Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Nasreddin Hoca


Hadi Ver

Hoca rüyasında bir zengin beyin karşısındaydı.Adam ona dokuz altınveriyor, ancak o:
- On olmazsa almam!
Diyerek direniyordu. tam o sırada uyandı. Baktı ki ne bey var ne de para. Hemen gözlerini yumarak avucunu açtı:
- Hadi ver dokuza da razıyım.




Bilenler Bilmeyenlere Anlatsın

Nasreddin hoca bir gün aksehirde camide vaaz vermek icin kürsüye çikip:

-Ey cemaat bugün size ne söyleyecegimi biliyormusunuz.Diye sormus.Camideki topluluk:

-Bilmeyiz demisler.bunun üzerine hoca:

-siz bilmeyince bensize ne söyliyeyim.diyerek kürsüden inmis ve camide kendisini dinlemeye hazirlanan toplulugu yüz üstü birakarak cübbesini giydigi gibi camiyi terk etmis.Hoca ertesi günü yine vaaz etmek icin ayni kürsüye çikmis bu sefer yine topluluga ayni soruyu sormus camideki topluluk bu sefer hocayi kaçirmamak icin:

-biliriz cevabini vermisler hoca bu seferde onlara:

-Mademki biliyorsunuz o halde benim söylememe ne lüzum var demis ve yine topluluga küserek cübbesini giydigi gibi camiyi terk etmis.Ertesi gün camideki topluluk hacayi vaazdan kaçirmamak icin kimisi biliriz.kimisi bilmeyiz demeyi kararlastirmislar.

Hoca ertesi gün vaaz etmek icin kürsüye çiktiginda topluluga yine ayni soruyu sormus.Toplulukta daha evvelden kararlastirdiklari gibi bazilari biliriz bazilarida bilmeyiz diye karsilik vermisler.Bu sefer hoca büyük bir ciddiyetle topluluga dönerek onlara:

-Ne âla öyleyse bilenleriniz bilmeyenlerinize ögretsin cevabini vererek yine kürsüden inmis ve cübbesini giyerek camiyi terk etmis.




Kavaktan Öteye

Hoca canindan bezmis.Her agaca çiktiginda, ayakkabilarini kaçiriyorlarmis.bir gün kavak agacina çikmasi gerekmis.ama bu kez ayakkabilarini kusagina sokmus.Yoldan geçenler merak icinde sormuslar:- Hoca! ayakkabi ile kavaga çikildigi görülmüs mü hiç?Hoca bilmis bilmis gülüp, cevabi yapistirmis:- Eee evlat! belli mi olur? Belki kavaktan öteye yol bulurum.




Ayak Nerede

Hoca güzel bir Turnayi kizartip tepsiye koyar ve Timur'a götürmek üzere yola koyulur.
ancak tepsiden gelen mis gibi kokular Hoca'nin agzini sulandirir.
bir agacin altina oturup Turna'nin bir budunu koparir yer.
Timur, Hoca'nin getirdigi Turna'nin tek ayakli oldugunu anlayinca :
-Bu Turna'nin bir budu nerede Hoca?...diye sorar.
Hoca hemen yanitlar :
-bizim köyün Turnalari tek bacakli olur da..
Timur inanmaz, gözüyle görmek ister.Kalkip Hoca ile birlikte göl kenarina giderler.
Gölde Turnalar tek ayaklari üzerinde durduklarindan Hoca keyifli keyifli söylenir :
-Iste devletlüm gözünüzle görünüz...
Timur, Hoca'ya döner :-Al su oku at, birini vur... emrini verir.
Hoca çaresizlik icinde oku atar.Turnalar birden öteki ayaklarini da çikarip kaçmaya baslarlar.
Timur : -Gördün mü Hoca, hepsi de iki ayakliymis...
Hoca lafin altinda kalir mi? :
-aman Sultanim, sizde sıkıyı görseniz iki ayaginizla kaçmaz misiniz?




Secde

Nasreddin Hoca ile arkadaslari Konya'da bir eve aksam yemegine davet edilmisler.
Ev eski ve ahsap, bastikça tahtalar gicirdiyor, hoca laf atmis :
- Bu evin tahtalari ses veriyor!
Adam ukala ya :
-Hoca bizim ev pek sofudur, ara sira zikreder!
Hoca laf altinda kalir mi :
- iyi guzel de Ya aska gelip secdeye varirsa!




Tavan

Nasreddin Hoca'nin evine tüccar arkadasi misafir olmus.
Hoca ona manti pisirip getirmis.
Arkadasi acele edip mantiyi hemen agzina atinca bogazi yanmis.
Bogazinin yandigini belli etmemek icin basini tavana dogru dikmis ve yanmanin etkisi gidince de
-Hocam bu tavani ne zaman yaptiniz?
-Bogazima ates düstügü zaman.




Güzün Yerler

Aksehirde otururken,Nasrettin Hoca'nin evine,dostlarindan biri konuk olarak gelmis.
Nasrettin Hoca bu konuguna çesitli yemekler hazirlatarak ikramlarda bulunmus.
tam yatacaklari sirada,durmaksizin yemek yiyen bu obur konuk,
Hocaya bir mani söylemeye baslamis:
"bizim iller,bizim iller,
Yatarken üzüm yerler..."
Nasrettin Hoca,konugun ne demek istedigini hemen anlamisti.
Ona bu saatte üzüm ikram etmeyi uygun bulmadigi icin,
hemen bir karsi mani söyledi:
"bizde böyle adet yoktur,
Saklarlar da güzün yerler..."




Fikirler Farklı

Hoca ve oglu bir keresinde bir yolculuga çikarlar.
Hoca oglunun esege binmesini ve kendisininde yürümesini tercih eder.
Yolda birileriyle karsilasirlar,
-Bakin su saglikli, genç çocuga! Bugünün gençligi. yaslilarina hiç saygilari yok.
kendisi esege binmis ve garip babasi yürüyor! derler.
Bu insanlarin yanindan geçince, çocuk kendinden utanmis hisseder ve
kendisinin yürümesi, babasinin da esege binmesi üzerine israr eder.
Böylece, Hoca esekle giderken, cocuk da yaninda yürür.
Kisa bir sure sonra baska insanlara rastlarlar,
-Suna bak! Babasi esekle giderken, su gariban çocuk yürüyor. derler
Bu insanlari geçtikten sonra, Hoca ogluna
-En iyi yapilacak sey, ikimizin de yürümesi. der...
Kisa bir yol aldiktan sonra, yine baskalarina rastlarlar,
-su aptallara bakin. Bu sicak günes altinda ikisi de yürüyor, hiç biri de esege binmiyor!
Hoca ogluna döner ve
-Iste bu insanlarin fikirlerinden kurtulmanin ne kadar zor oldugunu gösterir, der.




Önemli Nasihat

Hocanin kizi evleniyormus.Gelin tam babasina veda ederken,hoca kizina son bir nasihat verecegini söyleyerek kizin kulagina bir seyler fisildamis..Bu önemli nasihati merak eden damat gece sormus;"-Baban sana ne dedi"?..
"-Ne diyecek,"kizim ipligi igneye geçirdikten sonra dügüm atmayi sakin unutma"dedi..




Testiyi Kırdıktan Sonra

“Git sunu doldur da getir, sakin kirma ha ama!” demis ve suratina da bir tokat indirmis.

Görenler “Hoca,” demisler “Neden vurdun çocuga, testiyi kirmadi ki.” Her sözü degerli, her davranisi anlamli Hoca söyle konusmus bu kez de:

“Kirdiktan sonra, dövsem de yarar saglamaz ki”



Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Nasreddin Hoca,Nasreddin Hoca fıkralar,Nasreddin Hoca fıkra,Nasreddin Hoca,Nasreddin Hoca fıkraları,Nasreddin Hoca fıkraları oku,Nasreddin Hoca hikayesi,Nasreddin Hoca hikayeleri,Nasreddin Hoca fıkralarını oku,Nasreddin Hoca fıkralarına bak