Reklamlar
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
Kategoriler
|
|
Dost Siteler
|
|
Temel Fıkraları
|
|
|
|
Başka Çimse Yok Mi? |
Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Karadeniz bölgesinin sarp arazisindeki patikada ilerlerken, birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle, uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar, metrelerce derinlikte ve dibinde de sivri kayalar. Belki duyan olur da kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır:
-Çimse yok miiii!
bir kaç kere daha bağırır. Sonunda, ta yukarılardan, gökten bir ses duyar:
-Ey kulum Temel! Düşüp ölsen ne var ki? seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma!
Temel şöyle bi düşünür, emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların neredeyse tamamını yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime'nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp, tekrar bağırır:
-Başka çimse yok miiii!
|
|
|
Beni Tanıdılar |
Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, Or...... çocuğu!".
Temel Dursun'a dönmüş:
- sen kaç, beni tanıdılar!
|
|
|
Boğa Güreşi |
Temel gezmek icin Ispanyaya gider etrafı turlar alış veriş yapar ve karnı acıkır restoranta gider. siparişini verir o sırada karşı masada oturan adamın yemeğine gözü takılır, kocaman oldukça gösterişli bir yemektir.
Temel hemen garsonu çağırıp
- bende o yemekten istiyorum
der.
Garson özür diliyerek
- O sadece ayda bir yapılan boğa güreşlerinde öldürülen boğanın hayalarıdır ve isterseniz gelecek ay icin rezerve yapabilirsiniz.
der.
Temel yemeği ayırttırır ve bir ay sonra tekrar aynı restoranta gider. Garsonu çağırıp durumu belirtir. Arkadan yarım saat geçer ve yemek gelir ama bu Temelin geçen ay gördüğü yemeğin sadece onda biri kadardır. Kızar ve garsonu çağırır
- benim gördüğüm çok daha büyüktü neden bu böyle
der.
Garson cevap verir
- Eee efendim hep boğa ölecek değil ya!!!
|
|
|
Başım Ağrıyoo |
Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya...
Fadime bağırır:
- "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...."
Temel:
- "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"
|
|
|
Sifon |
Temel Dallas'taki kuzeni Dursun'u görmeye gitmiş. Dursun Temel'i havaalanında karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda bir limuzin! "Uyyy, amma da büyük bu, daa!" Dursun hafifçe gülmüş: "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yola çıkmışlar, Dursun'un çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve varmıyorlar. Temel şaşkınlık icinde: "Uyy, amma da büyük çiftlik daaa!" Dursun gene hafifçe gülmüş. "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Neyse, akşam olmuş, yemek salonuna geçmisler. Salonun ortasinda kocaman bir masa. bir ucunda Temel bir ucunda Dursun. Temel Dursun'u taa uzaktan zor seçiyor. "Uyy!" diye bağırmış: "amma büyük masa, daa!" Dursun'un sesi gelmiş "Temel'im burası Amerika! Burada her birşey büyük!"
Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. Dursun:
- "Temelim, alt kata in, soldan üçüncü kapı" diye tarif etmiş. Temel alt kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin havuzunun oldugu yermiş. Heryer karanlık olduğu icin Temel elektrik düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış:
- Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!
|
|
|
Fantazi |
Fantazi düşkünü Temel karısı Fadime'ye mesaj çekmiş;
- Bu akşam kulağından...
Fadime cevaplamış;
- Sağır olurum Temel'im.
ama Temel mantıklı;
- Bunca sene kekeme olmadın ya!
|
|
|
Gizli Polis |
Gazeteci Temel Castro ile röportaj yapmayı kafasına koymuştur.ama bir türlü randevu alamaz.Sonunda Castro'nun bir parti verdiğini duyar ve güzelce traş olup smokinlerini de giyerek partiye gider.fakat davetiyesi olmadığı icin içeri alınmaz.Temel ne kadar yalvarsa da ne kadar yol denesede içeri giremez.Sonunda bir kenara çekilir ve davetlilerin arasında tanıdık birinin çıkmasını bekler.
Bu sırada hırpani kılıklı sakallı bir kaç kişinin kontrolo girdiğini davetiye soruluncada sakallarını okşayıp polis diyerek içeri girdiklerini görür.Aklına fikir gelen Temel'de hemen sıraya girer.Sıra kendine geldiğinde davetiye sorulunca sakalını okşayıp polis der.
Görevliler;
---Hadi ordan sen nasıl polissin sakalın bile yok deyince
Temel pantalonu sıyırır ve
----GİZLİ POLİS der
|
|
|
Ne Oldu? |
Temel yüksek bir binanın altıncı katından aşağı düşer. Hemen başına meraklı bir kalabalık toplanır. Yoldan geçen bir adam meraklı kalabalığı yararak yaralı Temel'e doğru eğilerek sorar:
"Hayrola kardeş ne oldu."
Yaralı Temel güç bela konuşarak cevaplar:
"Haçan bilmeyrum, pen da şimdu celdum."
|
|
|
Tekrar Dene |
Temel'le Dursun, promosyonlu meşrubat almış, şişeyi açmışlar kapağında bir yazı:
- tekrar deneyin.
Temel, kapağı kapatıp tekrar bakmış, yine 'tekrar deneyin' yazıyor. Temel kapağı kapatıp tekrar açmış, yine 'tekrar deneyin' yazısı var. Sinirlenip Dursun'a 'ula' demiş:
- Bunlar bizi kandırıyor. İki saattir deniyorum, hala bir şey çıkmadı!..
|
|
|
Görmezse Beyenir |
Yine bir şişe ve yine Temel'in tekme atıp icinden çıkardığı cin.
- beni kurtardın, dile benden ne dilersen.
- Kaç istekte bulunabilirim?
- Bu sefer beş tane.
- 18 yaşında. Sarışın. Yeşil gözlü. Uzun boylu. Kibar bir kızla evlenmek istiyorum.
- Kolay da, böyle bir kız seni beğenir mi?
- O zaman kibar yerine kör olsun!..
|
|
|
|
|
Reklamlar
|
|
|
En Yeniler
|
|
En Çok Okunanlar
|
|
En İyiler
|
|
İstatistikler
|
|