hoca, bir sabah fırtına sesi ile uyanmış.Pencereden dışarı bakmış, ne görsün ?!Kuruması icin ipe astıkları gömlek düşmüyor mu?!Başlamış bağırmaya:"Hatun kalk kurban kesmemiz lazım."Sabahın körü neye uğradığını şaşıran kadın telaşla sormuş:- Kurban nereden çıktı efendi.- Gömleğim, gömleğim ipten düştü.- Gömlek düştü diye kurban kesildiği nerede görülmüş?! - Deme öyle hatun, ya icinde ben olsaydım !!
|
|
|
Göle Koş |
Hoca, bir gün kirlardan topladigi çali çirpiyi esegine yükleyip evine götürürken : -Acaba, yaş çirpi da kurusu gibi yanar mi? diye düsünür ve seytana uyarak çakmagini çakar ve alevi çali çirpiya dokundurur. Aralarinda kurulari da bulunan çali çirpi hemen alev alir.Esekte bir korku, bir telas, huzursuzluktur baslar. Anira anira, çifte ata ata dört nala kosmaga baslar. Hoca da arkasindan olanca gücüyle bagirir : -Aklin varsa göle koş!
|
|
|
Farz |
Nasreddin Hocanın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlarmış. Bu sırada odaya Hocanın oğlu girmiş. Mollalar Hocayı memnun etmek icin: -aman ne güzel çocuk...Adı ne bunun? diye sormuşlar. Hoca: -Adı Farzdır, demiş. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar: -Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık. Hoca hemen taşı gediğine koymuş: -Ya, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|