Temel Fıkraları
|
|
|
|
Ocağım Söndü |
Gurbette çalışan iki Karadenizliden biri izinden dönmüş, hemşerisine memleketten haberler veriyordu :
- Memlekette kar yağdı, kurtlar çakallar köye kadar indi, dedi.
bunun üzerine arkadaşı:
- bir zarar verdiler mi?
- sizin çilli horozu çakal kaptı.
- Peçi Karabaş nerede imuş?
- Eşek Karabaşa tekme atarak öldirmuş.
- Eşek değirmenda değul miydu?
- Değirmenden babanın tabutunu cetirmişdu.
- Uy, babam öldi mu?
- Öldü ya. Ananın ölümüne dayanamadu da..
- Ah anam ah! O da mu öldi?
- Eviniz yanarken kurtaramaduk.
- Uyy desene ocağum söndü...
|
|
|
Araştırmacı Temel |
Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. bir gün bu merakını gidermek icin laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir pire almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye zıpla bakayım diye seslenmiş. Doğal olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış. O sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış: -Zıpla bakayım, ula zıplasana, zıpla be hayvan. fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış: "Pire incelendi. Sonuç: pirenin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır."
|
|
|
Kolay Hesap |
Temel ile Dursun çok hızlı trende yolculuk yaparken bir sığır çiftliğinin önünden geçerler.Temel: -"Ula Dursun burda tam 397 sığır var." Dursun: -"Ula Temel nasıl saydun haçen zırt diye geçtuk." Temel: -"Onun kısa bir yolu vardır." ayaklarını sayup dörde böleyrum.
|
|
|
Tree |
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler.
Thomas
- biz buna İngilizce'de "tree" deriz, demiş.
Temel de yanıt olarak
- biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz!
|
|
|
Murat 124 |
bir gün Temel dandik arabası ile yolda kalmış. Dursun Ferrari'siyle gelmiş ve Temel'in arabasını çekmeye başlamış. biraz sonra yanlarından hızla bir Mercedes geçmiş. Dursun: -"Ula sen misun benu geçen?!" demiş ve yüklenmiş gaza. Radar kontrolü yapan polis, amirine şöyle demiş: -"Efendim bir Ferrari ile Mercedes yarışıyor. Arkadan da onları geçmek isteyen bir Murat-124 geliyor!"
|
|
|
Pusula |
Temel, karısı Fadime ile dargındı. ayrı odalarda yatıp, kalkıyor, konuşmak gerektiğinde de karşılıklı yazışarak anlaşmaya çalışıyorlardı. bir akşam Fadime yatmak üzereyken dolabın yanında bir pusula buldu. Üzerinde şöyle yazıyordu. - "Sabah beni beşte uyandıraysun !.."Ertesi sabah sekizde uyanan Temel yanındaki masada şu pusulayı buldu. - "Temel, hadi kalk! saat beşe celeyi !.. "
|
|
|
Sorasın Ki Öğrenesin |
Temel'le oğlu Trabzondan İstanbul'a gezmeye gelmişler. Gezerken oğlu Topkapı Sarayı'nı görmüş ve "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel oğluna "Bilmiyorum" demiş. Kısa zaman sonra kız kulesini görmüş ve "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel yine sabırla bilmiyorum demiş. Oğlu en son Dolmabahçe Sarayı'nı göstererek "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel bilmiyorum demiş. Oğlu; "Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi?" demiş. Temel ise oğluna gülerek; "Yok evladım, sorasınki ögrenesin..."
|
|
|
Büyük İkramiye Bir Tane |
Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,
- Manyak Cemal, Niye içi tane aldun? Püyük ikramiye pi tane.
|
|
|
Güneş Ve Ay |
Temel anlatıyormuş:
- Güneş iyidir, ay onun iki misli iyidir.
- Neden öyle?
- ay bize gece ışığa ihtiyacımız olduğu zaman ışık vereyi, çüneş ise gündüz ışığa ihtiyacımız olmaduği zaman vereyi...
|
|
|
Önemli Olan Kazanmak |
Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika, Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş, 20 saat olmuş Temel'in cesedi karaya vurmuş. Daha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler. -"Üzülme" diye teselli etmek istemişler.Fadime: -"Önemli değil. Yarışı kazandı ya önemli olan o", demiş
|
|
|
|