Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Politik Fıkralar


Monica
George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor.Orada kendisini seytan karsiliyor ve
-"Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin.ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin." diyor.Yürümeye basliyorlar.Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor.G.W.Bush:
-"Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali."
İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor.Bushtan yine ayni yanit geliyor.Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski.George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytana:
-"bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul".
Şeytan siritarak içeriye sesleniyor:

-"Tamam Monica sen gidebilirsin!"



Mezarcı
Diktatör bir akşam meyhaneden içeri girer.Tezgahtara yaklaşır.Hafif içkili bir sarhoşun yanına çöker.Oradan buradan konuşurlarken sorar :
-Böyle hergün içmek icin ne kadar kazanıyorsun?
Sarhoş :
-Günde 2 bin lira.
-Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın?
Sarhoş :
- 4 bın lira.
-Peki biraz daha sıkarsak kemerleri?
-O zaman 5 bin liraya para demem.
Diktatör kızar :
-Bu ne biçim iş.Köküne kadar sıkarsak?
-O zaman muhakkak 10 bin lira kazanırım.
Diktatör şaşırmıştır.Adamın ne iş yaptığını çok merak etmiştir.Sorar :
-Şeytan mısın, nesin.Ne iş yapıyorsun?
-Mezarcıyım!



Mezar Soyguncusu
Köyün birinde bir mezar soyguncusu varmış. cenaze gömüldükten bir gün sonra mezara bir gidilirmişki, mezar soyulmuş, bütün ziynet eşyaları çalınmış. köylü bu mezar soyguncusunu bilirmiş bilmesinede bir türlü yakalayamazmış.Gel zaman git zaman bu böyle sürüp giderken mezar soyguncusu ölüm döşeğine düşmüş ve oğlunu çağırarak;
-Bak oğlum. ben bu güne kadar sizin rızkınızı mezar soyarak çıkardım. Şimdi ölüp gidiyorum. Arkamdan tüm köylü bayram yapacak.bir kişi bile Allah rahmet eylesin demeyecek. ohbe öldü de kurtulduk diyecekler, diye itirafta bulunmuş. Bu olay oğlanın çok gücüne gitmiş. Babasına;
-Baba sana söz veriyorum herkes arkandan rahmet okuyacak demiş.
ve derken mezarcı ölmüş. Bütün köylü bayramda. birkaç gün sonra köyde gene bir cenaze. ama köylünün içi rahat. Cenaze tüm ziynetiyle beraber gömülmüş. bir gün sonra mezarlığa gidildiğinde odane!
Mezar gene soyulmuş ve eskisinden farklı olarak cenazenin kıçına koca bir kazık çakılmış. Köylüler bunu görünce;
-Yahu Allah Rahmet eylesin A.. efendide mezar soyardı ama hiç olmadık kazık çakmazdı demişler..




Mantıklı Karar
Güneydoğuda 15 yıl süren çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de şöyle rivayet edilir. bir TV kanalında bir PKK itirafçısı geçmişini anlatmaktadır. Muhabir: Anlat bakalım, yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın? İtirafçı başlar anlatmaya: bir gece pekakalılar bizim köye gelmiştir. Duymuşuzdur. birden kapı vurulmuştur: taak taak takk.. Açmışız biz de. Bakmışım ki anarşitler. Bana demiştir ki; bize yemek vereceksin, ekmek,su vereceksin, yardım edeceksen yataklık edeceksen yani ha! Yook demişim, olmaz demişim, siz hayınsınız, anarşitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı vururuk demişlerdir. Yine benden yardım yok... Anayı vurmuşlardır. Sonra gene gelmişlerdir anarşitler, demişlerdir bize yardım edeceksin, ekmek, su... Demişim yok... Babayı da vurmuşlardır. Ertesi gün gene gelmişlerdir... bize yardım, yoksa karıyı vururuk, yok demişim, karı da gitmiştir. Sonra çocuklar..... Herkes ölmüştür. ben evde bir başıma düşünürem bir gece... Yine kapı çalmıştır... Takkk takkk takkk!. Açmışım kapıyı, onlar! Demişlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su vereceksen...ben demişim, size yardım yok,siz hayınsınız... Bana demişler ki; yoksa seni vururuk...! biraz düşünmüşüm, bana mantıklı gelmiştir, kabul etmişim... İşte böyledir....



Kruscef Kubada
Amerika ile Sovyetler arasindaki meshur fuzeler ve Kuba bunaliminin en dehset gunleri.. Kruscef, Kubaya gelecekmis.. Kubalilar toplanmis, bir hosluk yapacaklar.. Ulkenin en iyi ressamina basvurmuslar..
"bir tablo yap..Adı, Kruscef Kubada olsun" diye..Ressam "Hadi ordan" demis..
"ben adami gormedim bile.. Adam hayatinda Kubaya gelmedi. Simdi ben
nasil "Kruscef Kubada" diye atmasyondan resim yaparim?.."
Tesaduf bu ya.. bizim Temel, puro almaya Havanaya gelmis o sirada..Sıkıntıyı duymus..
"ben size istediginiz tabloyu yaparim. Bana bir sandik puro verirseniz" demis..
vermisler..Temel bir hafta sonra, Kubalilari cagirmis..
"Iste tablonuz" demis..
Tuvalin uzerini orten bezi hizla asagi cekivermis.. Kubalilar da donuvermisler..
Tabloda, yatakta iki kisi, al takke ver kulah..
"Bu ne" diye gurlemis, Turizm Bakani.. "Bu ne?.. Bu kadin kim?.."
"Kruscefin karisi" demis, Temel..
"Peki bu ustundeki adam kim?"
"Kruscefin usagi..."
"Peki Kruscef nerde ulan!.."
"Kruscef Kubada" demis Temel!..



Klasik Ve Karizmatik
Çok eskilerde türkiyede yaşayan vatandaşımız uzun senler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş...türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında..
telefonda sormuş
- eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi ecevitdi ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı..demirel..şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye
bizimkisi cevaplamış
- ikisi de duruyor..ikisi de başımızda hala...yanlız bitakım değişiklikler oldu..birinin karizması gitti "tik" i kaldı...diğeri ise klasiği gitti "*ik" i kaldı...onunla da anamızı belledi..biz de ona "baba" diyoruz artık ...



Kıyamet
Tanri sonunda kiyameti koparmaya karar vermis.ama gene de kullarimi haberdar edeyim demis..Bu amacla dunyanin en unlu 3 sahsiyetini cagirmis.Bill Clinton, Yeltsin ve Bill Gates. onlara
"Kullarima soyleyin haberdar olsunlar da yureklerine mureklerine
inmesin" demis..
Clinton Aksam TVde aciklama yapmis:
Sevgili Amerikalilar , size bir iyi bir de kotu haberim var.
-iyi haber biz hakliyiz.Tanri var.Kotu haber .Yarin kiyamet kopacak.
Yeltsin gene TVde konusmus.
Sevgili Rus halki.size iki kotu haberim var.
-Malesef Tanri varmis. Yarin kiyamet kopacakmis.
Bill Gates ise herkese mail atmis:
Sevgili dostlar size iki iyi haberim var:
-Dunyanin en populer 3 adami arasina girdim. Year 2000 problemi diye bir sorunumuz artik kalmadi.



İndiremezsin
bir gün Cumhurbaşkanı çocuk parkından geçerken çocuğun birinin uçurtmasını indirmeye çalıştığını ama bir türlü indiremediğini görmüş ve yardım etmek istemiş. Çocuğa:
-ben sana yardım ediyim demiş. çocuk ise şöyle demiş:
-sen onu indiremezsin amca, çünkü üzerinde enflasyon yazıyor. demiş.



Görgüsüz Bakan
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar.
"Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? "
Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde;
"Bilemedim bakanim" diyor
Bakan cevap olarak:
"Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis.
bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu icin bir sey söyleyememis.
Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana:
"bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da:
"Sor bakalim" der. Soför sorar:
"Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"
Bakan bir süre sonra:
"Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. bunun üzerine soför de:
" Vallahi bakanim ben de bulamadim... "



Geçmiş Olsun
Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav kralı Aleksandr ile İstanbulda Dolmabahçe Sarayında konuşurken konuk kral:
-Ekselans, biz Türkleri çok severiz. Sevgimiz o kadar çok ki, vaktiyle birinci Cihan Harbinin sonunda Lloyd George Batı Anadoluyu Yunanistana teklif etmeden evvel bize teklif etmişti. fakat biz Yugoslavlar, Türkleri çok sevdiğimiz icin Lloyd Georgeun bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.
Atatürk, kralın bu sözlerine karşılık cevabı şu olur:
-Haşmetmeap, evvela bize karşı olan sevginize teşekkür ederiz. Sonra ise, büyük geçmiş olsun derim...


Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Politik Fıkralar,Politik Fıkralar fıkralar,Politik Fıkralar fıkra,Politik Fıkralar,Politik Fıkralar fıkraları,Politik Fıkralar fıkraları oku,Politik Fıkralar hikayesi,Politik Fıkralar hikayeleri,Politik Fıkralar fıkralarını oku,Politik Fıkralar fıkralarına bak