Fıkra Blog

Reklamlar

Reklamlar

Kategoriler

Dost Siteler

Temel Fıkraları


Uzaylılar Karadenizde

Günlerdir Karadeniz radyolarında yerel televizyonlarında şu anons yapılmaktadır:

"Dikkat!Dikkat! Türk Hava Kuvvetleri uzaylılarla temasa geçmiştir

ve edinilen bilgilere göre uzay araçları karadeniz bölgesi

civarlarında dolaşmaktadır. Eğer herhangi bir uzaylıyla

karşılaşırsanız sakın telaşlanmayın uzaylılar kesinlikle zararsızdır.

Bu durumda mutlaka iletişim kurmaya çalışın fakat uzaylılar dilimizi

yeni öğrendikleri icin kelimelri yuvarlamadan tane tane konuşun ki

anlaşabilesiniz"



Bu anonsu kahvedeki arkadaşlarıyla birlikte dikkatle dinleyen temel

herkes gibi epey heyecanlanmıştır. Artık akşama kadar kahvedeki bütün muhabbet uzaylılar üzerine dönmüştür.



Kahveden çıkıp evin yolunu tutan temel aklı uzaylılarda biraz da telaşlıdır ve eve geç kalmıştır. Temel biraz ilerde bir yol ayrımına gelir; önünde biri kalabalık ve uzun diğeri biraz karanlık fakat kestirme bir yol vardır



bi anlık tereddütten sonra eve geç kalmış olmanın verdiği telaşla

karanlık olan yolu seçer Korku icinde ilerlerken bi de ne görsün,

biraz ilerideki çalının icinde garip bir çift göz görür



"hah tamamdur işte bir uzaylı cöriyrum" der kendi kendine

hemen aklına yapılan anonslar gelir ve çalıya doğru yaklaşıp



tane tane :



"benum



adum



temel



napiysun " der



Karşı taraftan cevap gelmez



"benum



adum



temel



napiysun " der yine



fakat yine cevap alamaz



Bu sefer daha dikkatli ve elinden geldiğince anlaşılır ve yavaş bir şekilde tekrar dener

"benum



adum



temel



napiysun "



Bu sefer cevap gelir:

"benum



adum



dursun



s*çeyrum"




Paraşütçü

Uzun süren eğitimlerden sonra nihayet ilk atlayış günü gelmişti. Uçak havalanmadan önce komutan askerlere ;



"arkadaşlar hiç panik yapmayın, uçaktan atladıktan sonra ilk önce paraşütün ana kolunu çekin, açılmazsa korkmayın sakin bir şekilde yedek paraşütün kolunu çekin, oda açılmazsa bilin ki aşağıda ambulans bekliyor olacaktır" der ve uçak havalanır.



bir iki üç derken sıra Temele gelir.Temel büyük bir heyecanla birinci kolu çeker.... paraşüt açılmaz. İkinci kolu çeker....yine açılmaz ve Temel aşağı doğru hızla süzülürken, "Allah bilir aşağıda ambulans da yoktur " der.




Rizenin Kurtuluşu

bir gün Rizeliler demiş ki "Ya her yerin bir kurtuluşu var tek Rize"nin yok bari bir gazi bulalımda rize nasıl kurtulmuş anlatsın bize. O gün bayramlar seyranlar olsun, okullar tatil olsun" demişler işte sonra bir gazi bulmuşlar Rizeliler demiş ki " eee amca anlat bakalım rize nasıl kurtulmuş" gazi demiş ki "Çok zor günlerdi çok. Düşman karşıdan geliyor elinde top tüfek, bir pir kaçtuk pir kaçtuk"




Savunma

Temel silah satan bir dükkandan içeri girer:

-ben tutukluk yapmayan seri bir silah ariyorum.

Satıcı sorar:

-Savunma amaçlı mı?

Temel: -Hayır... Savunmamı sonradan avukatım yapacak...





Hipnoz

Temel Türkiye"nin AB"ye girebilmesi icin düzenlenen toplantıya gitmiş. Bu toplantıda İngilizler-Ruslar-japonlar vardır.

Gittikleri lokantanın icindekocaman bir akvaryum vardır. AB"nin başkanı bunlara " Kim bu akvaryumun icindeki balıkları hipnoz edebilir." demiş.Tüm ülkeler sırasıylabu balıkları hipnoz etmeye başlamış. Hiç bir ülke başarılı olamamış.

Sıra Temel"egelmiş. Temel akvaryumun başına gitmiş ve balıklara dikkatlice bakmış.Balık sol tarafa atlıyormuş Temel de sol tarafa atlıyormuş ,balık diğer tarafa atlıyormuş Temel de diğer tarafa atlıyormuş.

Sonun da başkan bizi AB"ye almaya karar vermiş. fakat Temel akvaryumun başından hala ayrılmıyormuş.Diğer ülkeden gelenler Temel"i akvaryumun başından ayırmaya çalışmışlar fakat başarılı olamamışlar.Sonradan başkan anlamış ki temel balığı değil balık temeli hipnoz etmiş





Geri Döneyrum

Temel ile Dursun dünyanin bir tarafindan diger tarafina yüzerek geçmeye karar vermisler.



Yüzmüsler, yüzmüsler sonuna doğru, artık iki kulaç kala Temel Dursun"a seslenmis:



-Dursun ben yoruldum! Geri döneyrum




Az Kalsın

Temel Fadimeyi seviyormuş ama Fadimeyi vermemişler. Arkadaşları:

-Ula sen de Fadimeyu gacır getsin, da! demişler.

-E... sonra?

-Ula sonrasumu var punun. Gacırıp da o işu da piturdu mü tamamdır.



Temel arkadaşların dediği gibi yapmış. Fadimeyi kaçırıp, gel şu işi bitirelim de baban seni benden geri almasın, demiş. Fadime, hangi işi diye sormuş?

-Ula, demiş Temel. Ha punu oraya sığdıralım, da.

Fadime bakmış bu iş hayatta olacak değil:

-Ha o çok püyüktür Temel, demiş. İmkansız buraya sığmaz.



Sığardı, sığmazdı... Temel kızıp Fadimeye bir tokat atmış. Fadime düşüp başını taşa çarpmış ve ölmüş. Temel bakmış olacak gibi değil, köyüne geri dönmüş. Tabii orada bekleyen jandarmalar da hemen sormuş:

-Temel, Fadime nerde?

-Öldü...

-Ula Temel, Fadime neden öldü?

-De orasını söylemem, demiş Temel. Etmişler, söyletmişler... Temel tüm olayı anlatmış ama Fadimeye neden tokat attığını utacından bir türlü söylememiş.

Karakolda Temelin ifadesini alan Savcı bu konuyu çok merak etmişti. Ne edip etmeli, Fadimenin neden öldüğünü öğrenmeliydi. bunun icinde polis ve jandarmalarla ortaklaşa bir plan kurdular. Temeli iyice kokutacaklardı. Gerekirse seni asarız diyeceklerdi. ve öylede yaptılar. Temel anlatmazsa inadına da olsa onu numaradan asar gibi yapıp gözdağı verilecekti. Takacaklardı ipi boynuna numaradan.

-Bak Temel, demişler. Kanunen sen bir katilsin ve Fadimenin neden öldüğünü söylemezsen...

-Söylemem...

-Oğlum, sen Fadimeyi kaçırdın?

-Hı-hı...

-Sonra tokat attın ve Fadime düşüp başını taşa çarptı?

-Hı-hı...

-Peki neden tokat attın?

-De oni söylemem.

-Bak asarız seni!

-Asün...

Peki, demişler. Tavanın direğine ipi geçirmişler. Sandalyey çıkarıp bunu arkadan ellerini bağlamışlar.

-Bak asarız seni...!

-Asün...

Planı numaradan sürdürmüşler. Gerekirse Temeli bir kaç saniye de olsa ip te sallandırıp, iyice korkuttuktan sonra da indirip tekrar soracaklardı.

-Geçirin ipi şunun boynuna!

Geçirmişler. Bak asıyoruz, demişler.

-Söylemem...

Asın! demiş Savcı bey. Temeli bir kaç saniye ip te sallandırmışlar. Yetti artık kanısına varıp indirmişler. İpi bunun boynundan alıp tam soracaklarında Temel onlardan önce davranmış:

-Ula asma dediğunuz pu sikum da nedir pöyle. Ula az kalsun poğulurdum, da.




Çaktırma

bir gün temelle dursun denize balığa cıkmıslar.Aniden yağmur yağmaya baslamış,dalgalar insan boyundaymış.Tabi temelle dursun korkmuşlar temel başlamış duaya ""Allahım sen bizi sağ salim karaya cıkar sana 10 hamsi feda edeceğum.



Dursun demiş ula temel 10 hamsi cok degilmudur?Temel demiş ""Caktirma karaya cıkınca hic vermeyecegum!!




1. Fites, 2. Fites

Fadime tutturmuş ehliyet alacağum diye.

-Temel, vallah ehliyet almazsam bir daha sevmem senu.

olsun demiş, Temel. Şu alemde penim karunun ehliyeti olsun da millet de görsun.



Derken Fadime ilk pratik dersinden dönüp akşam yatakta olanları kocasına heyacanlı, heyacanlı anlatır. İşte nasıl ilk kez şoför koltuğuna kaykulduğunu, nasıl aynayı ayarladuğunu, nasıl kemerinu taktuğunu...



-Muhabbete gel, avrat, demiş Temel. E... çaluşturdun mu arabayu?

Çaluşturdum derken Fadime birden Temelin kamışını tutar ve:

-Ondan sonra da ha böyle 1. fites, 2. fites, 3. fites, 4. fites, Temel...



Neye uğradığını şaşıran Temel aynı anda da acısından kıvranır. Ula yapma, ula etme derken... Fadime daha da ileri gidip:

-Ondan sonra da ha pöyle geri fites, Temel...



ama Fadime, o ilk araba kullanmanın heyacı ile yerinde duramamaktadır:

-1. fites, 2.fites, 3. fites...

-Yapma avrat, etme avrat, aciyi avrat...



Temel bakmış olacak gibi değil, aklına gelen bir fikir ile, çocuklar avrat, çocuklar uyanır, demiş.

bunun üzerine Fadime de Temelin ayalarını kavradığı gibi:

-Daat, daaat... çocuklar çekilin bakalım yoldan.




Vallaha Billaha

emel çalışmak icin İstanbul"a gelir ve boğazda deniz kenarında

güzel bir arsa görür. Gecekondusunu yapar ama belediye ile başı derde girer. Temel,arsanın kendisinin olduğunu iddia etmektedir. Uzun süren

duruşmalar, sonunda Temel"in yapacağı yemin ile çözümlenecektir.

Temel, bir "biz" alır ve ucuna bir sinek geçirir. Ceketinin sağ iç

cebine olmuş, sol iç cebine olmamış (ham) birer armut koyar.

ayakkabılarının icine de gurbette iken koklayıp özlem giderdiği

Karadeniz toprağından bir avuç yerleştirip, hakimin huzuruna çıkar:

-Yemin etmeye geldum...

-Peki et bakalım...

-Hakim Bey, bak... Habu bizdeki cana; (Elini sağ ve sol göğsüne

bastırarak) işte olmuş, işte olacağa, hem vollaha, hem billaha; bastığım toprak benimdur!



Reklamlar

  En Yeniler

 En Çok Okunanlar

 En İyiler

 İstatistikler

İçerik Ara :


Temel Fıkraları,Temel Fıkraları fıkralar,Temel Fıkraları fıkra,Temel Fıkraları,Temel Fıkraları fıkraları,Temel Fıkraları fıkraları oku,Temel Fıkraları hikayesi,Temel Fıkraları hikayeleri,Temel Fıkraları fıkralarını oku,Temel Fıkraları fıkralarına bak