Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Politik Fıkralar


Demirel Ve Ecevit
Masal bu ya, Demirel ölmüş, öbür dünyaya gidince kendisine ceza olarak çok çok çirkin bir kadın vermişler ve bu dünyada hayatını bununla geçireceksin demişler.
O da kaderine boyun eğmiş. ama birde gezerken ne görsün, karşıda Ecevit yanında Demi Moore'la beraber değil mi?.
Çok sinirlenmiş ve Şeytana çıkıp bunun bir haksızlık olduğunu söylemiş.
Şeytanda ' Eh ! ne yapalım senin cezan böyle, Ecevit'e gelince o da Demi Moore'ın cezası
(Bu sadece TV programlarında yapılan şakalar gibi gerçekte olmayan uydurma bir olaydır. Gerçekteki hiç bir şahısla ilgisi yoktur. dikkat çekilmesi icin bilindik isimler kullanılmıştır..)




Katil
Adamın biri falcıya gitmiş. Falcı adama ileride milyonlarca insanın ölümüne sebep olacağını söylemiş. Adam pişmanlıkla dışarı çıkmış ve insanlara acıyarak intihar etmeye karar vermiş. Tren rayının üstüne yatmış ama o da ne!! Küçük bir çocuk da kendini raya atmış, intihar edecek. Adam hemen gidip çocuğu kurtarıyor ve çocuğun ismini soruyor. Çocuk cevap veriyor : "Adolf efendim."



Başım Belada
Siyasal gerginliğin dışında iki toplumun insanlarının arasındaki sosyo-kültürel farklılığın da büyük boyutlara ulastığı bir dönem de, bir Türk gurbetçisinin evi: Küçük oğlan, akşam üstü okuldan gelmiş... Kapıdan girer girmez:
Anne! diye seslenmiş, ben Alman oldum!
Annesi:O nasil söz? Sakın bir daha tekrarlama...
Anne ben Alman oldum. Bugün sınıfta karar verdik. ben Almanım artık...
Annesi sus bakayım diye perdeden bağırırken,babası da içerden duyup kosmuş. bir tokat, bir tokat daha... Çocuk bir yandan yediği dayaktan korunmaya çalışırken, bir yandan da konuşmasını sürdürüyormuş:
Şu dünyanin işine bakın! Alman oldum. Yarım saat sonra Türklerle başım derde girdi!...



Bakan Karısı
Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi
vermek istedi :
-bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
Karısı biraz düşündü sonra:
-Hangisinin?




Bakan
bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.Ne yapsa makbule geçmiyor,
basın hergün kendisiyle uğraşıyordu.Nihayet :
-Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.
Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları toplandılar orada.Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı.Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti.Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı.
fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu :
-Bakan yüzme bilmiyor!



Bağdat Mı ?
Clinton bir gün Bağtada gider, Saddamın karşısına oturur. bir bakar ki Saddamın koltuğunda 2 tane düğme var ve bunlar ne diye sorar;
SADDAM: Bak göstereyim birincisine basmış alttan bir el cıkmış clintonu gıdıklamaya baslamıs saddam güler ikinci dugmeye basmıs bir el cıkıp clintona vurmaya baslamıs saddam kahkahalara boğulmus. Peki demis clinton haftayada bizim oraya amerikaya bekleriz. Bu kez Saddam amerikaya gider. Clintonun masasında 2 dügme. Saddam sormuş bunlar ne ise yarar
Clinton: Kak göstereyim der düğmenin birine basar clinton baslar gülmeye saddam saskın ne oldu diye... Clinton ikinci düğmeyede basar clinton gülmekten ölecek durumdadır. biraz sonra saddam musade ister derki:
ben artık bağdata geri döneyim clinton: Bağdat ? ne Bağdatı ??



Yalan
bir otobus dolusu politikaci secim kampanyasi icin teksasta dolasiyorlardi.Otobus buyuk bir ciftligin yanindan gecerken, otobus soforunun dalginligi yuzunden derin bir sarampole uctu.
Ciftci kosarak geldigece kurda kusa yem olmasinlar diye cesetleri gommeye basladi.
Ertesi sabah,serif sorusturma icin ciftlige geldi.Ciftciye Sordu:
-"Otobusdeki butun polikitacilari gomdun
demek...Hepside oluydu, eminsin degil mi?"

Ciftci cevap verdi:
-"Bazilari yasadiklarini iddia ettiler ama politikacilari bilirsiniz..Nasil yalan
soylerler."



Yağdanlık
Ulkenin basbakani kayikla gezmeyi severmis, o kurek cekerken, yagdanliklari arkadaki sandaldan onu takip ederlermis..bir gun basbakan kurek cekerken, kayik birden karaya oturmus.Yagdanliklar telas icinde
-"Ne oldu efendim?" diye sorunca,
Basbakan gulmus:
-"Ne olacak oturduk!"
Yağdanlıklar bir agizdan karsilik vermisler:

-"Gule gule oturun efendim, gule gule oturun!"




Aptal Milletvekili
birgün bir amerikalı milletvekilini bir odaya almışlar ve sormuşlar:
-karınmı yoksa devletinmi.
amerikalı düşünmeden cevaplamış:
-devletim.
ordakiler:
-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.
adam sıkılmış terlemiş ve sonunda dayanamıyarak:
-yapamayacağım. demiş.
daha sonra bir türk milletvekilini
aynı odaya almışlar.aynı soruyu sormuşlar:
-karınmı yoksa milletinmi?.
millet vekili hiç düşünmeden:
-devletim demiş
-o zaman al şu tabancayı git yan odadaki karını vur.
odadan önce bir silah sesi sonra bir cam sesi gelmiş.çıkınca sormuşlar:
-ne oldu.
-sizin verdiğiniz silah kurusıkı çıktı bende karıyı camdan aşağı attım.



Uzun Hasan
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmed ile boy ölçüşmek istercesine İstanbula elçi gönderir. Elçi, hükümdarı adına vergi verilmesini, Pontus kralını tehditten vazgeçmesini diler.
Fatih:
-Peki, hükümdarınızın dediklerini yapmazsam ne olur?
Elçi:
-Üzerinize yürüyüp isteklerini zorla yaptıracak.
Fatih:
-Buralara kadar zahmet etmesin, nasıl olsa ben, baharda oralara geleceğim. Hükümdarınız beni karşılasın.
Ertesi yıl Otlukbeli Savaşında Uzun Hasanın tacını başında parçalar...


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Politik Fıkralar,Politik Fıkralar fıkralar,Politik Fıkralar fıkra,Politik Fıkralar,Politik Fıkralar fıkraları,Politik Fıkralar fıkraları oku,Politik Fıkralar hikayesi,Politik Fıkralar hikayeleri,Politik Fıkralar fıkralarını oku,Politik Fıkralar fıkralarına bak