Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Nasreddin Hoca
|
|
|
|
On Akçelik Peştemal |
Timur bir gun yanina Hoca'yi da alarak Aksehir'in Meydan Hamamina gider. Soyunup pestemallara sarinip sicak bolume gecerler. Gobek tasinda oturup bir yandan sohbet ederken bir taraftan terlerler. Derken Timur Hoca'ya sorar.
-Hoca sen bir deryasin! kiymet bicmesini bilirsin. Su halimle ben kac para ederim?...
Hoca;
-On akce der.
kendisine bu kadar az kiymet bicilmesi Timur'u kuplere bindirir.
-Bre gafil sen bana nasil on akce ettigimi soylersin bu parayi sadece pestemal yapar! deyince
Nasreddin Hoca boynunu bukerek;
-Pestemali hesapa kattim zaten! der.
|
|
|
Kazan Doğurdu |
Hoca komsusundan bir gün kazani ödünç ister. Iade ederken de hem tesekkür eder, hem icine minik bir kazan koyar. Komsusu merakla bu minik kazani sorunca da, "Komsu, bizdeyken kazanin dogurdu" der. Komsusu bu ise pek sevinir.
Aradan epey zaman geçer, Hoca yine komsusundan kazanini ödünç ister. Komsusu da sevinerek verir. ama bu kez aradan günler, haftalar, hatta aylar geçer, kazandan ve Hoca'dan ses çikmaz. Nihayet bir gün komsusu konuyu açmaya karar verir,"Hoca bizim kazan ne oldu?" diye sorar. Hoca da üzgün bir ifadeyle,"Komsu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasil söyleyecegimi düsünüp duruyordum" deyince sinirlenen komsusu,"Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canli mi ki ölsün?" Hoca,"Dogurdugunu kabul etmistin, sesin çikmamisti, simdi ölünce nden feryat ediyorsun" der komsusuna.
|
|
|
Perdeyi Ben Buldum |
bir ahbap toplulugunda Hoca’nin eline is olsun diye bir saz tutturmuslar:
-Hadi bize güzel güzel bir seyler çal da dinleyelim!
Demisler. Hoca sazi eline alinca mizrabi bir asagi bir yukari teller üzerinde rastgele dolastirmaga ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gicirtilar çikarmaga baslamis:
-aman Hoca demisler, saz dedigin böyle mi çalinir? Perdeler üzerinde usuliyle gezinmek gerek ...
Hoca , elindeki sazi dimbirdatmagi sürdürürken:
-onlar perdeyi bulamazlar, aramak icin gezinip dururlar. ben buldum iste. Nicin bosu bosuna gezinip durayim, demis. Gülmüs.
|
|
|
Eşeğe Neden Ters Binmiş? |
bir gün Hoca, esegine binerek , arkasina takilan bir kisim insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak esege ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptigi hareketin nedenini sorarlar. Hoca söyle der:
-Düsündüm tasindim, esegime böyle binmeye karar verdim çünkü saygisizligi hiç sevmem. siz önüme düsseniz, arkanizi bana dönmüs olacaksiniz; usulsüzlük saygisizlik olur. ben önde gitsem, size arkami çevirmis olacagim ki bu da dogru degildir. Böyle ters bindigim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardimdan gelmis olursunuz; hem de karsi karsiya bulunuruz!
|
|
|
Gençliğinide Biliriz |
Nasreddin Hoca bir gün ata binmeye kalkismis.Ne kadar ugrastiysa da becerememis;
-"Aah ah,demis.beni bir de gençligimde görecektiniz..
Sonra etrafina bakinmis kimseler yok,kendi kendine gülmüs;
-"Aah Nasreddin,biz senin gençligini de biliriz..
|
|
|
Kazan-Yeni Versiyon (18+) |
Nasrettin hocanın beleşçi bir komşusu varmış.
bir gün hoca yeni aldığı kazanı ile çarşıdan dönerken komşusu önünü kesmiş ve ertesi günü vereceği davette kullanmak üzere kazanı ödünç istemiş.
Hoca istemeye istemeye kazanı vermiş aradan bir kaç gün geçmiş ama kazan geri gelmemiş.
bir hafta, on gün sonra hocanın kapısı çalınmış komşu kapıda hocanın kazanı ile görünmüş icinde birde
tencere.Hocaya
-Hocam kazanın doğurdu. Demiş.
Hoca kazanı eline almış bakmış .Kazan eğilmiş bükülmüş,delinmiş bir halde.Komşusuna dönmüş.
-.mına koymuşsunuz kazanın tabiiki doğurur.
|
|
|
Peygamberi Kim? |
Hoca bir gün Timur'un adamlarından birine sormuş: - "sen hangi mezheptensin?" Adam elini göğsüne koyarak: - "Emir Timur!", demiş. Oradaki bir başkası: - "Hoca Efendi, bir de peygamberini sor bakalım", demiş. - "Gerek yok", demiş Hoca. "İmamı Topal Timur olursa, peygamberi de kesinlikle Barbar Cengizdir."
|
|
|
Bir Ayak |
Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış. Bunu gören cami cemaati: - "Hocam bu nasıl namaz?" diye sormuş. Nasreddin Hoca: - "bir ayağı abdestsiz namaz", diye cevap vermiş.
|
|
|
Hz. İsa |
Nasreddin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti Isa'nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş. Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış: - "Hazreti Isa, orada ne yer, ne içer?", demiş. Hoca'nın tepesi atmış: - "Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah'ın peygamberini sorarsın!"
|
|
|
Ağaç Yürümezse |
Nasreddin Hoca'ya yapılan sataşmalar tükenip bitmez. Akşehirliler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar: - "Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?" Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar: - "Her halde öyle olmalı." - "Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize de görelim!" Hoca: - "Pekala şimdi size bir numara yapalım" der.. Karşısında durmakta olan çınar ağacına; - "Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!" der. Tabii ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehirliler: - "Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!" diye gülünce Hoca: - "bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür", der.
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|